(Kaynak:denizhaber.net)

20.07.2020 MSC Group, 2021’in sonunda dünyanın en büyük konteyner hat operatörü olmaya hazırlanıyor

Dünya konteyner pazarında kartlar yeniden dağıtılıyor. Dünyanın en büyük, 100 konteyner operatöründen, ilk 10 konteyner operatörü pazar payının yüzde 82’sini kontrol ederken, kalan 90 hat operatörü ise yüzde 18’lik pazarı kontrol ediyor.

Dünya konteyner pazarında kartlar yeniden dağıtılıyor. Dünyanın en büyük, 100 konteyner operatöründen, ilk 10 konteyner operatörü pazar payının yüzde 82’sini kontrol ederken, kalan 90 konteyner hat operatörü ise yüzde 18’lik pazarı paylaşıyor.

Dünyanın en büyük ilk 4 konteyner hat operatörü, Danimarkalı Maersk, İsviçreli (İtalyan Aponte Ailesi kontrol ediyor) MSC Group, Çinli COSCO ve Fransız CMA CGM bu pazarın yüzde 56,5’lik payla, dominant olarak varlıklarını sürdürüyor.

Danimarkalı Maersk, son 5 yılda pazardan yaklaşık yüzde 4 payı, MSC Group’a kaptırırken, 2021’nin son çeyreğinde liderlik koltuğunu da İtalyan Aponte ailesinin kontrolündeki MSC Group’a devretmeye hazırlanıyor.

Son dönemde uzakdoğuya verilen gemi siparişlerinde öne çıkan MSC Group, 2021 son çeyreğine kadar teslim alacağı 200 bin TEU taşıma kapasiteli konteyner gemileriyle, Maersk’ü tahtından indirecek gibi görünüyor.

Dünyanın en büyük konteyner hat operatörü APM Maersk-Moller Group, hali hazırda, 3 milyon 976 bin 683 TEU kapasiteli 661 konteyner gemisini kontrol ederken, pazardan yüzde 16,7 pay alıyor.

Dünyanın ikinci büyük konteyner hat operatörü MSC Group ise, 3 milyon 778 bin 346 TEU kapasiteli 568 konteyner gemisiyle hizmet verirken, konteyner pazarından yüzde 15,8’lik payı kontrol ediyor.

TÜRK ORTAKLI FRANSIZ CMA CGM ATAĞA GEÇTİ!

2017 yılında Çinli devlet şirketi COSCO’nun, Hong Kong merkezli Tung ailesinin kontrolündeki OOCL’i bünyesine katmasıyla birlikte, dünya konteyner pazarında üçüncü sıraya yükseldi.

COSCO’nun satın alma işlemine karşılık üçüncülüğü kaptırmamak için Hamburg Süd’ü satın almak isteyen ancak Alman konteyner hat operatörünü Maersk Group’a kaptıran Fransız CMA CGM, uzakdoğuya verdiği ve 2021’nin son çeyreğine kadar teslim alacağı 500 bin TEU kapasiteli gemilerle, yeniden dünya konteyner hat operatörleri sıralamasında üçüncülüğe yükselmeyi hedefliyor.

Hali, hazırda, 2 milyon 949 bin 328 TEU kapasiteli 481 gemiyle hizmet veren Çinli COSCO Group, konteyner pazarından yüzde 12,4 payı hanesine yazarken, filosunda 2 milyon 771 bin 157 TEU kapasiteli 581 gemi bulunduran CMA CGM ise yüzde 11,6’lık pay alıyor.

Bilindiği gibi, Merkezi Marsilya’da bulunan Lübnan asıllı Saade Ailesi’nin kontrolündeki CMA CGM Group’un yüzde 24’lük hissesi, İstanbul merkezli Yıldırım Holding’in kontrolünde bulunuyor.

20.07.2020 Malezyalı MISC, 6 adet etan taşıyıcı tankeri, 726 milyon dolara satın aldı

Çinli Zhejiang Petrochemical Şirketi tarafından Güney Koreli Samsung ve Hyundai Tersanelerine sipariş edilen 98 bin cbm taşıma kapasitesine sahip 6 adet etan taşıyıcı tankeri, Malezyalı MISC şirketine sattı.

Çinli Zhejiang Petrochemical Şirketi tarafından Güney Koreli Samsung ve Hyundai Tersanelerine sipariş edilen 98 bin cbm taşıma kapasitesine sahip 2020 teslimli 6 adet etan taşıyıcı tankeri (VLEC), 726 milyon dolara Malezyalı MISC şirketine sattı.

Deniz Haber Ajansı’nın haftalık gemi alım-satım ve söküm raporlarından derlediği bilgiye göre, Çinli Zhejiang Petrochemical Şirketinin, 2018 yılında Güney Koreli Samsung ve Hyundai Tersanelerine 750 milyon dolara sipariş ettiği 6  adet etan taşıyıcı tankeri, zararına Malezyalı MISC Şirketine 726 milyona sattığı kaydedildi.

İlk iki VLEC’in 2020’nin ilk çeyreğinde teslim edildiği, 4 VLEC’in ise 2020’nin son çeyreğine kadar teslim edileceği belirtildi.

17.07.2020 -2020’de korsan saldırılarında yüzde 20 artış oldu

Uluslararası Denizcilik Bürosu (IMB)’nun yayınladığı rapora göre deniz haydutlarının gemilere ve mürettebatlara yönelik saldırılar da yüzde 20 artış olduğunu açıkladı.

Uluslararası Denizcilik Bürosu (IMB)’nun yayınladığı rapora göre deniz haydutlarının gemilere ve mürettebatlara yönelik saldırılar da yüzde 20 artış olduğunu açıkladı.

IMB’nin Korsanlık Rapor Merkezi’nin raporuna göre, 2019’un ilk yarısında 78 olan soygun vakalarının 2020’nin ilk yarısında 98’e yükseldi. 2020’nin ilk ayından bu yana toplam 77 denizci fidye için rehin alındı ​​veya kaçırıldı.

Gine Körfezi, küresel çapta mürettebat kaçırılma eylemlerinin yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyor.

DENİZCİLİK İÇİN ARTAN BİR RİSK

IMB Direktörü Michael Howlett konuyla ilgili açıklamasında, “Mürettebatlara karşı şiddet, zaten büyük baskı altında olan bir iş gücü olan denizcilik için artan bir risktir.Gine Körfezi’nde bıçak ve silahlarla donanmış saldırganlar artık her tür gemide mürettebatı hedefliyor. Herkes savunmasız.” dedi.Rapora göre 2020’de gemilere toplamda 81 kez çıkıldı ve soygunun yanı sıra gemi yakma eylemi gibi eylemler de gerçekleştirildi.

17.07.2020 Tersanelerin ‘scrubber’ heyecanı kısa sürdü

Petrol fiyatlarındaki hızlı düşüş ve piyasada sülfür oranı yüzde 0,5 olan yakıtların yaygınlaşması tersanelerde scrubber montajlarına olan talebi azalttı. Küçük ve orta tonajlı gemi sahipleri scrubber yerine sülfür oranı düşük yakıta yöneldi..

Tersanecilere bakım onarımda yeni bir potansiyel yaratan scrubber montaj işine talep azaldı. Petrol fiyatlarındaki hızlı düşüş ve piyasada sülfür oranı yüzde 0,5 olan yakıtların yayınlaşması, armatörlerin scrubber yatırımlarına iştahını azalttı.

Hatırlanacağı gibi, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO), deniz taşımacılığından kaynaklı sera gazı emisyonlarını azaltmak için belirlediği yeni regülasyonları 1 Ocak’ta devreye almış, buna göre, gemilerde kullanılan yakıtlardaki yüzde 3.5 olan küresel kükürt üst sınırı yüzde 0.50’ye indirilmişti. Kurala uymayan armatörlere yüksek cezalar ve büyük yaptırımlar uygulanmaya başladı. Bazı armatörler gemileri satıp, daha çevreci gemilerle filoyu yenileme atağına geçti. Bazıları ise armatörler ise filoyu yenilemek yerine maliyeti gemi başına 2 milyon doları aşan emisyon azaltıcı ‘scrubber’ gibi baca gazı yalıtım cihazı taktırmayı tercih etti. Armatörlerin scrubber yatırımları bakım onarım faaliyetlerinde bulunan tersanelere de yeni bir iş alanı yarattı. Ancak petrol fiyatlarındaki hızlı düşüş ve piyasada sülfür oranı yüzde 0,5 olan yakıtların yayınlaşması sucrubber montajlarına olan talebi azalttı. Küçük ve orta tonajlı gemi sahipleri scrubber yerine sülfür oranı yüzde 0,5 olan yakıtlara yöneldi.

Scrubber ekonomik olmaktan çıktı

Meclis Başkanı Salih Zeki Çakır, tersanelere scrubber taktırmaya gelen gemi sayısının azaldığına işaret ederek, “Tersaneye montaj için gelen bir gemi parasını vermesine rağmen montajı yarıda keserek servisten çıktı. Artık gelinen noktada petrol fiyatlarının düşmesi ve düşük sülfür yakıtla yüksek sülfürlü yakıt arasındaki fiyat farkının dengelenmeye başlaması scrubber yatırımını ekonomik olmaktan çıkardı” dedi.

“Kalitesiz yakıtlar hasarlara neden olabilir”

IMO’nun sülfür oranına ilişkin kuralı devreye almadan önce scrubber yatırımı yapan armatörlerin avantajlı olduğuna dikkat çeken Çakır, “Diğer taraftan büyük tonajlı ve yakıt sarfiyatı fazla olan gemiler, scrubber yatırımı yapmaya devam ediyor. Ancak orta ölçekteki gemi sahipleri bu yatırımı şimdilik ötelediler” dedi. Düşük sülfürlü yakıtlarda ikmalin yapıldığı yere göre olumsuz sonuçların ortaya çıkabileceğinin altını çizen Başkan Çakır, “Kalitesiz ve laboratuvar testlerinden geçmemiş düşük sülfürlü yakıtlar gemide makine hasarlarına neden olabilir. Bu durumun dünyada da örnekleri var. Kalitesiz olan düşük kükürtlü yakıtlarda pistonlar, ana makine gibi önemli aksamlar ciddi zararlar görebilir.

Bu bağlamda tavsiye edilen yakıtların analizleri çıkmadan yakıt kullanılmamalı aksi halde zararın temini konusunda da ciddi sorunlarla karşılaşmak mümkün” diye konuştu. Çakır, IMO tarafında faaliyete alınan sülfür kuralı yürürlülüğe girmeden önce en büyük endişelerinin düşük kükürtlü yakıtın temin edilmesi konusu olduğuna dikkat çekerek, gelinen noktada bu konu ile ilgili piyasada herhangi bir sorun olmadığını da kaydetti.

“2020’nin son çeyreğinde sıkıntı yaşayabilirler”

Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran da petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle, gemi sahiplerinin, gemilerine scrubber taktırmak için yaptıkları planlamaları ileri tarihlere ötelediklerini ifade ederek, “Bugün tersanelerde devam eden scrubber yatırımları, ekipmancılarla önceden yapılmış sözleşmeler ve verilen taahhütler nedeniyle, bu sözleşmelerden dönülemediği için satın alınan cihazların gemilere montaj çalışmaları ile sınırlı kalıyor. Petrol fiyatlarının geldiği seviye ile scrubber yatırımının finansmanı arasında, scrubber’ı tercih ettirecek oranda makas açılmadığı ve fiyat farkı yatırımcıyı kurtarmadığı için, düşük sülfürlü yakıt kullanma tercihi öne çıkıyor” dedi.

Öte yandan, COVİD-19 salgını nedeniyle karantina uygulamaları ve dünya ticaretindeki yavaşlamanın tetiklemesi ile pek çok geminin tersaneye girmeden beklemede kaldığını kaydeden Kıran, “Şu an için tersanelerin elinde, devam eden balast water treatment (BWT) işlerinin yanında, bakım onarım için yeni iş alımları bulunuyor. Ancak BWT işleri bittiğinde, petrol fiyatları aşağıda kalmayı sürdürür ve buna bağlı olarak scrubber yatırımları da canlanmaz ve COVID-19 salgını endişesi de devam ederse, tersaneler ellerindeki işleri tamamladığında, 2020 yılının son çeyreğinden itibaren sıkıntı yaşayabilirler” şeklinde konuştu Beşiktaş Tersanesi Genel Müdürü Murat Bener, scrubber yatırımının ilk aylarda kendisini 3 ila 4 senede amorti edecek konumdayken, bu maliyetin geri dönüş sürelerininin uzadığına dikkat çekti.

16.07.2020 Dünyanın ilk buzkıran yatı denize indirildi

İki buçuk milyar dolarlık servete sahip Rus milyarder Oleg Tinkov, dünyanın ilk özel buz kıran yatını inşa ettirdi. Eriyen buzullarda yeni güzergahlara seyire çıkacak olan yat, haftalık 836 bin dolara kiralanacak.

İki buçuk milyar dolarlık servete sahip Rus milyarder Oleg Tinkov, dünyanın ilk özel buz kıran yatını inşa ettirdi. Eriyen buzullarda yeni güzergahlara seyire çıkacak olan yat, haftalık 836 bin dolara kiralanacak.

Buzulların erimesi nedeniyle kutuplarda açılan yeni güzergahlarda gezmeyi planlayan Rus milyarder, yatını lüks özelliklerle donattı. Buz kırıcı yat, denizde 40 gün boyunca seyir yapabilme kapasitesine sahip olurken 30-40 cm kalınlığında buzu da kırabilecek.

Bunların yanı sıra gemide iki jakuzi, sauna, buhar banyosu, masaj odası ve spor salonu bulunuyor. Aktif tatil severler için, iki helikopterin yanı sıra kar motosikletleri ile birlikte bir helikopter pisti ve mini bir denizaltı da yer alıyor. Rus zengin, seyahatinin ardından yatını haftalık 836 bin dolara kiraya verecek.

16.07.2020 Beşiktaş Denizcilik, İsveçli Alba Tankers’e ortak oldu

Denizcilik sektörünün köklü şirketlerinden Beşiktaş Grup, armatörlükte atağa geçiyor. İsveçli Alba Tankers’in hissedarı olan Beşiktaş, bu ortaklık ile Baltık Denizi ve Kuzey Avrupa’daki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor.

Bakım onarımda son yıllarda yükselişe geçen Beşiktaş Grup, armatörlükte atağa geçiyor. İsveçli Alba Tankers’in hissedarı olan Beşiktaş, bu ortaklık ile Baltık Denizi ve Kuzey Avrupa’daki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor.

Denizcilik sektöründe köklü bir geçmişi bulunan Beşiktaş Grubu, 1960 yılında Kalkavan ailesi tarafından kuruldu, piyasaya tanker taşımacılığı ile giriş yaptı. Kısa sürede büyük petrol şirketleri tarafından birinci sınıf bir tanker işletmecisi olarak tanımlanan grup, kuru dökme yük taşımacılığında da dünya çapında önemli bir yer edindi. Grup, 2008 yılında gemi inşa alanına da girdi. Beşiktaş Tersanesi, bugün Yalova ve Tuzla’da bulunan dev tesisleriyle özellikle bakım onarımda dünyanın en iyi 10 şirketinden biri konumunda. Şimdi de armatörlükte atağa geçen Beşiktaş, dünyanın önde gelen tanker işletmecilerinden İsveç merkezle Alba Tankers ile ortaklık yoluna gitti.

Beşiktaş Grup; Yavuz Kalkavan’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Beşiktaş Denizcilik’in Alba Tankers ile olan ortaklığını sosyal medya hesapları üzerinden şu sözlerle duyurdu: “Grup şirketlerimizden Beşiktaş Denizcilik’in İsveçli Alba Tankers AB’ye hissedar olmasını duyurmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Beşiktaş Denizcilik ve Alba Tankers son yıllarda yakın bir ilişki geliştirmişti. Bu yeni ortaklık Baltık Denizi ve Kuzey Avrupa’daki varlığımızı daha da güçlendirecek.” DÜNYA’nın konuştuğu şirket yetkilileri, ortaklıkla ilgili detayları şimdilik paylaşmamayı tercih ettiklerini, önümüzdeki günlerde konuyla ilgili açıklama yapılacağını ifade etti.

Kuzey Avrupa’nın önde gelen tanker işletmecilerinden Alba Tankers, aynı zamanda limanlarda yakıt ikmal hizmeti veriyor. Şirketin filosunda 16’dan fazla gemi bulunuyor. 

Beşiktaş Tersanesi, Bakım onarımda dünyada 8. sırada

Beşiktaş Grup, bakım-onarım faaliyetlerinde bölgesel lider olma hedefiyle yatırımlarını sürdürüyor. Yalova’da Türkiye’nin en büyük bakım onarım tesislerinden birine sahip olan şirket, Tuzla’daki faaliyetlerini yönetmek için yaklaşık bir yıl önce Art Denizcilik’i kurmuş, Tuzla’da kurulu Gemsan Tersanesi ve Yardımcı Tersanesi’nin havuzunu satın almıştı. Böylece Art Denizcilik, bakım onarımda hem dev panamax hem de handymax gemilere hizmet vermeye başladı.

Bu iki yatırımla 500 kişiye daha istihdam sağlandı. Clarksons’ın 2019 raporuna göre Beşiktaş Tersanesi dünyanın en aktif gemi tamir tersaneleri arasında sekizinci konumda. Beşiktaş Tersanesi’nin müşteri portföyünü ağırlıklı olarak Yunanistan, İtalya, Almanya, Danimarka, Hong Kong, Singapur ve Japonya merkezli dünyanın önde gelen yabancı gemi sahipleri ve gemi işletme kuruluşları oluşturuyor.

15.07.2020 Avrupa Birliği, Türkiye’ye sınırlarını açmayacak!

Covid-19 kısıtlamalarının hafifletilmesi ile birlikte 14 ülkeye, Birliğe seyahat etme izni veren Avrupa Birliği dış sınırlarını açacağı ülke listesini güncelleme aşamasına girdi. Türkiye yine listeye dahil edilmedi.

Covid-19 kısıtlamalarının hafifletilmesi ile birlikte 14 ülkeye, Birliğe seyahat etme izni veren Avrupa Birliği dış sınırlarını açacağı ülke listesini güncelleme aşamasına girdi.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre Türkiye yine listeye dahil edilmedi. Salı günü Brüksel’de konuyu görüşen büyükelçilerin listeyi genişletmeme kararı aldığı dile getiriliyor.

Bunun yanı sıra Covid-19 vaka sayısının artmasından dolayı daha önce sınırların açıldığı Sırbistan ve Karadağ’a kapıların yeniden kapatılacağı belirtiliyor.

Buna göre, daha önce üzerinde anlaşılan listeye yeni ülke eklenmeyecek.

Liste en geç perşembe günü açıklanacak
Avrupa Birliği Dönem Başkanlığını yürüten Almanya, büyükelçi toplantısından çıkan kararı yazılı olarak üye ülkelere sundu. Toplantıdan çıkan karara itiraz edilmemesi halinde, üye ülkeler listeyi en geç perşembe günü onaylayacak.


Sınırlarını kontrol etmek her ülkenin kendi sorumluluğu altında. AB’nin tavsiyelerini şu ana kadar sadece Lüksemburg, Letonya ve Litvanya tam anlamıyla uyguladı. Almanya ise sınırlarını sadece 10 ülkeye açtı, Cezayir, Fas, Ruanda ve Sırbistan bu ülkeler arasında bulunmuyor.

AB, 1 Temmuz’da dış sınırlarını Cezayir, Avustralya, Gürcistan, Japonya, Kanada, Fas, Karadağ, Yeni Zelanda, Ruanda, Sırbistan, Güney Kore, Tayland, Tunus, Uruguay ve bazı şartların yerine getirilmesi halinde Çin’e açmayı kararlaştırmıştı.

Türkiye, ABD, Brezilya, Rusya, Hindistan ve İsrail vatandaşları da “güvenilir” ülke olarak ön plana çıkmadığı gerekçesi ile listeye girememişti.

15.07.2020- 35 gün denizde kalan 61 balıkçıdan 57’sinde virüs çıktı

Arjantin’de limandan ayrılmadan önce koronavirüs testi yaptıran ve sonuçları negatif çıkan 61 balıkçının, 35 gün denizde kaldıktan sonra limana dönerken 57’sinin testi pozitif çıktı. Kaynak: Balıkçılar Sağlam Gitti 57 Kişide Virüsle Döndüler

Arjantin’in Tierra del Fuego eyaletinden 61 balıkçı, koronavirüs testlerinin yaptırdıktan sonra Ushuaia kentindeki limandan ayrıldı.

Denizde geçen 35 günün ardından limana dönen balıkçıların 57’sinin testleri pozitif çıkarken, 2 balıkçı ise hastaneye kaldırıldı.

Yerel medya, balıkçıların limandan ayrılmadan önce 14 gün karantina uyguladıklarını fakat buna rağmen limana döndüklerinde mürettebatın hemen hemen tamamının koronavirüse yakalandığını duyurdu.

DOKTORLAR DA AÇIKLAYAMIYOR Tierra del Fuego eyaleti Sağlık Bakanlığı, mürettebatın koronavirüse nasıl yakalandığını açıklayamadıklarını belirterek “Kendileri 35 gün boyunca denizdeydi ve karaya ayak basmadılar. Gemiye yüklenen malzemeler ve yiyecek stokları da Ushuaia’daki limandan yüklendi. Semptomların nasıl ortaya çıktığını açıklayamıyoruz” dedi.