(Kaynak:denizhaber.net)

11.08.2020 Türkiye’nin gemi ve yat ihracatı Temmuz’da yüzde 60 arttı

Temmuz ayında dış satımı 141 milyon dolara ulaşan gemi ve yat sektörü, geçen ay yüzde 59,5 ile ihracatını en yüksek oranda artıran sektör oldu.

Gemi ve yat sektörü, Temmuz ayı dış satımında yüzde 59,5 artarak 141 milyon dolara ulaşan rakamla “geçen ay ihracatını en yüksek oranlı artıran sektör” olarak kayıtlara geçti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Uludağ İhracatçı Birlikleri kayıtlarından yapılan derlemeye göre, sektörün Ocak-Temmuz ayındaki dış satımı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,70 yükselişle 641 milyon 907 bin dolara çıktı.

Geçen ayki ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 59,5 artışla 141 milyon 332 bin doları bulan gemi ve yat sektörü, temmuz ayındaki ihracat performansıyla “ihracatını en yüksek oranlı artıran sektör” oldu.

NORVEÇ’E TEMMUZ’DA 52 MİLYON DOLARLIK GEMİ VE YAT İHRACATI

Ülkeler bazında rakamlara bakıldığında gemi ve yat sektörünün ihracatının 3’te birinden fazlası ana pazar Norveç’e yapıldı. Söz konusu ülkeye temmuzda gerçekleştirilen ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 580 artarak 52 milyon 414 bin dolara yükseldi.

Norveç’e bu yılın ocak-temmuz döneminde yapılan dış satım ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,15 yükselişle 174 milyon 814 bin dolara çıktı.

Bu sektörde, geçen ay en çok ihracat yapılan ikinci ülke ise Hollanda oldu. Geçen yıl temmuzda 627 bin dolarlık ihracatın gerçekleştirildiği Hollanda’ya, bu yılın temmuz ayında ise 18 milyon 117 bin dolarlık dış satım yapıldı.

Ocak-temmuzda Hollanda’ya yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 704’lük artışla 37 milyon 51 bin dolara yükseldi.

Hollanda’yı 14 milyon 775 bin dolarlık ihracatla Danimarka izledi.

EN FAZLA KATKIYI İSTANBUL, YALOVA VE BURSA VERDİ

Geçen ay en fazla gemi ve yat ihracatı İstanbul’dan yapıldı. Temmuz ayında, yüzde 154 artışla 74 milyon 245 bin dolarlık ihracatın gerçekleştirildiği İstanbul ilk sırada yer aldı.

Geçen yıl temmuzda, bu sektörde hiç ihracat gerçekleştiremeyen Yalova, bu yılın temmuz ayında 56 milyon 924 bin dolarlık dış satımıyla sektöre en fazla katkıyı veren ikinci il oldu.

Yalova’yı yüzde 140 artış ve 5 milyon 613 bin dolarlık dış satımla Bursa takip etti.

Bu yılın ocak-temmuz döneminde ise İstanbul’un ihracatı yüzde 31 artışla 361 milyon dolara, Yalova’nın ihracatı yüzde 34 yükselişle 223 milyon dolara, Bursa’nın ihracatı da yüzde 82 artışla 22 milyon dolara ulaştı.

10.08.2020 Fuat Oktay: Mersin Limanı, Lübnan’ın hizmetinde olacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yaptığı açıklamada “Lübnan’ın ticari faaliyetlerinin devam ettiği Beyrut Limanı’nda bu sürenin geçişine kadar Lübnan’ın hizmetinde olacağı ve buna hazır olduğumuzu ifade ettik” dedi.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta meydana gelen şiddetli patlamanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Beyrut’a gitti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Lübnan temaslarına ilişkin basın mensuplarına açıklama yaptı. İlk andan itibaren başlayan yardımların devam ettiğini dile getiren, Oktay, Lübnan devleti ve Lübnan halkı ile birliktelik, beraberlik ve dayanışma göstermek üzere Beyrut’ta bulunduklarını ifade ederek “Sayın Cumhurbaşkanı ile de bu çerçevede görüşmelerimiz olmuştur. Dışişleri Bakanımız ve Türkiye-Lübnan Dostluk Grubu Başkanımız ile bu ziyareti gerçekleştiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın talimatları üzerine hem sayın Cumhurbaşkanımızın hem de milletimizin Lübnan Cumhurbaşkanına, Lübnan Devletine ve şahıslarında Lübnan halkına başsağlığı dileklerini iletmek üzere buradayız. Başınız sağ olsun, Geçmiş olsun” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN TÜM HASTANELERİ LÜBNAN’IN HİZMETİNDEDİR”

Geniş bir Tük arama kurtarma ekibinin Beyrut Limanı’nda arama kurtarma çalışmalarına devam ettiğini ifade eden Fuat Oktay, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:

“İki sahra hastanemizle sağlık ekiplerimizle birlikte, gıda yardımlarımızla, yaklaşık TİKA’nın 400 tonluk yardımıyla, AFAD’ın Kızılay’ın sivil toplum örgütlerinin yardımlarıyla Lübnan’da olduk. Yine heyetimizle bu sabah gelirken de uçağımızda tıbbi malzemeler ve solunum cihazları ile geldik ve onları yetkililere teslim ediyoruz. Bu vesile ile Sayın Cumhurbaşkanına ve halkına geçmiş olsun ve başsağlığı dileklerimizi ilettik. Ama bununla birlikte ne tür desteklerde bulunabileceğimizi de ilettik. Bu teklifler arasında daha fazla gıda yardımı, tıbbi ilaç yardımına hazır olduğumuzu ve buna yardım edeceğimizi, gıda yardımına devam edeceğimizi ifade ettik. Yine Türkiye olarak Sayda’da inşa ettiğimiz yanık ve travma merkezimiz vardı, 100 yatak hastane, açılışı yapılmıştı. İşletmeye alınmayla ilgili bazı sorunlar var. Sayın Cumhurbaşkanına da konuyu tekrar gündeme getirdik, buranın işletmeye alınması, işletmesinin yapılması için Türkiye olarak hazır olduğumuzu, Lübnan’da buna çok acil ihtiyaç olduğunu gördüğümüzü, bu hastaneyi acilen hizmete alabileceğimizi ilettik. 160 kişinin vefat ettiğini 5 binden kişinin yaralandığını bir milyona yakın kişinin etkilendiğini biliyoruz. Dışişleri Bakanının açıklamaları bize ifade ettiğine göre, patlamadan 125 kilometre mesafede olan bir yerin dahi camlarının kırıldığını biliyoruz. Dolaysıyla hem cam ihtiyacı hem de inşaat malzemesi ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Bununla ilgili yardımlarımızı teklif ettik. Türkiye olarak her türlü yardımı sağlamaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Çok ciddi şekilde zarar gören Beyrut Limanı’nın ve çevresinde hasar gören binaların inşası tekrar konusunda Türkiye’nin sonuna kadar yardıma hazır olduğunu ifade ettik. Son olarak da Lübnan’ın ticari faaliyetlerinin devam ettiği Beyrut Limanı’nda bu sürenin geçişine kadar, limanın ayağa kaldırılana kadar Mersin Limanı’nın Lübnan’ın hizmetinde olacağını, büyük ölçekli ticari faaliyetlerinde hem gümrükleme hem de depolama faaliyetlerinde Lübnan’ın hizmetinde olacağı, sonrasında oradan buraya küçük gemilerle, ulaşım araçlarıyla taşınacağını ve buna hazır olduğumuzu ifade ettik. 5 binin üzerinde yaralı var. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın yardım tekliflerini ilk gün de Cumhurbaşkanı Aoun’a iletmişlerdi, bugünde tekrarladık. Türkiye’nin tüm hastaneleri, tüm hava ambulansları Lübnan’ın bu anlamda hizmetindedir. Hangi hastanın tedavisini Türkiye’de yaptırmak isterilerse hava ambulanslarımızla Türkiye’ye alabileceğimizi ve tedavisini Türkiy’deki hastanede yapabileceğimizi hem Cumhurbaşkanına hem de halkına buradan duyurmak isterim. Sonuna kadar Lübnan’ın yanındayız, Lübnan’la birlikteyiz. Lübnan’ın yalnız olmadığını bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

10.08.2020 Türkiye, Akdeniz’de yeni Navtex ilan etti

Türkiye, Akdeniz’de araştırma çalışmaları yürütecek Oruç Reis gemisi için yeni Navtex ilan etti. Oruç Reis gemisi Antalya’dan hareket etti. Öte yandan Navtex, 23 Ağustos’a kadar geçerli olacak.

Türkiye, Akdeniz’de araştırma çalışmaları yürütecek Oruç Reis gemisi için yeni Navtex ilan etti.

Oruç Reis gemisi Antalya’dan hareket etti. Öte yandan Navtex, 23 Ağustos’a kadar geçerli olacak.

Geçtiğimiz ayın son günlerinde Türkiye’nin Navtex ilanı sonrası Atina yönetimi alarm durumuna geçmişti. Yunanistan Genelkurmay Başkanı, Güney Kıbrıs’taki ziyaretini yarıda keserek ülkesine dönmüştü.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Navtex’i işaret ederek, “Türkiye’nin tahriklerine karşı tek çarenin yaptırım olduğunu” ileri sürmüştü.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan ile Mısır arasındaki anlaşmadan sonra çok sert bir açıklama yapmıştı.

Türkiye’nin kıta sahanlığının hakkını gasp edilmesine müsaade edilmeyeceğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti kendi kıta sahanlığı içinde kendi haklarını ve Kıbrıs etrafında da Kıbrıs Türklerinin hakkını kararlı bir şekilde sahada ve masada korumaya devam edecektir. Bu tür anlaşmalar bizi yolumuzdan alıkoyamaz” ifadelerini kullanmıştı.

NAVTEX NEDİR?

Navtex, denizcilere, meteoroloji tahminleri, seyir bilgileri, aciliyet, emniyet ve denizde çalışma yapılan sahalar hakkında bilgi veren haberleşme cihaz sistemidir. Ülkelerin Deniz Kuvvetleri, yapacağı eğitim ve tatbikatların bilgisini önceden duyurarak bu sahalara girilmemesi konusunda uyarılarda bulunuyor.

10.08.2020 Yunanistan’dan skandal Türkiye açıklaması: Bir an önce son verilmeli…

Yunanistan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sismik araştırma gerçekleştirme kararı sonrasında bir açıklama yayınladı. Açıklamada, “Sismik araştırma yasa dışıdır. Yunanistan, Türkiye’nin bölgedeki barış ve güvenliğe zarar verecek yasal olmayan hamlelerini durdurması çağrısında bulunuyor” ifadesi kullanıldı.

Akdeniz’de sular ısınıyor. Antalya açıklarında yaklaşık 3 hafta bekleyen sismik araştırma gemisi Oruç Reis için 23 Ağustos’a kadar Navtex ilan edildi.

Oruç Reis Antalya’dan yola çıkarak araştırma yapacağı bölgeye ulaştı.

Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi dairesindeki bilgilere göre sismik araştırma yapacak olan Oruç Reis’e, Ataman ve Cengiz Han gemileri de eşlik ederken sondaj faaliyetlerinin Doğu Akdeniz’de Kıbrıs açıklarında daha önce Yunanistan ile Türkiye’yi karşı karşıya getiren bölgede yapılacağı açıklanmıştı.

PROVOKASYON DEDİLER

Bugün Atina’dan konuyla ilgili bir açıklama geldi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin bu atılımına tepki göstererek, Doğu Akdeniz’deki bu tür hamlelerin provokasyon olduğunu öne sürerken bölgedeki barış ve güvenliğe zarar vereceğini duyurdu.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Yunanistan şantajı kabul etmeyecektir. Egemenlik haklarını koruyacaktır” ifadesi kullanıldı.

10.08.2020 Irak, liman ve sınır kapılarından kimyasal madde içeren konteynerleri kaldırıyor

Irak, Lübnan’da meydana gelen patlamanın ardından liman ve sınır kapılarında bulunan ve kimyasal madde içeren konteynerlerin kaldırılması için 2 gün süre verdi.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta 4 Ağustos tarihinde Beyrut Limanı’ndaki 12 numaralı depoda bulunan amonyum nitratın patlaması sonucu yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, binlerce kişi ise yaralanmıştı.

Patlamanın ardından Irak liman ve sınır kapılarında bulunan kimyasal maddeler için harekete geçti. Irak Gümrük Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamada, limanlar, sınır kapıları ve havalimanlarında bulunan kamu ve özel sektörlere ait kimyasal madde içeren bütün konteynerlerin 2 gün içerisinde kaldırılması istendi.

Müdürlük, konteynerlerin kaldırılması için belirlenen sürenin yarından itibaren başlayacağını açıkladı.

Gümrük Müdürlüğü, istenilen sürede konteynerlerin kaldırılmaması halinde konteyner sahipleri hakkında yasal işlemlerin başlatılacağını ve devlet hazinesi tarafından el konulacağı uyarısında bulundu.

Öte yandan geçtiğimiz günlerde Irak Ulaştırma Bakanlığı, depo ve limanlarda bulunan ve tehlikeli madde içeren konteynerlerin kaldırılmasını istemişti.

Irak’ta özellikle yaz mevsimlerinde silah ve mühimmat depolarında patlamalar meydana gelirken, söz konusu depoların çoğu kent merkezlerinde yer alıyor.

9.08.2020 Norwegian Cruise Line Holdings, 6 ayda 2.65 milyar dolar kaybetti

Dünyanı önde gelen kruvaziyer şirketlerinden Norwegian Cruise Line Holdings, yılın ilk yarısını 2 milyar 650 milyon dolar kayıpla kapattı.

Covid-19’un turizm şirketlerinde yarattığı mali kayıp giderek büyüyor. Dünyanın üçüncü büyük kruvaziyer şirketi Norwegian Cruise Line Holdings, Ocak-Haziran arasındaki 6 aylık dönemde 2 milyar 650 milyon euro kayıp yaşadığını duyurdu.

Şirketin Nisan-Haziran arasındaki ikinci çeyrek kaybı ise 715 milyon dolar olarak rapor edildi.

Toplamda 1,2 milyar dolar erken rezervasyon satışı yapan şirketin şu anki nakit varlığının ise 1,2 milyar dolar olduğu ifade edildi.

2019 yılının ikinci çeyreğinde 1,7 milyar dolar gelir elde eden şirket, bu yılın aynı döneminde kasaya sadece 17 milyon dolar koyabildi.

8.08.2020 İngiliz Donanması, Beyrut Limanı’na HMS Enterprise isimli araştırma gemisini yolluyor

Kraliyet Donanması’nın araştırma gemisi HMS Enterprise, Lübnan Berut Limanı’na doğru yola çıkacak. İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, “Lübnan Hükümeti’nin talebi üzerine MS Enterprise’ın gönderilmesine yetki verdim” dedi.

Kraliyet Donanması araştırma gemisi HMS Enterprise, Beyrut Limanı’nın yeniden inşa çabalarına yardım ve araştırma amacıyla yakında Lübnan’a doğru yola çıkacak.

Gemi, Salı günkü patlamadan kaynaklanan hasarı değerlendirmek ve limanın normal operasyonlara dönmesine yardımcı olmak için Beyrut limanında araştırma ve yardım çalışmaları yürütecek.

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, “Lübnan Hükümeti’nin talebi üzerine, Beyrut Limanı’nı araştırmak, hasarı değerlendirmek ve Lübnan’ın bu hayati ulusal altyapıyı yeniden inşa etmesini desteklemek için HMS Enterprise’ın gönderilmesine yetki verdim. Lübnan halkıyla yakın ve kalıcı dostluğumuz mevcut ve ordumuz ihtiyaç duydukları anda onları desteklemeye hazır.” dedi.

Beyrut Limanı, Lübnan’ın ithalatının çoğunu gerçekleştiriyor ve patlama nedeniyle kritik hasar gördü. Ayrıca patlamada 150’den fazla kişinin öldüğü ve 5000 kişinin yaralandığı doğrulandı.

8.08.2020 Beyrut’ta patlayan amonyum nitratın alıcısı konuştu: Siparişi biz verdik ama…

Lübnan’da 2 bin 750 ton amonyum nitratın patlaması sonrası yaşanan felakette yeni detaylar ortaya çıkıyor. Amonyum nitratı almak isteyen şirketin sözcüsü, “Siparişi biz verdik ama elimize asla ulaşmadı” dedi.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta 4 Ağustos’ta meydana gelen patlama, dünya medyasının gündeminden düşmüyor. 154 kişinin hayatını kaybettiği, 5 binden fazla kişinin de yaralandığı olayla ilgili sıcak açıklamalar gelmeye devam ediyor.

Olayın sebebine ilişkin soruşturma sürerken Cumhurbaşkanı Mişel Avn, “Patlamanın nedeni henüz belirlenmedi. Bir roket, bomba veya başka bir eylem yoluyla dışarıdan müdahale olasılığı var” sözleriyle dikkat çekti.

‘MADENCİLİKTE KULLANILACAKTI’

6 yıldır depoda tutulan 2 bin 750 ton amonyum nitratı almak isteyen şirket ise CNN International’a konuştu. Mozambik’te bulunan ve bir patlayıcı üreticisi olan Fábrica de Explosivos Moçambique’in (FEM) sözcüsü, patlamaya yol açan amonyum nitratın madencilikte kullanılacağını söyledi.

Kişisel güvenliği için ismi paylaşılmayan FEM sözcüsü, “Siparişi biz verdik, bunu doğrulayabilirim. Genellikle siparişi verdiğinizde, ne satın almış alırsanız olun, malınızın teslim edilmemesi çok rastlanır bir şey değil. Bu bir gemi, postada kaybolan bir mektup değil” dedi.

Sözcü’de yer alan habere göre, Eylül 2013’te söz konusu amonyum nitratın Gürcistan’dan Rus gemisi Rhosus’la yola çıktığını belirten FEM sözcüsü, “Gemi Lübnan’a ulaştıktan sonra ticareti yaptığımız şirketten bir bilgilendirme geldi. Gemide bir sorun olduğunu ve teslimatın yapılamayacağını söylediler. Bu yüzden hiç ödeme yapmadık, hiçbir şey teslim almadık” diye konuştu.

‘SAKLAMAK İSTEMEZSİNİZ’

Patlamanın ardından çıkan haberlerde bunun kendilerine gönderilmeyen amonyum nitrat olduğunu fark ettiklerini ve çok şaşırdıklarını vurgulayan FEM sözcüsü, “Bu uzun süre kullanmadan saklamak isteyeceğiniz bir materyal değil. Bu tehlikeli ve sıkı kurallarla taşınması gereken bir materyal” ifadelerini kulland

8.08.2020 Türkiye ve Libya’nın hakları gasp ediliyor

Yunanistan ile Mısır’ın imzaladığı hukuk dışı anlaşma tansiyonu yükseltti. Emekli Koramiral Abdullah Can Erenoğlu, “Kıta sahanlığında asla taviz verilmemeli” dedi.

Yunanistan ile Mısır’ın münhasır ekonomik bölge (MEB) anlaşması imzalaması, Akdeniz’de gerilimi artırdı. 11. Sahil Güvenlik Komutanı, 26. Güney Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Abdullah Can Erenoğlu, anlaşmayla ilgili şu tespitleri yaptı:

Türkiye’nin ilan ettiği NAVTEX ertelenmesinden cesaret alan Yunanistan’ın Mısır’la anlaşma imzalamasıyla Türkiye ve Libya’nın hukuki hakları gasp edilmektedir. Mısır da entrikacı Yunanistan tarafından aldatılarak deniz hak ve menfaatlerini korumaktansa Türk düşmanlığını seçmiştir.

Türkiye, Oruç Reis’in görevini Almanya’nın girişimi üzerine ertelenmişti. Bu durum Türkiye aleyhtarı faaliyetlerin bir odak noktasının da Almanya olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

KKTC’DE HAVA ÜSSÜ

Türkiye, 29 Kasım 2019’da Birleşmiş Milletler’e bildirdiği kıta sahanlığı sınırlarından asla taviz vermemeli, Doğu Akdeniz’de derhal MEB ilan etmeli, bu alanda denizden güvenliği sağlanacak şekilde Oruç Reis sismik araştırmaya başlamalı, tahriklere kapılmamalı, Lübnan, İsrail ve Suriye ile MEB konusunda uygun yöntemlerle diplomatik girişimlere başlamalı, KKTC’de de en kısa sürede deniz ve hava üssü tesis etmelidir.

Yunanistan, bu anlaşma öncesi utanmadan Türkiye ile görüşmelere tekrar başlanması önerisinde bulunmuştu. Tarihimizden ders almayarak Yunan entrikalarına kandığımız sürece sığınacak limanımız kalmayacak.

YUNAN BASINI HARİTA YAYINLADI

Sözcü’nün haberine göre, Yunanistan ile Mısır’ın imzaladığı hukuk dışı anlaşma, Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmada belirlenen sınırların yanısıra Ankara’nın Birleşmiş Milletler’e gönderdiği mektup ile belirlediği kıta sahanlığı ile çakışıyor. Türk Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan ile Mısır arasında imzalanan deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşmasının Türkiye için yok hükmünde olduğunu açıklamıştı. Libya da Mısır ve Yunanistan’dan gelen adım sonrasında Türkiye ile yapılan anlaşmaya bağlı kalacaklarını duyurdu.

7.08.2020 İhracat, Temmuz ayında yüzde 11,5 arttı

Salgında normalleşme sürecine girilmesinin ardından temmuz ayında ihracat, bir önceki aya göre yüzde 11,5 artarak 15 milyar 12 milyon dolar oldu. Yıllık bazda değerlendirildiğinde ihracatta yüzde 5,8 düşüş yaşandı. İthalat ise yıllık bazda yüzde 7,7 düşüşle 17 milyar 756 milyon dolar oldu.

Ticaret Bakanlığı’nın Temmuz ayı geçici dış ticareti istatistiklerine göre, pandemi nedeniyle dünya ekonomilerinde yaşanan daralmanın olumsuz etkileri, hem Türkiye’nin hem de dünya ekonomilerinin normalleşme sürecine girdiği haziran ayından itibaren ortadan kalkmaya başlarken, bu olumlu eğilim temmuzda daha da belirginleşti.

Genel Ticaret Sistemi verilerine göre ihracat Temmuz’da bir önceki aya göre yüzde 11,5 arttı, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 5,78 azaldı. Temmuz ihracatı 15 milyar 12 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Böylece ihracat, salgın öncesi seviyelerini de aşarak hem 2020 yılının en yüksek değerine çıktı hem de en yüksek ikinci Temmuz ayı ihracat değerine ulaştı. Dış ticaret hacmi bir önceki döneme göre yüzde 6,81 azalarak 32 milyar 768 milyon dolara gerilerken, dış ticaret açığı da yüzde 16,78 azalarak 2 milyar 744 milyon dolara düştü.

Nisan’da 9 milyar dolar, mayısta 10 milyar dolar ve haziranda 13,5 milyar dolar tutarında ihracat yapılmıştı.

İHRACAT LİDERİ MOTORLU TAŞITLAR

Geçen ay en çok ihracat 7 milyar 4 milyon dolarla “ham madde (ara mallar)” grubunda gerçekleştirildi. Bu grubu, 6 milyar 154 milyon dolarla “tüketim malları” ve 1 milyar 748 milyon dolarla “yatırım (sermaye) malları” takip etti.

Temmuzda en çok ihracat yapılan fasıl ise 1 milyar 880 milyon dolarla “motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler, diğer kara taşıtları” oldu. Bu fasılı, 1 milyar 501 milyon dolarlık satışla “kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler” ve 853 milyon dolarlık satışla “örme giyim eşyası ve aksesuarı” izledi.

EN FAZLA MİNERAL YAKIT İTHALATI YAPILDI

Temmuz ayında gerçekleştirilen 17 milyar 756 milyon dolarlık ithalatta, 12 milyar 855 milyon dolarla “ham madde (ara mallar)” grubu en üst sırada yer aldı. Bunu, 2 milyar 703 milyon dolarlık ithalatla “yatırım (sermaye) malları” ve 2 milyar 158 milyon dolarlık dış alımla “tüketim malları” izledi.

Geçtiğimiz ayda en çok ithalat yapılan fasıl, 2 milyar 467 milyon dolarla “mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler” olarak kayıtlara geçti.

İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANI YÜKSELDİ

Yılın ilk yarısında yüzde 75,9 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 77,2 seviyesine yükseldi. Aylık bazda bakıldığında, geçen yılın temmuz ayında yüzde 82,9 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yıl temmuz ayında yüzde 84,5’e ulaştı.

Gümrük idarelerince temmuzda tahsil edilen vergiler 17 milyar 461 milyon lira olarak hesaplandı.

İHRACATTA ALMANYA, İTHALATTA İSE ÇİN ZİRVEDE

Geçen ay en fazla ihracat yapılan ülke 1 milyar 458 milyon dolarla Almanya oldu. Bu ülkenin ardından 963 milyon dolarla İngiltere ve 942 milyon dolarla ABD geldi. Almanya, İngiltere ve ABD’nin ülke ihracatındaki payları ise sırasıyla yüzde 9,7, yüzde 6,4 ve yüzde 6,3 olarak hesaplandı.

Temmuz ayında en fazla ithalat 1 milyar 911 milyon dolarla Çin’den yapıldı. Bu ülkeyi 1 milyar 835 milyon dolarla Almanya ve 1 milyar 279 milyon dolarla Rusya takip etti.

ÖTS’YE GÖRE İHRACATTAKİ YILLIK DÜŞÜŞ 5,75

Özel Ticaret Sistemi’ne (ÖTS) göre ise ihracat temmuzda yıllık bazda yüzde 5,75 azalarak 14 milyar 258 milyon dolara, ithalat da yüzde 6,33 azalarak 17 milyar 188 milyon dolara geriledi.

Dış ticaret açığı yüzde 9,03 gerileyerek 2 milyar 931 milyon dolara düşerken, dış ticaret hacmi de yüzde 6,07 azalışla 31 milyar 446 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

7.08.2020 MSC Cruises yeni sağlık ve güvenlik protokolünün detaylarını paylaştı

Msc Cruises, otoritelerin rehberliğinde hazırladığı yeni kapsamlı sağlık ve güvenlik protokolünün detaylarını paylaştı.

MSC Cruises CEO’su Gianni Onorato, şirketin Akdeniz’deki operasyonlarının yeniden başlatılmasını desteklemek, konukların, mürettebatın ve MSC Cruises gemilerinin ziyaret edeceği limanlardaki yerel halkın sağlığını ve güvenliğini korumak için geliştirilen kapsamlı sağlık ve güvenlik protokolünün tüm ayrıntılarını paylaştı.

MSC Cruises, kapsamlı bir protokol geliştirmek için gemilerinin uğrayacağı limanların ilgili yetkilileriyle yakın şekilde çalıştı. Önde gelen bağımsız tıp uzmanlarının tavsiyeleri ve destekleri ile kurulan özel bir ekibin hazırladığı MSC Cruises operasyon prosedürleri ile şirket, bölgesel ve ulusal yönergelerin ötesine geçen ve yeni bir standart belirleyen güçlü bir protokol geliştirdi. Buna ek olarak, bağımsız denizcilik sertifikası şirketi olan RINA bu protokolün “AB Sağlıklı Ağ Geçitleri Ortak Eylemi” de dahil olmak üzere ek sağlık standartlarını içeren Avrupa Deniz Güvenliği Ajansı (EMSA) Rehberi’ne uygun olduğunu doğruladı.

MSC Cruises, konuklarınına rezervasyon anından itibaren gemiye biniş, gemideki yaşam ve eve dönüşüne kadar olan yolculuğunun her yönünü kapsayacak  bir deneyim yaşatmak için çalışmaya devam ediyor.

AKDENİZ ROTALARI İLE OPERASYONLARA YENİDEN BAŞLANGIÇ

MSC Cruises Akdeniz’deki operasyonlarına yeniden başlayabilmek için son onayları beklerken iki gemisi ile hazırlıklarına devam ediyor. MSC Grandiosa ile Batı Akdeniz’de, MSC Magnifica ile Doğu Akdeniz’de olmak üzere 7 gecelik programlar sunan MSC Cruises, pandeminin güncel durumu ve gelişim süreci ile misafirlerinin beklentilerine uygun bir seyahat deneyimi için hizmet vermeye başlayacak. Gemilerin asıl hareket tarihleri, ilgili otoritelerin belirleyeceği rehbere uygun olarak kesinleşecek. Planlanan güzergahlar arasında, yetkililerin, limanlarını yeniden açmakla kalmayarak operasyonların yeniden başlatılmasını destekleyen sağlık ve güvenlik protokolünü de onaylayan Yunanistan ve Malta da yer alıyor.

MSC CRUISES’IN KAPSAMLI SAĞLIK VE GÜVENLİK OPERASYON PROTOKOLÜ YENİ BİR STANDART BELİRLEMEYİ AMAÇLIYOR

Sağlık Hizmetleri, Halk Sağlığı ve Sanitasyon, Otel Hizmetleri, HVAC ve diğer Gemi Mühendisliği Sistemleri, Bilgi Teknolojisi ve Lojistik alanlarında kurum içi uzmanlardan oluşan çapraz fonksiyonel bir görev gücü kuran MSC Cruises, ayrıca şirketin iyileştirilmiş protokolleri ve prosedürlerinin geliştirilmesine daha fazla katkı sağlamak için Aspen Medical ile işbirliği yaptı.

Buna ek olarak, “Mavi Kurdele COVID Uzman Ekibi”nin Tıp, Halk Sağlığı ve/veya ilgili bilimsel çalışmalar alanındaki hedefi; yüksek nitelikli ve uluslararası saygın uzmanlardan oluşan bir grup ile, alınan önlemleri uygun ve etkili bir hale getirip, mevcut en iyi bilim ve sağlık uygulamaları ile destekleyerek COVID-19 ile ilgili girişimleri gözden geçiriyor.

COVID-19 ile ilgili yeni verileri ve araştırmaları, virüsün gelişiminin anlaşılmasına ve insanların olası bulaşmadan korunması için kullanılan en son teknoloji ile birleştiren yeni operasyon protokolü, bulaşma riskini azaltmak için tasarlandı.

Bu ihtiyati tedbir ve müdahale planlaması aşağıdaki maddeleri kapsıyor:

1.Genel sağlık taraması ile binişten önce misafirlerin üç kapsamlı adımdan oluşan bir kontrolden geçmesi– vücut sıcaklık kontrolü, sağlık durumu anketi ve COVID-19 sürüntü testi. Tarama sonuçlarına ve konuğun tıbbi veya seyahat geçmişine bağlı olarak, ikincil bir sağlık taraması veya testi yapılacaktır. Test sonucu pozitif olan ve hastalık semptomlarına sahip konukların binişine izin verilmeyecektir. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nden gelen yönergeleri izleyerek, yüksek riskli olarak sınıflandırılan ülkelerden seyahat eden konukların, gemiye binmeden önceki 72 saat içinde moleküler RT-PCR testi yapmaları gerekecektir. Tüm mürettebat üyeleri gemiye binmeden önce ve sözleşmeleri sırasında düzenli olarak COVID-19 için test edilecektir;

1.Yüksek sanitasyon ve temizlik önlemleri; Yeni temizlik yöntemlerinin tanıtılması, hastane sınıfı dezenfektan ürünlerinin kullanımı ve mikropların % 99.97’sini öldüren UV-C ışık teknolojisi ile gemideki havanın sanitasyonu ile desteklenecektir;

2.Sosyal mesafe kapsamında, gemideki misafirlerin toplam kapasitesinin %70 oranında azaltılmasıyla, misafirlere yaklaşık olarak kişi başına 10 m² daha fazla alan sağlanacaktır. Mekanların kapasitesi düşürülecek, etkinlikler daha küçük gruplara izin verecek şekilde değiştirilecek ve konuk sayısının yönetilebilmesi için konukların hizmet ve aktivitelerden önce rezervasyon yaptırmaları gerekmektedir. Sosyal mesafenin mümkün olmadığı durumlarda –örneğin asansörlerde-, konuklardan yüz maskesi takmaları istenecektir. Yüz maskeleri misafirlere kabin içinde günlük olarak verilecek ve geminin her yerinde sunulacaktır.

3.Gelişmiş Tıbbi Tesisler; eğitimli ve yüksek nitelikli personele ve COVID-19 semptomları olan tüm konukların test edilmesi için gerekli ekipmanla hizmet vererek, hasta olan tüm konuklara Tıp Merkezi’nde ücretsiz tedavi olanağı sunacaktır. Şüpheli vakaların ve yakın temasların izolasyonunu sağlamak için özel izolasyon kabinleri mevcut olacaktır.

4.Sürekli olarak yapılacak sağlık durumu izlemesi seyahat boyunca devam edecektir. Karadan gemiye dönen konukların ve mürettebarın sağlık durumlarını takip edebilmek için gemi çevresinde oluşturulan özel istasyonlarda günlük olarak vücut sıcaklıkları kontrol edilecektir. Operasyonun bu ilk aşamasında, daha gelişmiş bir koruma önlemi olarak risklerden kaçınmak için, konuklar sadece bir MSC Cruises tarafından organize edilen kara turlarına katılabileceklerdir. Bu şekilde, MSC Cruises konukları karadayken aynı yüksek sağlık ve güvenlik standartlarında sunulacak gezilerle sağlıklarını daha kolay koruyabileceklerdir. Transferler uygun şekilde dezenfekte edilecek ve sosyal mesafe için yeterli alan sağlanacaktır. Tur rehberleri ve sürücüler de sağlık taramasından geçecek ve uygun KKD giyecektir.

5.Acil durum müdahale planı şüpheli bir vaka tespit edilmesi durumunda ulusal sağlık yetkilileri ile yakın işbirliği içinde etkinleştirilecektir. Şüpheli vakalar, yerel ve ulusal düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirilen izolasyon önlemleri ile karaya çıkarılacaktır.

MSC Cruises, konuklarının bu yaz gerçekleştirecekleri seyahatlerini daha huzurlu geçirmesi amacıyla yeni bir MSC COVID-19 Koruma Planı da başlattı. Bu koruma planı, seyahatlerinden önce enfekte olan seyahat edemeyecek olan misafirler ile seyahat sırasında veya sonrasında hastalanan misafirlerin tıbbi masraflarını karşılamayı kapsayacaktır. Buna ek olarak, konuklar her zamanki seyahat ve sağlık sigortası kapsamlarını da seçmeleri gerekmektedir.

Konukların gemiye biniş sürecini daha sorunsuz ve temassız hale getirmek için dijital check-in işlemleriyle yeniden tasarlanmış bir biniş prosedürü uygulanacaktır. Limandaki sağlık ve güvenlik önlemleri de gemideki yüksek standartlarla aynı özellikleri karşılayacaktır. Konukların sağlıklı ve seyahate uygun olduklarından emin olmak için COVID-19 sürüntü testi, vücut ısısı kontrolü ve tek tek kontrolden geçirilecek sağlık anketleri ile yapılacaktır. Daha fazla kontrole ihtiyaç duyulursa, gerekli olması durumunda tıbbi personel tarafından ilave bir COVID-19 testi yapılabilir.

SAĞLIK VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİNİ DESTEKLEYEN MİSAFİR ODAKLI TEKNOLOJİ

MSC Cruises’ın sağlık ve güvenlik önlemleri, temassız bir seyahat deneyimini kolaylaştırmak, konuklara ihtiyaç duydukları anda önemli bilgileri sağlamak için endüstri lideri misafir odaklı teknolojisi ile destekleniyor.

MSC for Me uygulaması, her iki gemide de misafirler için yeni sağlık ve güvenlik önlemlerini destekleyecek ve uygulanmasını kolaylaştıracaktır. Konuklar bu uygulamayı, hizmet rezervasyonu yapmak günlük aktivitelerini yönetmek için gerekli olan bilgileri sağlamak üzere kullanılabilir.

Buna ek olarak, MSC Grandiosa’daki her misafir ve mürettebat üyesine, gemideki temassız işlemleri kolaylaştıran, ayrıca yakınlık ve temas takibinin yapılabilmesini sağlayan ücretsiz bir MSC for Me bilekliği sağlanacak.

Telefonla erişilebilen yeni Bilgi Merkezi, konukların bilgi alabilmek için bizzat danışma masasına gitmek zorunda kalmadan, Misafir Hizmetleri’ni arayarak bilgiye erişmelerini sağlayacak.

GEMİDE ZENGİN VE KEYİFLİ BİR SEYAHAT DENEYİMİ

Konuklar, tiyatro sahnesinde gerçekleştirilen ödüllü gösteriler, birinci sınıf yemekler, aile aktiviteleri, butik alışveriş, ilgi çekici etkinlikler ve çok daha fazlasını içeren, sağlık ve güvenliklerinin korunduğunu bir MSC Cruises seyahatinden bekledikleri zengin deneyimlerin tadını çıkarmaya devam edecekler.

Gemideki etkinlikler ve eğlence yeniden tasarlanarak daha küçük gruplar oluşturabilmek için konukların önceden rezervasyon yapması gerekmektedir. Seyahat boyunca temalı etkinlikler, eğlenceli oyunlar, yetenek gösterileri, fitness ve dans da dahil olmak üzere zengin bir etkinlik programı sunulacak.

Ödüllü çocuk aktiviteleri ve aileler için canlı oyun gösterileri her gün sunulmaya devam edecek. Gençlere yönelik olan alanların daha düşük kapasitede çalışmasından dolayı gemideki yeni alanlar, gençlere çocuklar ve gençler için ayrılacaktır. Karaturuna çıkan ebeveynler, bir gün önceden rezervasyon yaparak çocuklarını gençlik ekibi sorumlularına bırakabileceklerdir. Gençlik ekibi üyesi ile öğle ve akşam yemekleri, MasterChef At Sea Juniors, MSC Dance Crew, Cabin 12006 aile oyun şovu ve web serisi ve LEGO deneyimi gibi en popüler çocuk aktiviteleri ile birlikte devam edecek.

MSC Cruises, gemideki canlı eğlenceler için geniş seçenekler sunmaya devam edecek. Tiyatronun kapasitesi, sosyal mesafeyi sağlamak için azaltılacağından, programlar bu doğrultuda uyarlanacak ve  böylece tüm misafirlerimiz çok çeşitli ödüllü şovların tadını çıkarabilecekler.

Restoranlar, barlar ve lounge’larda sosyal mesafeye uyulabilmesi için misafirlere tüm yemekler ve içecekler masalarında sunulacaktır. Açık büfe restoranda, sosyal mesafeyi sağlamak için yeni bir hizmet konsepti benimsenecek ve en üst düzeyde sağlık ve hijyen önlemlerinin uygulanmasını sağlamak için, self servis yerine konukların istedikleri yiyecekler üzeri kapalı bir şekilde masalarına servis edilecektir. Temassız bir deneyim için konuklar, kişisel mobil cihazlarından QR kodunu okutarak restoran ve bar menülerine erişebilecek.

MSC CRUISES MAVİ KURDELE COVID UZMAN EKİBİ

MSC Cruises Mavi Kurdele COVID Uzman Ekibi, tıp, halk sağlığı ve / veya ilgili bilimsel disiplinlerde alanlarının yüksek nitelikli ve uluslararası saygın uzmanları bir araya getiriyor.

Profesör Christakis Hadjichristodoulou, Tıp Fakültesinde Hijyen ve Epidemiyoloji Profesörü ile Yunanistan Teselya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Başkan Yardımcısı

Profesör Stephan J. Harbarth, Epidemiyolog, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Cenevre Üniversitesi Hastaneleri (HUG) ve Tıp Fakültesi’nde Antimikrobiyal Yönetim Programı Başkanı

Dr. Ian Norton, Cerrahi, Uluslararası Sağlık ve Tropikal Tıp alanında yüksek lisans derecesine sahip Uzman Acil Doktor, Ocak 2020’ye kadar, önceki Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Acil Tıp Ekibi Girişimi Programı Başkanı.

7.08.2020 Güney Kore’de 3 tekne battı: Ölü ve yaralılar var

Güney Kore’de şiddetli yağışların yol açtığı selde 3 teknenin batması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi kayboldu.

Güney Kore’nin Chuncheon kentinde Uiam Barajı’nda şiddetli yağışlar sele sebep oldu.

Güney Kore ajansı Yonhap’ta yer alan habere göre, barajda sel nedeniyle batan tekneye yardıma giden diğer 2 teknenin de alabora olması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi kayboldu.

Chungcheong, Gyeonggi ve Gangwon’da en az bin 600 kişi tahliye edildi.

Seller nedeniyle çok sayıda yol trafiğe kapatılırken, bölgede arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Güney Kore’de 2 Ağustos’ta şiddetli yağışların yol açtığı sel ve heyelanlarda 5 kişi hayatını kaybetmişti.

7.08.2020 ABD-Çin gerilimi denize açılıyor

ABD ve Çin arasında birçok cephede devam eden gerilim, şimdi de küresel ticaretin neredeyse yüzde 90’ının yapıldığı denizlere sıçrıyor. ABD, Çin’e Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi’nde hakim koltuğu verilmesini istemiyor. Öte yandan ABD’nin seçimde oy hakkı bulunmuyor.

ABD ve Çin arasında ticaretten teknolojiye birçok alanda devam eden ‘süper gerilim’ Dünya Ticaret Örgütü’nün ardından şimdi de deniz ticaretiyle ilgili başka bir kuruluşa sıçradı.

Küresel ticaretin neredeyse yüzde 90’ının gerçekleştiği denizlerde yaşanan uzlaşmazlıkların çözüldüğü Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi’nde (Internatiional Tribunal for the Law of the Sea) hakim koltuklarından birine Çin kendi adayını gösterdi.

ABD ise bu adıma şiddetle karşı çıkarak Çin’e böyle bir koltuğun verilmemesi gerektiğini söyledi ve Çin’in Güney Çin Denizi’nde uluslararası deniz hukukunu ihlal ettiği gerekçesiyle bu kurumda Çinli hakim olmaması gerektiğini savunuyor.

ABD TEMMUZDA TUTUMUNU SERTLEŞTİRDİ

Aslında Çin daha önce Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi’ne hakim çıkarmıştı. Hatta mahkemenin websitesindeki bilgilere göre 1996 yılında gerçekleşen ilk seçimden bu yana üç Çinli hakim mahkemede görev yaptı. Ancak ABD, Çin ile ikili ticaretindeki gerilimlere paralel geçen ay Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki iddialarına karşı tutumunu ilk kez resmileştirdi ve sertleştirdi.

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 13 Temmuz’da yaptığı açıklamada Çin’in denizdeki kaynaklar üzerinde hak iddia etmesini ‘tamamen kanunsuz’ olarak nitelemiş ve “Dünya Pekin’in Güney Çin Denizi’ne denizcilik imparatorluğuymuş gibi davranmasına izin vermeyecek” demişti.

Pompeo’dan bir gün sonra ise ABD’nin Doğu Asya ve Pasifik İlişkilerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Davit Stilwell, katıldığı bir online forumda “Bu otoriteye Çin Halk Cumhuriyeti’ninden bir yetkiliyi getirmek, İtfaiye Departmanı’nı yönetmeye yardım etmesi için bir kundakçı kiralamak gibi” ifadelerini kullandı. Dünya Gazetesi’nin haberine göre, Stilwell konuşmasında tüm ülkeleri yaklaşan Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi hakim seçimlerinde Çin’in adayını çok dikkatli incelemeye çağırarak “Çinli bir hakimin mahkemeye faydası mı yoksa zararı mı olacağını değerlendirmeye çağırıyorum. Pekin’in daha önceki hamlelerine bakıldığında bu sorunun yanıtını net olmalı” dedi.

ÇİN: BÖLGESEL BARIŞI YOK EDER

ABD, uzun bir süredir Çin’in Güney Çin Denizi’nin büyük bir kısmında hak iddia etmesine karşı çıkmaktaydı. Hatta ABD bu süreçte, her yıl 3 trilyon dolar ticaretin geçtiği stratejik öneme de sahip Güney Çin Denizi’ne savaş gemileri de göndermişti. Ancak temmuzda ABD hükümeti ilk kez resmi olarak Çin’in bölgedeki haklarını inkar eden bir açıklama yaptı.

ABD’nin açıklamasına karşılık Çin Dışişleri Bakanlığı ABD’nin Çin’in iddialarına daha şiddetle karşı çıkmasını kınamış ve “Bu bölgesel barışı ve istikrarı yok eder ve sorumsuzca atılmış bir adım” demişti.

Çin Güney Çin Denizi’nin muhtemelen enerji zengin olduğu düşünülen, yaklaşık yüzde 90’lık kısmında hak iddia ediyor. Ancak Brunei, Malezya, Filipinler, Tayvan ve Vietnam da Deniz’in bazı kısımlarında hak iddia eden ülkeler.

ABD VE TÜRKİYE TARAF DEĞİL, OY HAKLARI YOK

Uluslararası Deniz Hukuku Mehkemesi’nde ağustos ve eylül aylarında gerçekleşecek seçimlerde dokuz yıl süreyle görev yapacak yedi hakim seçilecek. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine (UNCLOS) imza atan – ABD ve Türkiye’nin aralarında olmadığı – 168 ülke bu seçimlerde oy kullanacak.

DTÖ’DE TEMYİZ KRİZİ SÜRÜYOR

Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) Temyiz Organı’nda da (Appellate Body) hakimler konusundaki uzlaşmazlık nedeniyle bir kriz yaşanıyor. 9 Aralık 2019’da Temyiz Organı’nda iki hakimin görev süresi dolmuştu. Bu tarihten bu yana ABD yeni atamalara onay vermiyor ve DTÖ’nün uyuşmazlık çözüm mekanizmasını kilitlemesi nedeniyle yeni üye atamaları yapılamıyor.

Eylülde yeni genel sekreter seçilecek DTÖ’de hala bekleyen çok büyük bazı anlaşmazlıklar ise şöyle:

ABD-AB arasında Boeing Tahkimi (Airbus), ABD-Çin arasında Çelik ve Alüminyum Anlaşmazlığı, ABD-Kanada arasında Trump’ın Çelik Gümrük Vergilerine Karşı Getirilen Misilleme Anlaşmazlığı, ABD-Çin Section 301 Gümrük Vergileri Anlaşmazlığı, Japonya-Güney Kore Teknoloji İhracatı Anlaşmazlığı.

7.08.2020 Baltık Denizi’nin en büyük yüzer havuzu ‘Minerva’ göreve başladı

Temmuz başında Baltık ülkelerindeki en büyük yüzer iskele Litvanya’nın Klaipeda Limanı’ndaki BLRT Grupp’a ait olan Batı Tersanesi’ne kuruldu. Onarım için ilk gemisini çoktan kabul ettiği bildirildi.

Bu yüzer havuz, 235 metre uzunluğa, 45 metre genişliğe ve 33.000 ton kaldırma kapasitesine sahip ve Post-Panamax, Panamax ve Aframax gemileri havuzlayabildiği belirtildi. 2016 yılında BLRT Grupp tarafından satın alınan yüzer iskelenin yenilenerek modernize edildiği gelen detaylar arasında.

 BLRT Tersaneler CEO’su Andrejus Babachinas, ‘’Rıhtımın işletmeye başlanması ve ilk geminin onarım için kabul edilmesiyle, projenin ilk dört yıllık aşaması tamamlandı. Şu anda 201 metre uzunluğunda, 35 metre genişliğinde ve 30.000 ton kaldırma kapasiteli yüzer iskelede yenileme ve onarım çalışmaları yapılıyor. Şu ana kadar tersanede faaliyet gösteren ve en büyüğü olarak kabul edilen 200 metre uzunluğunda, 30 metre genişliğinde ve 27.000 ton kaldırma kapasitesine sahip mevcut iskelemiz artık kapasite olarak üçüncü sıraya geriledi.’’ dedi.

Baltık bölgesindeki en büyük yüzer iskele tarafından kabul edilen ilk gemi, Bernhard Schulte Shipmanagement Cyprus (BSM) tarafından yönetilen 189 metre uzunluğunda ve 30.5 metre genişliğinde bir konteyner gemisi olan Minerva oldu.

6.08.2020 Dışişleri Bakanlığı’ndan Mısır ve Yunanistan’a sert yanıt!

Mısır ve Yunanistan’ın ekonomik münhasır bölge anlaşması imzalamasının ardından Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklamada bulundu.

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ‘Yunanistan ile Mısır arasında deniz sınırı bulunmamaktadır. Bugün imzalandığı açıklanan sözde deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması Türkiye için yok hükmündedir. Bu anlayışımız sahada ve masada ortaya konacaktır’ ifadeleri kullanıldı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

*Yunanistan ile Mısır arasında deniz sınırı bulunmamaktadır. Bugün imzalandığı açıklanan sözde deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması Türkiye için yok hükmündedir. Bu anlayışımız sahada ve masada ortaya konacaktır.

*Sözde sınırlandırılan alan, Birleşmiş Milletler’e de bildirilen Türk kıta sahanlığı içinde yer almaktadır.

*2003 yılında GKRY ile imzaladığı anlaşma ile 11.500 km2’den vazgeçen Mısır, Yunanistan’la bugün imzaladığı bu sözde anlaşma ile de, yine deniz yetki alanı kaybına uğramaktadır.

*Bu anlaşmayla Libya’nın hakları da gaspedilmeye çalışılmaktadır.

*Türkiye’nin, sözkonusu alanda herhangi bir faaliyete izin vermeyeceği ve Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kıbrıs Türkleri’nin meşru hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunmaya devam edeceği kuşkusuzdur.

5.08.2020 Tuğamiral Ercan Kireçtepe, İstanbul’a atandı

Bir yıl önce İskenderun Deniz Üs Komutanlığı görevinden Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanlığı’na atanan Tuğamiral Ercan Kireçtepe, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle İstanbul’a atandı. Atama kararları kapsamında Tuğamiral Kireçtepe’nin İskenderun’daki halefi Tuğamiral Fuat Gedik de Mersin Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan general ve amiral atamaları Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Atama kararlarına göre, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı da değişti.

Ağustos 2019’daki atama kararıyla İskenderun Deniz Üs Komutanlığı görevinden Mersin’e Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanlığı görevine atanan Tuğamiral Ercan Kireçtepe’nin görev yeri de değişti.

Tuğamiral Kireçtepe, Mersin’den Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’na (İstanbul Beykoz Anadolu Kavağı) atandı.