(Kaynak: denizhaber.net)

13.09.2020 Küresel iklim değişikliği nedeniyle Van Gölü’nün su seviyesi düşüyor

İklim değişikliği nedeniyle seviyesinde belirli periyotlarla düşüş ve yükseliş meydana gelen Van Gölü’nde, bu yıl sığ noktalarda 200 metre yatay çekilme yaşandı.

Küresel iklim değişikliği ve hava şartlarına bağlı olarak seviyesi belirli periyotlarda değişen Van Gölü’nde, son yıllarda önemli oranda su kaybı yaşanıyor.

Türkiye’nin en büyük gölü olan ve bölge halkı tarafından “deniz” olarak adlandırılan Van Gölü’nün kıyı kesimlerinde küresel ısınma nedeniyle yaşanan çekilme dikkati çekiyor.

Edremit ilçesindeki kıyı kesimlerinde 200 metrenin üzerinde yatay çekilmenin yaşanmasıyla Enginsu Mahallesi’ndeki bazı vatandaşların tapulu arazileri ve önceden batan balıkçı tekneleri ortaya çıktı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel iklim değişikliğine bağlı olarak göldeki su seviyesinde geçmişteki gibi yükselmelerin yaşanmayacağını söyledi.

Göllerin su seviyesinin mevsim şartlarına bağlı farklılık göstermesinin normal olduğunu belirten Alaeddinoğlu, geçmişe kıyasla bu seviye oranlarında ciddi değişikliklerin olduğuna işaret etti.

Van Gölü’nde de belli periyotlarda seviye farklılıklarının görüldüğünü anlatan Alaeddinoğlu, şu bilgileri verdi:

“Geçmişte göl kenarında dikey farklılıklar 25-30 santimetreyle ifade edilirken günümüzde 1 metreye ulaşan farklılıklar görülüyor. Gölde biri dikey, diğeri ise yatay iki türlü çekilme söz konusu. Dikey noktalardaki çekilmeler yıl içerisinde 1 metre civarında ve zaman zaman artıyor. Yatay çekilmeler ise özellikle kıyı bölgelerindeki sığ noktalarda yer yer 200 metre yaşanabiliyor. Sonuç olarak şunu net söyleyebiliriz ki küresel iklim değişikliği, Van Gölü ve diğer göller için gittikçe aşağı düşen bir trendi işaret ediyor. Yani bundan sonra göl seviyelerinin artmayacağını, azalacağını öngörüyoruz. Göl suları artık daha fazla çekilecek, azalacak ve dolayısıyla kara parçaları ortaya çıkacak.”

“DÜŞEN YAĞIŞ MİKTARINDA CİDDİ BİR FARKLILIK YOK”

Küresel iklim değişikliğinin Van Gölü başta olmak üzere tüm gölleri etkilediğini vurgulayan Alaeddinoğlu, “Düşen yağış miktarında ciddi bir farklılık yok. Yağışın şeklinde, mevsimler arasındaki geçişkenliğinde, yıl içerisindeki dağılımında ciddi farklılaşmalar var. Aslında temel sorun yağışın düşmesiyle ilgili değil. Van Gölü’ndeki çekilmenin temel nedeni yağıştaki azlık değil, buharlaşmadaki fazlalık.” diye konuştu.

Enginsu Mahallesi sakinlerinden Samedİgit ise göldeki su seviyesinin her yıl belirli dönemlerde değiştiğini belirtti.

Su seviyesindeki değişikler sırasında ortaya çıkan güzelliklerin ilgi çektiğini ifade eden İgit, “Mahallemizin kıyılarında bir çekilme yaşandı. Bu çekilme sonrası önceden balıkçılık yapanlara ait batık gemi ortaya çıktı. İnsanlar buraya gelip fotoğraf çekiyor, kuşları izliyor. Kıyılarımız ‘kuş cenneti’ olarak da biliniyor. Bu yıl buraya gelen flamingolara onlarca farklı kuş türü de eşlik ediyor. Ortaya çok güzel manzaralar çıkıyor.” dedi.

GÖL SULARININ ÇEKİLDİĞİ BÖLGEDE KUŞLAR GÖRSEL ŞÖLEN SUNUYOR

Gölün çekilmesiyle ortaya çıkan arazilere gelerek konaklayan onlarca flamingo ve göçmen kuş türü de görsel şölen oluşturuyor.

Suların çekildiği bölgelerde yiyecek arayan, kuluçkaya yatan kuşları görmek isteyen vatandaşlar da Van Gölü kıyılarına geliyor.

13.09.2020 Karadeniz’deki gaz keşfi Türkiye’yi 21 milyar dolar ithalattan kurtaracak

Sakarya Gaz Sahası’ndan yapılacak üretimin Türkiye’nin ithalat maliyetini önemli ölçüde azaltacağı öngörülüyor.

Türkiye’nin Karadeniz’deki 320 milyar metreküplük doğalgaz keşfinin, ithalatı 21 milyar dolar azaltabileceği öngörülüyor.

Norveç’teki bağımsız enerji araştırma kuruluşu Rystad Energy’nin Karadeniz’deki gaz keşfine ilişkin analizinden derlenen bilgilere göre, keşfin ilk kapasitesi 320 milyar metreküp olarak açıklanırken, sahanın gerçek üretilebilir rezerv miktarı henüz bilinmiyor.

İlk açıklanan kapasite kapsamında, Sakarya Gaz Sahası’ndan yıllık olarak üretilebilecek miktarı 2,5-20 milyar metreküp arasında değişebileceği tahmin ediliyor.

Her iki senaryoda da sahanın başarılı şekilde üretime geçmesinin Türkiye’nin ithalat maliyetini önemli oranda azaltacağı öngörülürken, bu rakam sahadan yapılacak yıllık üretime bağlı olarak 200 milyon dolar ila 1,5 milyar dolar seviyesinde olabilecek.

Türkiye’nin bu yılki ortalama gaz ithalatı ve sahanın eşik maliyeti dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre, 320 milyar metreküplük gaz rezervi ülkeyi toplamda yaklaşık 21 milyar dolar ithalat maliyetinden kurtaracak. Bu rakam, küresel gaz fiyatları ve Türkiye’nin ithalat maliyetlerine bağlı olarak gelecek yıllarda yükselebilecek.

Sakarya Gaz Sahası’ndan yapılacak üretimin, Türkiye’nin mevcut doğal gaz ithalatı fiyatına göre daha rekabetçi olacağı ve ithalat bağımlılığını azaltacağı için diğer ülkelerle doğal gaz pazarlıklarında ülkenin müzakere gücünü artırması bekleniyor.

Böylece, Türk ithalatçıların yeni gaz kontratlarında petrol endeksli fiyatlardan uzaklaşarak Avrupa piyasalarında kullanılan fiyatlarla gaz satın alabilecek.

“TÜRKİYE’NİN GAZ TÜKETİMİ EKONOMİK BÜYÜMEYLE ARTACAK”

RystadEnergy’nin hesaplamalarına göre, Türkiye’nin doğal gaz talebi son 2 yıllık düşüşten sonra yeniden yükselmeye başlayacak.

Bu kapsamda, geçen yıl 44 milyar metreküp seviyesinde gerçekleşen doğal gaz tüketiminin 2030’da 59 milyar metreküpe, 2040’ta ise 71 milyar metreküpe çıkması bekleniyor.

Söz konusu artışta Türkiye’nin yüksek ekonomik büyümesinin etkili olacağı öngörülüyor.

Doğal gaz tüketiminin yüzde 99’unu ithalat yoluyla karşılayan Türkiye, boru hatları üzerinden en fazla ithalatı Rusya, İran ve Azerbaycan’dan gerçekleştirirken, sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatını ağırlıklı olarak Cezayir, Nijerya, Katar ve ABD’den yapıyor.

LNG’nin toplam doğal gaz ithalatındaki payının bu yıl yüzde 50’ye çıkacağı hesaplanıyor.

“KEŞFİN STRATEJİK ÖNEMİ DOĞU AKDENİZ’E YANSIDI”

RystadEnergy Petrol ve Gaz Analisti PalzorShenga, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin 2023’te üretime geçme hedefinin iddialı olduğunu ifade etti. Sahada en az birkaç kuyu daha açılması gerektiğini dile getiren Shenga, şöyle konuştu:

“Karadeniz’de bu kapsamda altyapı eksikliği var. Şimdiye kadar Karadeniz’de derin deniz sondajı olarak büyük keşifler gerçekleştirilemedi. Bu durum da şirketlerin Karadeniz’deki faaliyetlerini 2012’de durdurmasına yol açtı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, sahasındaki gazın gerçek potansiyelini kanıtlayabilir ve üretime geçebilirse, şirketlerin Karadeniz’e yatırım yapma iştahı yeniden artacaktır.”

RystadEnergy Doğal Gaz Piyasaları Başkan Yardımcısı SindreKnutsson ise Karadeniz’deki keşfin daha iyi bir zamanda olamayacağını belirterek, “Türkiye’nin doğal gaz kontratlarının yüzde 40’ı bu yıl ve 2021’de sona eriyor. Bu açıdan, keşfin zamanlaması daha iyi olamazdı.” diye konuştu.

Öte yandan, söz konusu keşfin Türkiye’nin daha fazla sismik arama yapmasını sağlayabileceğini belirten Knutsson, “Hükümet, bu buluşun stratejik öneminin farkında. Bu, Doğu Akdeniz’deki sismik aramalarını sürdüren Oruç Reis gemisine eşlik etmek üzere savaş gemilerini de gönderme kararından anlaşılıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

13.09.2020 Irak’ın petrol ihracatı Ağustos ayında yüzde 6 düştü

Ham petrol üretimini azaltma kararı kapsamında Irak’ın petrol ihracatı Temmuz ayına oranla Ağustos ayında günlük 166 bin varil azalışla yüzde 6 oranında düştü.

Irak Petrol Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, temmuz ayında günlük 2 milyon 763 bin varil olan ihracatın, Ağustos ayında 2 milyon 597 bine düştüğü kaydedildi.

Günlük petrol ihracatının Ağustos ayında günlük 166 bin varil düşüşle yüzde 6 oranında azaldığına işaret edildi.

Aylık ise temmuz ayında 85 milyon 663 bin varil olan sayısının ağustos ayında 80 milyon 494 bine düştüğü kaydedildi.

Petrol üretimi azaltma kararını uygulamaya başlamadan önce Irak’ın petrol ihracatı günlük 3.3 milyon ile 3.5 milyon varil arasında değişiyordu.

Irak, OPEC grubunun ham petrol üretimini düşürme kararının ardından grup bünyesindeki toplam kesintide ülkenin payına düşen oranı gerçekleştirmek adına geçen ay petrol üretimini günlük 400 bin varil düşürme planını açıklamıştı.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) Nisan ayında yapılan açıklamada, OPEC adıyla bilinen ve 23 ülkenin bulunduğu grubun toplam ham petrol üretimlerini 1 Mayıs’tan 30 Haziran’a kadar günlük 9,7 milyon varil azaltacağı belirtilmişti.

Söz konusu günlük ham petrol üretimi kesinti miktarının 1 Temmuz-31 Aralık arasındaki 6 ay boyunca 7,7 milyon varil olacağı belirtilen açıklamada, 1 Ocak 2020-30 Nisan 2022 arasındaki 16 ay boyunca ise 5,8 milyon varil kısıntıya gidileceği kaydedilmişti.

12.09.2020 Rotterdam Limanı Otoritesi liman havzasını derinleştirecek

Rotterdam Limanı Otoritesi, gelecek nesil konteyner gemilerinin ihtiyacını karşılamaya devam edeceği için ECT Delta Terminali’ndeki Amazonehaven liman havzasını derinleştireceğini duyurdu. Kurum, yaptığı açıklamada Maasvlakte’deki 500 metrelik liman havzasının 16,65 metreden 17,45 metreye derinleştirileceğini söyledi.

Rotterdam Liman Otoritesi, yaptığı açıklamada Maasvlakte’deki 500 metrelik liman havzasının 16,65 metreden 17,45 metreye derinleştirileceğini söyledi.

HutchisonPorts ECT Rotterdam ile ortaklaşa yürütülecek olan projenin Kasım 2020’nin ikinci yarısında tamamlanması bekleniyor.

Proje üzerindeki çalışmalar tamamlandıktan sonra Liman Otoritesi ve ECT, Amazonehaven havzasının daha büyük bir bölümünü derinleştirmenin mümkün olup olmadığını değerlendirecek. Ortaklar, her biri 500 metre uzunluğunda olan en az iki ilave rıhtım için karşılaştırılabilir bir derinlik gerçekleştirmeyi planlıyor.

Rotterdam Limanı İdaresi Ticaret Başkan Yardımcısı Emile Hoogsteden şunları söyledi:

“Rotterdam, Kuzey Denizi kıyısında elverişli bir konumdadır ve rakipsiz su derinlikleri, güçlü hinterland bağlantıları ve yüksek düzeyde dijitalleşme sunmaktadır.

Bu nedenle, kıtalararası tarifeli konteyner hizmetlerinin birçoğu, Avrupa’da hem ilk hem de son uğrak limanı olarak Rotterdam’ı içeriyor. Nakliye hatları her zaman yeni ölçek ekonomileri için çabalamaktadır, çünkü bu, daha rekabetçi nakliye oranları sunmalarına olanak tanır.

Rotterdam Limanı Otoritesi, Rotterdam’ın Avrupa’nın en cazip uğrak limanı statüsünü korumasını sağlamak için nakliye şirketleri ve derin deniz terminalleri adına bu eğilimi kolaylaştırmaktan mutluluk duyuyor.”

ECT CEO’su Leo Ruijsise, “ECT Delta Terminali’ne sürekli olarak yatırım yapıyoruz – hem geleceğe hazır kalmak hem de müşterilerimize optimum hizmet yelpazesi sunmaya devam edebilmek için. Amazonehaven havzasının derinleşmesi, rekabet gücümüzü daha da güçlendireceği için bu programda önemli bir unsur oluşturuyor”  dedi.

12.09.2020 Valencia Limanı, MSC mega gemi çağrısıyla konteyner hareket rekoru kırdı

Valencia Limanı, 27-30 Ağustos 2020 tarihleri arasında MSC Sixin’in çağrısı sırasında tek bir ziyarette taşınan konteyner rekorunu kırdığını duyurdu.

Valenciaport’tan yapılan açıklamaya göre liman, MSC Terminal Valencia’da 3.304’ü boş, 5.397’si yüklü olmak üzere ziyaret sırasında toplam 8.701 TEU taşındı. İlk kez 8.000 TEU’yu aşan bir ziyaret gerçekleştirdi ve önceki kayıtların çok ötesine geçti, bunların tümü 7.000 TEU’nun biraz üzerindeydi.

Ayrıca, MSC London, MSC Venice, MSC Istanbul, MSC Hamburg ve MSC New York ile yakın geçmişte bir MSC gemisinin altıncı kez rekor kırdığı belirtildi.

Ek olarak, MSC Sixin, limanda şimdiye kadar uğrayabilecek en büyük gemi olma konumunu korudu ve bu, Valencia’ya ikinci ziyareti oldu. Yaklaşık 23.5000 kapasitesi ile Valenciaport’a göre limanı önceki yıllara göre daha sık ziyaret eden bir gemi sınıfı olan ‘Gülsun’ sınıfı konteyner gemisinin bir parçası.

MSC Sixin tarafından yönetilen 8.701 konteyner, şirketin Valenciaport tesislerine yönelik bir taahhüdünü temsil ediyor ve Ağustos ayı Valencia Konteyner Taşımacılığı Endeksi’nde (VCFI) yansıtıldığı üzere, bir öncekine göre yüzde 1.33 artış kaydeden ekonomik iyileşmenin bir belirtisi.

MSC Sixin, dijital konteynerlerin telematik bağlantısına sahip, soğutulmuş konteynerler için 2.000’den fazla bağlantıya ve günümüzde faaliyet gösteren konteyner gemilerinin ortalamasına kıyasla taşınan her konteyner için CO2’de önemli bir azalma sağlayan bir tasarıma sahip, bu da şirketlerin malları taşımasına yardımcı oluyor. Tedarik zincirlerinin karbon ayak izini azaltmak için Asya ve Avrupa arasındaki MSC hizmetlerinde.

Valenciaport, bu tip gemilerin sürdürülebilirliğe olan bağlılığını pekiştirdiğini ve Valencia Liman Otoritesi’nin karbon emisyonlarını azaltma ve yenilenebilir enerji üretimi ve tüketimi arasında bir denge kurarak 2030’a ulaşma hedefleri doğrultusunda olduğunu söyledi.

10.09.2020 25 Eylül’den itibaren Anadolu’dan KKTC’ye yeniden su verilecek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 25 Eylül’den itibaren onarılan boru hatları aracılığıyla Anadolu’dan KKTC’ye yeniden su verileceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, KKTC Başbakanı Ersin Tatar ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Mersin açıklarında KKTC su temin projesi onarım çalışmalarının yürütüldüğü gemide açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 25 Eylül’den itibaren onarılan boru hatları aracılığıyla Anadolu’dan KKTC’ye yeniden su verileceğini açıkladı.

Oktay, “Türkiye, Doğu Akdeniz’de kendi hak ve menfaatlerine zerre ve milim art niyetle bakılmasına asla müsaade etmeyecektir” dedi.

10.09.2020 Bangladeş’te kum yüklü gemi ile yolcu feribotu çatıştı: 11 ölü

Bangladeş’te kum yüklü bir gemi ile yolcu feribotunun çatışması sonucu yaşanan kazada 11 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Bangladeş’teki Gumai Nehri’nde kum yüklü bir gemi, yolcu feribotu ile çatışt, kazada 11 can kaybının yanısıra çok sayıda kayıp olduğu açıklandı.

Bangladeş’te kumlu yüklü gemi ile çatışan feribotun alabora olması faciaya yol açtı.

Dhaka Tribune’de yer alan habere göre, yetkililer başkent Dakka’nın 160 kilometre kuzeyinde yer alan Gumai Nehri’nde kum yüklü bir geminin yaklaşık 40 yolcunun bulunduğu feribotla çatışğını bildirdi.

Feribotta bulunan en az 5’i çocuk 3’ü kadın 11 kişinin hayatını kaybettiği bilgisini paylaşan yetkililer, arama kurtarma ekiplerinin kaybolanları aradığını belirtti.

10.09.2020 Rusya’da yolcu gemisi tekneyle çatıştı: 4 ölü, 4 yaralı

Rusya’nın Hantı-Mansi Özerk Bölgesi’nde bir yolcu gemisinin sahildeki tekneyle çatışması sonucu meydana gelen kazada 4 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken gemi kaptanının kazada ağır yaralandığı bildirildi.

Rusya’nın Hantı-Mansi Özerk Bölgesi’ne bağlı Surgut’ta bulunan Chernaya reka nehrinde yolcu taşıyan bir yolcu gemisi kıyıya yanaştığı sırada geminin dümeni kilitlenince kıyıya bağlı bir tekneyle çatıştı.

Çatışmanın etkisiyle birlikte kıyıdaki teknede ve gemide büyük hasar oluştu.

Bölgeye çok sayıda kurtarma ekibi ve ambulans ekibi gönderilirken gemideki kaptan dahil 8 kişinin çıkarılması için çalışma başlatıldı.

Ekipler tarafından gemiye girildikten sonra içeriden 4 kişinin cansız bedeni çıkarıldı, diğer 4 kişi ise yaralı olarak kurtarıldı.

Yaralılar hastanelere sevk edilirken birinin 4 yaşında bir çocuk olduğu ifade edildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken gemi kaptanının kazada ağır yaralandığı aktarıldı.

9.09.2020 Beyrut Limanı’nda bu kez de yangın çıktı

Lübnan’da geçtiğimiz ay şiddetli patlamanın meydana geldiği Beyrut Limanı’nda yangın çıktığı öğrenilirken yangının kipler tarafından kontrol altına alındığı aktarıldı.

Lübnan’da geçtiğimiz 4 Ağustos’ta şiddetli patlamanın meydana geldiği Beyrut Limanı’nda yangın çıktı.

Yangını söndürmek için olay yerine 3 itfaiye ekibi sevk edildi. Yangının bölgedeki atık yığınlarında çıktığı ve ekipler tarafından kontrol altına alındığı aktarıldı.

190’DAN FAZLA KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ

Öte yandan Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta 4 Ağustos’ta meydana gelen patlamada en az 190 kişi hayatını kaybetmiş, 6 bin 500’den fazla kişi de yaralanmıştı.

Patlama sonrası Beyrut Limanı ve yakınındaki bölgeler harabeye dönmüştü.