2.12.2019 Libya ile varılan son mutabakattan sonra Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarını gösteren harita paylaşıldı.

Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdür Vekili Büyükelçi Çağatay Erciyes, geçen hafta Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’ndan sonra Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarını gösteren haritayı sosyal medyada paylaştı.

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında 2011’deki anlaşmada belirlenen hat A ve B noktaları gösterilen haritada, Türkiye ve Mısır arasındaki “ana karalar arası ortay hat” C, D ve E noktalarıyla işaretlendi. Türkiye ile Libya’nın geçen hafta imzaladığı “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” ile belirlenen noktalar ise E ve F şeklinde gösterildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez Al Sarraj ile 27 Kasım’da İstanbul’da bir araya gelmişti.

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, görüşmede, Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında, “Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası” ile iki ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının muhafazasını hedefleyen “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının” imzalandığı bildirilmişti.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Doğu Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarına ilişkin Libya’yla imzalanan anlaşma hakkındaki soruya cevabında, anlaşmayla Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarının batıdaki sınırlarının bir bölümünün belirlendiğini bildirmişti.

Anlaşmanın uluslararası hukuka uygun olduğunun altını çizen Aksoy, şunları ifade etmişti:

“Esasen, tüm taraflar Doğu Akdeniz’de en uzun ana kara kıyısına sahip ülke olan Türkiye’nin kıyı projeksiyonunun adalarla kesilmeyeceğinin, iki ana kara arasındaki ortay hattın ters tarafında kalan adaların kara suları dışında deniz yetki alanı yaratamayacağının ve deniz yetki alanları hesaplaması yapılırken kıyıların uzunluklarının ve yönlerinin hesaba katıldığının farkındadır.

Nitekim, Türkiye bu anlaşmayı imzalamadan önce tarafları hakkaniyet çerçevesinde bir uzlaşı için görüşmelere çağırmıştır ve halen de görüşmelere hazırdır. Ancak, Türkiye’nin uluslararası hukuka dayalı ve hakkaniyeti temel alan bu yaklaşımı karşısında görüşmelere başlamak yerine sadece tek taraflı adımlar atarak Türkiye’yi suçlamak tercihine gidilmiştir. Bu anlayışın altında örneğin Türkiye’nin ana karasının karşısında küçük bir ada olan Meis’e kendi yüzölçümünün 4 bin katı kadar deniz yetki alanı kazandırmaya çalışan maksimalist ve uzlaşmaz Yunan-Rum tezleri yatmaktadır. Bu anlayış, zamanında Mısır’a 40 bin kilometrekare alan kaybettirmiştir. Libya’yla imzalanan son anlaşmayla iki ülkenin oldubittilere izin vermeyeceği en açık şekilde ortaya konmuştur.”

2.12.2019 Kasım ayı ihracat rakamları açıklandı

TİM Başkanı İsmail Gülle, “Kasım ayının lideri, 2,7 milyar dolarlık ihracat ile otomotiv sektörümüz olurken, 1,8 milyar dolara ulaşan kimyevi maddeler sektörümüz ikinci, 1,5 milyar dolara ulaşan hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz üçüncü oldu.” dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Kasım ayı ihracat rakamlarının açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, gelişen ve değişen dünyaya işaret ederek, zamanın ruhunun da büyük bir değişime işaret ettiğini söyledi.

Korumacılık, göç ve mülteci sorunu, dijital dönüşüm ve enerji arzı güvenliği gibi küresel meselelerin alışkanlıkları ve konforu zorladığını belirten Gülle, insanoğlunun yeni mücadele ve başarılara davet edildiğini kaydetti.

Gülle, “Artık dünya, Atlantik İttifakı’nın bir zamanlar öncülük ettiği konvansiyonel yöntemlerden, Asya-Pasifik’in öncülük ettiği bir dijital dönüşüm sürecini, Türkiye gibi yükselen gelişmekte olan ekonomiler ile birlikte küresel ekonomik-politikte çok sesli bir dönemin gerekliliğini ısrarla vurguluyor.” dedi.

Gülle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 5 yıl önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda söylediği “Dünya 5’ten büyüktür” sözünün artık uluslararası ortamlarda herkes tarafından dile getirildiğini söyledi.

Zamanın ruhunun sorgulandığını ve dünyada büyük değişimlerin yaşandığını ifade eden Gülle, şöyle konuştu:

 “Türkiye, gerek stratejik pozisyonu gerekse de dinamik ve kalifiye nüfusuyla en büyük ilk 10 ekonomi arasına girmeye aday gösteriliyor. Trans Avrasya Koridoru ve Akdeniz Havzası’ndaki gelişmelerin, gerek küresel ticarette gerekse uluslararası ekonomi politikte ülkemizi önemli bir üs olarak öne çıkarması da bu iddiaları destekler nitelikte. Cumartesi günü açılışı yapılan, 21. yüzyılın ‘kıtaları birleştiren’ enerji projelerinden birisi olan TANAP bunun en güzel örneği. Türkiye’nin bölgesel ve küresel vizyonu, bir kez daha gurur duyduğumuz başarılarla taçlanıyor.”

Türkiye’nin dünya ölçeğinde yürüttüğü çalışmalara değinen Gülle, “Türkiye bölgesinde, artık sadece AB ile değil, tüm aktörler ile dengeli ve çıkarları doğrultusunda çok yönlü ve güçlü bir politika izliyor.” dedi.

“KÜRESEL TİCARETTE YAŞANAN DARALMA BÜTÜN ÜLKELERİ ETKİLİYOR”

Açıklanan İhracat Ana Planı’nın sektörlere ve ihracatçılara katkılarına işaret eden Gülle, Kasım ayı ihracatının 16 milyar 214 milyon dolar olduğunu hatırlattı.

Gülle, “Küresel ticarette yaşanan daralma bütün ülkeleri etkiliyor. Ticaretin yavaşlaması küresel büyümede de önemli bir ivme kaybına sebep oluyor. İhracatçılarımızın tüm güçleriyle, tam performansla yürüttükleri çalışmalar, küresel ortalamanın üzerinde bir ihracat tablosu ile taçlanıyor, göğsümüzü kabartıyor. İhracatçılarımızın dinamizmi, doğru rota tespitleri ve stratejik kararları, hükümetimizin destekleri ile küresel arenadaki pozisyonumuzu daha iyi noktalara taşıyor, taşımaya da devam edecek.” ifadelerini kullandı.

“KASIM AYINDA İHRACAT AİLEMİZE 1545 FİRMA KATILDI”

İsmail Gülle, Kasım ayında ihracat ailesine 1545 firmanın katıldığını, 40 bin 677 firmanın ihracat gerçekleştirdiğini aktararak şunları kaydetti:

“Kasım ayının lideri, 2,7 milyar dolarlık ihracat ile otomotiv sektörümüz olurken, 1,8 milyar dolara ulaşan kimyevi maddeler sektörümüz ikinci, 1,5 milyar dolara ulaşan hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz üçüncü oldu. 9 sektörümüz, yüzde 10’un üzerinde artış yakalayarak başarılı bir performans sergiledi. Kasım ayının en güçlü performansına imza atanlar ise yüzde 447 artışla 162 milyon dolar ihracat gerçekleştiren gemi ve yat, yüzde 57 artışla 360 milyon dolara ulaşan savunma ve havacılık ve yüzde 48 artışla 265 milyon dolara ulaşan fındık sektörümüz oldu.

Sektörlerimizin ihracat yaptıkları ülke sayılarına baktığımızda, 208 ülke ve bölgeye gerçekleştirdiği ihracatla kimyevi maddeler birinci, 189 ülke ile hububat ikinci, 188 ülke ile çelik üçüncü oldu. Savunma ve havacılıkta Ukrayna’ya olan ihracatımız, 2018’in kasım ayında neredeyse sıfırken, 106,6 milyon dolara yükseldi. Kimyevi maddelerde ise İspanya’ya ihracatımız yüzde 113, Hollanda’ya ise yüzde 112 arttı.”

“OTOMOTİVDE AZERBAYCAN’A YÜZDE 100’ÜN ÜZERİNDE İHRACAT ARTIŞI GERÇEKLEŞTİ”

TİM Başkanı Gülle, 11 aylık tabloya bakıldığında, savunma ve havacılıkta Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’a, kimyevi maddelerde Lübnan, Nijerya, Singapur, Hollanda ve Slovenya’ya, çelikte Suudi Arabistan ve Ukrayna’ya, otomotivde Azerbaycan’a, fındıkta İtalya’ya yüzde 100’ün üzerinde ihracat artışı gerçekleştirdiklerini bildirdi.

Kasım ayında 210 ülke ve bölgeye ihracat yapıldığını belirten Gülle, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu ülkelerin 105’ine ihracatımız artarken, 70 ülkede artış yüzde 10’un, 32 ülkede ise yüzde 50’nin üzerinde gerçekleşti. En çok ihracat gerçekleştirdiğimiz ilk 3 ülke ise 1,5 milyar dolar ile Almanya, 1,1 milyar dolar ile Irak ve 948 milyon dolar ile Birleşik Krallık oldu. İlk 10 ülkenin ihracattaki payı yüzde 48,4 olurken, ilk 20 ülkede bu pay yüzde 66,4 oldu. Kasım ayında ihracat gerçekleştirdiğimiz ülke ve bölgeler detaylı incelendiğinde, aralarında ABD, Almanya, Hollanda, İspanya, Rusya ve İtalya’nın da yer aldığı tam 23 ülkeye kasım ayında her sektörümüz ihracat gerçekleştirmeyi başardı.”

“AB’NİN İHRACATTAKİ PAYI YÜZDE 47,5 OLDU”

İsmail Gülle, en büyük pazar olan AB’nin ihracattaki payının 7,7 milyar dolarlık hacim ile yüzde 47,5 olduğunu aktararak “AB’yi, 3,2 milyar dolar ile yakın ve Orta Doğu ülkeleri, 1,4 milyar dolar ile diğer Avrupa ülkeleri ve 1,1 milyar dolar ile diğer Asya ülkeleri takip ediyor. İllerimizde ise kasım ayında 41 ilimizin ihracatını artırdığını görüyoruz. En çok ihracat gerçekleştiren ilk 3 ilimiz sırasıyla 6,1 milyar dolarla İstanbul, 1,38 milyar dolarla Bursa ve 1,3 milyar dolarla Kocaeli oldu.” diye konuştu.

En dikkat çekici artışların, yüzde 2 binlik artışla 88 milyon dolar ihracata imza atan Yalova’da, yüzde 504 artışla 94 milyon dolara ulaşan Çorum’da ve yüzde 103 artışla 35 milyon dolar ihracat yapan Giresun’da olduğunu bildiren Gülle, Yalova’da gemi ve yat sektörünün, Çorum’da mücevher ve Giresun’da fındık sektörünün kasım ayında olağanüstü bir performans sergilediğini kaydetti.

“MİKTAR BAZLI, KASIM AYINDA GEÇEN YILA GÖRE YÜZDE 6,8 ARTIŞLA 13 MİLYON TONA ULAŞTIK”

TİM Başkanı Gülle, kasım ayında TL ile açılan beyannamelere göre, 176 ülkeye toplam 5,3 milyar TL ihracat gerçekleştirildiğini belirterek, şunları kaydetti:

“7 bin 190 firmamızın ihracat işlemlerinde TL’yi tercih ettiğini görüyoruz. Miktar bazında ihracatımıza gelecek olursak, kasım ayında geçen yıla göre yüzde 6,8 artışla 13 milyon tona, yılın ilk 11 ayında ise yüzde 16,5 artışla 134 milyon tona ulaştık. Avro-dolar paritesinde 2018 yılı sonundan bu yana gözlenen gerileme, ihracatımıza etki eden önemli etkenlerden birisi. Kasım ayında paritedeki gerilemenin negatif etkisinin 193 milyon dolar düzeyinde şekillendiğini, yılın 11 ayında ise pariteden kaynaklanan negatif etkinin 4,4 milyar dolar olduğunu görüyoruz.”

Gülle, ihracatçılar olarak bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da aynı gayretle çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

2.12.2019 Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne 129 personel alınacak

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün Resmi Gazete’de yayımlanan ilanına göre, kurumun 129 personeli istihdam edeceği bildirildi.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nce 129 personel istihdam edilecek.

Kurumun Resmi Gazete’de yayımlanan ilanına göre, kurayla lise mezunu 42 gemici ve 39 yağcı alınacak.

Ayrıca, lisans mezunu KPSS ile 25 deniz trafik operatörü, 12 mühendis ve 11 kaptan alımı yapılacak.

İlanlar, Türkiye İş Kurumu’nun internet adresinde yayınlandıktan sonra başvuru süreci başlayacak.

30.11.2019 Girne üniversitesi Denizcilik Fakültesi, IAMU üyeliğine kabul edildi

Girne Üniversitesi Denizcilik Fakültesi, dünya denizciliğinde söz sahibi üniversite ve fakültelerin yer aldığı Uluslararası Denizcilik Üniversiteleri Birliği (IAMU) üyeliğine kabul edildi.

Girne Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nin Dünya Denizcilik Üniversiteleri Birliği(IAMU)’ne üye olmak için yaptığı başvurunun olumlu sonuçlandığı ve tüm Denizcilik Fakültesi Gemi Makine İşletme Mühendisliği, Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği lisans, ön lisans ve yüksek lisans programları ile Deniz Ulaştırma İşletme lisansüstü programının kalite yönetim sistemi ile birlikte tesciline ve genel kurula katılan tüm üyelerce eksiksiz onaylandığı bildirildi.

Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği Bölüm Başkan Vekili Uzakyol Başmühendisi Volkan Varışlı, Türkiye’de denizcilik eğitimi alanında yetkilendirilmiş olarak faaliyet gösteren sayılı üniversitenin Uluslararası Denizcilik Üniversiteleri Birliği’ne (IAMU) üye olduğunu ifade ederek Girne Üniversitesi’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bu anlamda bir ilke imza atmasının gurur verici olduğunu ifade etti.

Söz konusu üyelik sürecini yürütmekle görevlendirilen Uzakyol Başmühendisi Varışlı, IAMU’ya üye üniversitelerin ve eğitim kurumlarının denizcilik alanında önde geldiğini ve her birinin dünya denizcilik filolarına yön vermenin ötesinde Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) işleyişinde de etkin rol aldığını söyledi.

Hızla gelişen denizcilik camiasında bu alandaki eğitim ve öğretimin öneminin vurgulanması amacıyla 1999 yılının Kasım ayında kurulan IAMU’nun şu an toplam 66 üyesi olduğunu dile getiren Varışlı, üye üniversitelerin insansız gemilerin tasarım ve işletimi de dahil ortak projelerde öğrenci değişim programları, ortak uluslararası sertifikasyon programlarının üretimi gibi alanlarda işbirliği yaptığını kaydetti.

KALİTE YÖNETİM TESCİLİ ONAYLANDI

Denizcilik Fakültesi Araştırma Görevlisi Gökhan Tarı ise, sürecin mevcut tüm denizcilik lisans, ön lisans ve yüksek lisans programlarının kalite yönetim sistemi ile birlikte tesciline ve genel kurula katılan tüm üyelerce eksiksiz onayına yönelik yazılı süreci bir yılı aşkın bir süredir titizlikle takip ettiklerini belirtti.

Tarı, yakalanan ivmenin devamı için farklı bayrak devletleri, kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin sürdürülmesinde görev alma konusunda büyük bir istek ve azimle çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Yüksek teknolojiye sahip simülasyon odaları, eğitim ve araştırma gemisi, tam donanımlı laboratuvarları ve alanında uzman akademik kadrosuyla eğitim veren Girne Üniversitesi Denizcilik Fakültesi bünyesinde Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği ve Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği lisans ve ön lisans programlarıyla birlikte, Fen Bilimleri Enstitüsü Deniz Ulaştırma İşletme lisansüstü programı yer alıyor.

29.11.2019 Arkas Line, Kuzey Afrika servisini genişletiyor

Arkas Line, Kuzey Afrika limanlarındaki etkinliği ve kapasitesini artırmak amacıyla mevcut servis yapısını Cezayir Devlet şirketi CNAN ile yaptığı yeni servis anlaşmaları ile değiştirdi.

Halihazırda Cezayir’in Algiers, Oran, Bejaia, Skikda, Annaba, Arzew; Tunus’un Sousse, Bizerte, Rades ve Libya’nın Misurata, Khoms ve Tripoli limanlarına düzenli olarak servis veren Arkas Line, bu anlaşma ile CNAN’ın Cezayir limanlarında sahip olduğu yanaşma önceliği ve Cezayir Devleti’nin deniz nakliyesinde ulusal bayraklı gemiler konusundaki yeni uygulamalarından faydalanacak.

DİREKT SERVİS

Yeni servis yapısı ile Arkas Line daha önce direkt servis vermediği, Kuzey Afrika’da önemli bir pazar sahibi olan Fransa’dan da haftalık olarak Cezayir limanlarına servis vermeye başlayacak.

Arkas Line, AEX (Algiers Ekspres), OEX (Oran Ekspres), BEX (Bejaia Ekspres) servislerini açarak özellikle sıkışıklık yaşanan Oran ve Bejaia Limanlarında avantaj sağlayacak. Diğer yandan yeni BEX servisi de Arkas Line‘ın Türkiye-Algiers servisinin kapasitesinin artmasını sağlayacak.

CEZAYİR’DEKİ YENİ REGÜLASYONLAR

22 Ekim 2019’da yürürlüğe giren yeni gümrük mevzuatı uyarınca bundan sonra bütün hat operatörleri liman gümrüğünün de dahil olduğu 13 adet gümrük idaresinden birine, gemi varışındaki gümrük kararına göre deklarasyonda bulunabiliyor.

CNAN hattı bu uygulamada bir ayrıcalık sahibi ve sadece liman gümrüğüne deklarasyonda bulunuyor. Dolayısı ile Arkas Line CNAN ile beraber servis verdiği AEX ve OEX servislerinde liman gümrüğüne deklarasyonda bulunurken Türkiye çıkışlı diğer Algiers servisinde (NAS) yeni uygulamadan yararlanacak.

Bu yeni uygulama kara terminallerinin var olduğu Algiers, Oran ve Annaba limanlarında geçerli olacak. (Diğer Cezayir limanlarında kara terminalleri bulunmuyor.)

Arkas Line’ın 26 Kasım 2019 tarihinden itibaren hayata geçecek yeni  NAS Servisi’nin (Kuzey Afrika Servisi) rotası:

İzmir (Alsancak ) / Yarımca (DPW ) / Marport / Annaba / Skikda / Algiers

AEX Servisi’nin (Algiers Ekspres) rotası:

Marinda di Carrara / Cenova ( Messina ) / Marsilya (Socoma) / Barselona (Port Nou) / Castellon ( Noatum ) / Valensiya (APMT) / Algiers

OEX Servisi’nin (Oran Ekspres) rotası:

Valensiya ( APMT ) / Barselona ( Port Nou) / Oran

BEX Servisi’nin (Bejaia Ekspres) rotası:

Marina di Carrara / Marsilya (Socoma) / Barselona ( Port Nou + APMT ) / Bejaia / Oran / Skikda

CAX Servisi’nin (Constanza – Arzew Eskpres) rotası:

Constanza / Marport / Gemlik / Arzew

29.11.2019 Beşiktaş Tersanesi, Yunanistan’da ofis açtı

Altınova’da hizmet veren Beşiktaş Tersanesi, Atina’da ofis açtı. Bugüne kadar bin 500’den fazla gemiye bakım, onarım ve havuzlama hizmeti veren tersanenin bu hamlesiyle dünyaya açılmayı hedeflediği kaydedildi.

Yalova’nın Altınova ilçesinde bulunan Beşiktaş Tersanesi, Yunanistan’ın başkenti Atina’da bir ofis açtıklarını duyurdu. Tersane, bu sayede dünyaya açılmayı hedefliyor.

Kuruluşundan bu yana bin 500’ün üzerinde gemiye bakım, onarım ve havuzlama hizmeti veren Beşiktaş Tersanesi dünyaya açılıyor.

Atina’da bir ofis açan Beşiktaş Tersanesi, açılışını birçok ülkeden gelen davetlilerin katıldığı bir törenle gerçekleştirdi. Firma, yeni ofis açılışını resmi internet sitesi kanalıyla da duyurdu.

Yapılan açıklamada, “Beşiktaş tersane olarak Atina ofisi açılışını kutladık. Önde gelen nakliyat şirketlerinden 150 misafiri Alimos’daki yeni ofisimize kokteyl ile ağırladık. Kuruluşundan bu yana Beşiktaş Tersanesi bin 500’ün üzerinde gemi bakım, onarım ve havuzlama gerçekleştirmiştir. Çalışan mutluluğu, iş güvenliği ve zamanında proje teslimi sayesinde tersanemiz dünyanın önde gelen denizcilik firmalarının ilk tercihi olmaya devam etmektedir. Maersk Tankers (Danimarka), Centrofin (Yunanistan), Motia (İtalya), Laeisz (Almanya), Celsius (Danimarka) ve BW-Hafnia (Singapur) tersanemizi sürekli ziyaret eden firmalar arasındadır. Çalışanlarımızın ve alt yüklenicilerimizin desteğiyle Dünya’nın önde gelen bakım ve onarım tersanesi olma iddiamızı yıllar boyunca sürdüreceğimize inancımız tamdır.” denildi.

28.11.2019 Tersan Tersanesi, Ervik Havfiske’ye 2 adet fabrika balıkçı gemisi teslim etti

Tersan Tersanesi, Ervik Havfiske grup bünyesinde faaliyet gösteren FROYANES AS ve VESTKAPP AS’ye 2 adet fabrika balıkçı gemisinin teslim edildiğini duyurdu. Tersan Tersanesi İş Geliştirme ve Pazarlama Direktörü Şakir Erdoğan, “Ervik Havfiske, Tersan için çok önemli bir iş ortağıdır” dedi.

Tersan Tersanesi, Ervik Grup şirketlerinden FROYANES AS ve VESTKAPP AS’ye 2 adet fabrika balıkçı gemisi teslimatını başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. 

Marin Teknik tarafından tasarlanan 2 kardeş gemi, Atlantic’te balıkçılık operasyonları yürütmek üzere Tersan Tersanesi’nden ayrıldılar.

İlk 3 gemi, başarılı bir şekilde balıkçılık operasyonlarını sürdürmeye devam ederken 54 metre uzunluğundaki yeni 2 gemi, Tersan Tersanesi’nin Ervik Havfiske için başarılı bir şekilde üretmiş olduğu 4. ve 5. gemi oldular.

Ayrıca Tersan Tersanesi’nin 100., Ervik grup şirketlerinin ise 6. olan NB1100 fabrika balıkçı gemisinin inşası da Tersan Tersanesi’nde halen devam ediyor. Geminin 2021’in son çeyreğinde teslim edilmesi planlanıyor. 

Tersan Tersanesi İş Geliştirme ve Pazarlama Direktörü Şakir Erdoğan, Ervik Havfiske’ye başarılı bir şekilde 2 gemi daha teslim etmiş olmaktan çok mutlu ve onurlu olduklarını dile getirdi.

Erdoğan, “Bu seri gemilerin teslimatı Ervik ailesi ile aramızdaki ilişkinin ne kadar uzun soluklu ve başarılı olduğunun bir göstergesidir. 2011 yılında Norveç’e yaptığımız ilk anahtar teslim gemi teslimatımızın sahibi olan Ervik Havfiske, Tersan için çok önemli bir iş ortağıdır. İlk siparişlerinde bize güvenerek balıkçı gemisi pazarında gerçekleştireceğimiz başarıların temelini atan Ervik Havfiske’ye yeni gemiler teslim etmek bizi ayrıca çok mutlu ediyor. Aynı şekilde tersanemizde halen üretimi devam eden Tersan’ın 100., Ervik ailesinin de Tersan tarafından üretilmiş 6. gemisi olacak olan NB1100 fabrika balıkçı gemisinin teslimatı içinde aynı heyecanla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

 

27.11.2019 Çin Gemi İnşa Endüstrisi Şirketi, Pekin’de açıldı

Çin, dünyanın en büyük gemi inşa şirketini kurmasının ardından firmanın hizmet vereceği tersanenin açılışını Pekin’de yaptı. Çin Gemi İnşa Endüstrisi Şirketi Başkanı Lei Fanpei, birleşmenin Çin Komünist Partisi, Merkez Komite Partisi ve Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in ülkenin gemi endüstrisi konusundaki beklentilerini temsil ettiğini söyledi.

Dünyanın en büyük gemi üreticisi şirketi olarak kurulan Çin Gemi İnşa Endüstrisi Şirketi, Pekin’de düzenlenen törenle açıldı.

Dev şirket, üretim kapasitesine göre ülkenin en büyük iki gemi üreticisi olan China State Shipbuilding Corp ve China Shipbuilding Industry Corp’un birleşmesiyle kuruldu. Birleşme, geçtiğimiz ay Çin hükümeti tarafından onaylandı.

Yeni şirketin yaklaşık 310.000 çalışanı, ülke çapındaki üretim kompleksleri ve 35 enstitünün yanı sıra 112 milyar doları bulan toplam varlıkları dahil 147 yan kuruluşu bulunuyor.

Şirket tarafından yayınlanan açıklamaya göre, uçak gemileri ve denizaltılar gibi Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması tarafından dağıtılan başlıca askeri donanım şirketin yan kuruluşları tarafından tasarlandı ve üretildi.

Askeri ürünlere ek olarak şirketin ayrıca sıvılaştırılmış doğalgaz, konteyner gemileri ve çok büyük kargo gemileri gibi sivil gemiler konusunda da güçlü araştırma ve üretim yeteneklerine sahip olduğunu belirtildi.

Açıklamada, “China Shipbuilding Corp, güçlü denizcilik ve imalat sanayileri kurma, bilim ve teknolojiyi geliştirme, orduyu dünya çapında bir güç haline getirme ve şirketin kendisini en üst düzey bir işletmeye dönüştürmeye yönelik ulusal stratejileri sürdürecek” denildi.

Açıklamanın devamında, “Küresel pazarda rekabet üstünlüğü olan birinci sınıf bir gemi yapımcısı olmak için çaba göstereceğiz” ifadelerine yer verildi.

Çin Kamu Varlıkları Denetim ve Yönetim Komisyonu (SASAC) Başkanı Hao Peng, “Çinli bir gemi yapım şirketi oluşturmak, yerli gemi yapım endüstrisindeki rekabeti artırmanın, ulusal kalkınmayı, savunma teknolojisini ve devlete ait işletmelerin reformunu arttırmanın bir yoludur” dedi.

Çin Gemi İnşa Endüstrisi Şirketi Başkanı Lei Fanpei, Pekin’de düzenlenen bir törenle birleşmenin Çin Komünist Partisi, Merkez Komite Partisi ve Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in ülkenin gemi endüstrisi konusundaki dikkatini ve beklentilerini temsil ettiğini belirtti.

Lei, “Stratejik birleşme, Merkez Komitesi ve Devlet Konseyi tarafından yönlendirildi ve ülkemizin denizcilik ve imalat sektörlerinin rekabet edebilirliğini arttırmak ve bilim ve teknolojimizi geliştirmek için çok anlamlı” dedi.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, ülkenin savunma teknolojisi endüstrisinin büyümesi, devlete ait işletmelerin reformu ve gelişmesi için de önemli olduğu, iç ve dış pazarlarda rekabet edebilmek için daha güçlü bir yetenek olduğuna dikkat çekti.

China State Shipbuilding Corp şirketinin başlıca varlıkları Çin’in güneyindeydi; China Shipbuilding Industry Corp’un ise esas olarak ülkenin kuzey bölgelerinde yer aldı.

İki devin birleşimi ile kurulan yeni şirketin geliri, piyasa değeri bakımından dünyanın en büyük 3 gemi üreticisi olan Güney Koreli Hyundai Heavy Industries Co., Daewoo Shipbuilding & Marine Engineering Co. ve Samsung Heavy Industries Co.’nun toplam gelirlerinden fazla olacak.

26.11.2019 Mersin Limanı’na 2018’de 4 bin 257 gemi yanaştı

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Limanı sahasını gezdi ve Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. (MIP) yetkililerinden bilgi aldı. Seçer, Mersin Limanı’ndan otobana bağlantı yoluyla ilgili imar çalışmalarını yaptıklarını, bu konuda TCDD’nin adımlarını beklediklerini söyledi.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer, Mersin Limanı’nda MIP Genel Müdürü Johan Van Daele ve şirketin üst düzey yöneticileriyle bir araya geldi.

Ziyarette limanla ilgili bir sunum yapan MIP Ticaret Grup Müdürü Kerem Kavrar, Mersin Limanının çok amaçlı bir liman olduğunu, sadece konteynır elleçlemesi değil, petrol ürünleri hariç her türlü yük elleçlemesinin yapıldığını ifade etti.

Limana geçen yıl 4 bin 257 gemi geldiğini belirten Kavrar, limanda elleçlenen yükün yüzde 90’ının Mersin’in hinterlandına ait olduğunu belirtti.

Sunumun ardından MIP Genel Müdürü Daele, Seçer’e bir tablo hediye etti.

Bilgilendirme programı, denizden ve karadan liman sahasının gezilmesi ile sürdü. Seçer, gezi sırasında MIP yetkililerinden limanın genişleme alanları, rıhtımları ve yol bağlantıları hakkında bilgi aldı.

İncelemeleri sırasında açıklama yapan Seçer, Mersin Limanının kuzeyinde, Mersin’in doğu girişinde yer alan araziler için önceki dönemde yapılan imar planlarının belediye meclisi tarafından reddedildiğini söyledi.

Seçer, “Bu bölgede daha iyi, daha akılcı bir plan yapacağız. Burası Mersin’in doğu girişi. Şehirlerin girişleri evlerin girişi gibidir. Şehrin girişinin böyle dağınık, düzensiz olması uygun değil. Burayı düzenlememiz gerekiyor. Bu bölgede belediye olarak bizim de arazimiz var. Onu ne şekilde değerlendireceğimiz konusunda henüz bir düşüncemiz yok. Elbette kamu yararını gözetecek şekilde değerlendireceğiz” dedi.

“TIRLAR ŞEHİR İÇİ TRAFİĞE KARIŞMADAN LİMANA GİRECEK”

Mersin Limanına giriş çıkış yapan tırların şehir içi trafiği aksattığını dile getiren Seçer, yıllardır süren bu sorunun çözümü için Mersin Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ve MIP’in işbirliği yapması gerektiğini vurguladı.

Seçer, “Liman önündeki araç yığılmaları şehrin girişi olan o bölgede hem görüntü kirliliği hem de trafik sorunu oluşturuyor. Bu sorun, otoban bağlantı yolunun direkt limanın içerisine girecek şekilde uzatılması ile çözülür. Araçlar bize trafik anlamında sıkıntı vermeden limana girer, yükünü boşaltır. Otoban bağlantı yolunun limana kadar uzanması için TCDD ve MIP ile birlikte güçlü bir projenin işbirliğinin ilk adımlarını atmıştık. Bununla ilgili imar planları hazırlıklarımızı yaptık. TCDD’nin adımlarını bekliyoruz” diye konuştu.

26.11.2019 Global Yatırım Holding, Çinliler’den Pire Limanı’nın işletmesini devralacak

Çinliler’in, işletmesini yaptığı Yunanistan’ın önemli limanlarından birisi olan Pire Limanı’nın işletmesini Global Yatırım Holding’e devretmek için harekete geçtiği öğrenildi. Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman ise, konuyla ilgili “Görüşmelere başladık” dedi.

Türkiye’de dahil olmak üzere 11 ülkede faaliyet gösteren portföydeki 17’si kruvaziyer, 2’si ticari olmak üzere toplam 19 liman sayısına ulaşan Global Yatırım Holding, bir limanın işletmesini daha devralıyor.

Sabah Gazetesi Yazarı Özlem Doğaner, Çinliler’in Pire Limanı’nın işletmesini Mehmet Kutman’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Global Yatırım Holding’e devredeceğini yazdı.

Özlem Doğaner, köşesinde şunları yazdı:

“Türkiye, sadece bölgesinde diplomatik, askeri ve ekonomik alanda adından söz ettiren adımlar atmıyor. Bu zorlu ve öğretici coğrafya yetiştirdiği herkese, iş insanından finansçısına, bilim insanından sporcusuna mücadeleyi ve başarıyı aşılıyor. Artık dünyanın her köşesinden Türklerin başarı hikayeleri geliyor. Onlardan biriyle, Karayipler’de işletmesini aldığı limanlarla adı “Karayip Korsanları”na çıkan Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman ile konuştum.

Kutman, “Önce Havana sonra Antigua, Nassau derken bölgede herkes özelleştirmeye ilgi duymaya başladı. Tek gelirleri limanlar. Şu anda zannediyorum 26 limana teklif aşamasındayız. Dolayısıyla bir Pandora kutusu açıldı Karayipler’de. Bizim orada yaptığımız şey bir tek kruvaziyer ayağı değil, bir noktada bağ kuruyoruz. Elektriğe, yola, okula, ayakkabıya her şeye ihtiyaçları var. Gelir seviyesi yüksek 20-30 ada var. İhracatçılarımız için çok önemli kapı. Gönül ister ki devlet büyüklerimiz spesifik bir Karayip turu yapsın ihracatçılarla birlikte” dedi.

Dünyada 800’ü aşkın kruvaziyer limanı var. Bunlardan 300 tanesi önemli, 50 tanesi çok önemli. Bu 50’nin 20’sini Global Ports işletiyor.

Kutman, “20-30 tanesini daha önümüzdeki 24-36 ay içinde bitirmemiz lazım. THY nasıl bayrağımızı dünyaya taşıyorsa biz de taşıyoruz” diyor.

Bu performans Çin’in de dikkatini çekmiş. Çin limanları stratejik yatırım alanı olarak görüyor. Geçtiğimiz haftalarda açılışına Çin Devlet Başkanı Şi’nin de katıldığı Yunanistan’ın Pire Limanı ise kritik önemde.

Kutman, Çinliler’in Pire’nin işletmesini kendisine teklif ettiğini söyledi:

“Görüşmelere başladık. Orada da bayrak dikebiliyorsak, ülkemizi temsil edebiliyorsak, niye yapmayalım?”

 

26.11.2019 Türkiye ile Rusya arasında feribot seferleri başlıyor

Rusya, Zonguldak ile Kerç Boğazı arasında hem yolcu hem de kargo taşımacılığı yapacak feribot seferlerine başlanacağını duyurdu.

Türkiye ile Rusya arasında 2017 yılında yapılan deniz taşımacılığı işbirliği anlaşması çerçevesinde Zonguldak Limanı ile Rusya’nın Kerç Boğazı arasında yolcu ve kargo taşımacılığı yapacak gemi seferlerine başlanacağı duyuruldu.

Güney Bölgesel İhracat Destek Merkezi Direktörü Natalya Serova, yaptığı açıklamada Zonguldak ile Kerç Boğazı arasında haftada bir kez düzenli olarak sefer yapmasına dair onay verildiğini bildirdi.

Serova, “Gemi ile birlikte yük taşımacılığı yapılmasıyla lojistik maliyetini en aza indirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Gemi seferlerinin başlayacağı tarih ile ilgili henüz bilgi verilmezken taşımacılık için son çalışmaların devam ettiği ifade edildi.

Zonguldak’ta tamamlanan Filyon Projesi ile Türkiye’den Rusya, Gürcistan, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelere Karadeniz üzerinden deniz yolu ile ihracat yapılması hedefleniyor.

Zonguldak, Karabük ve Bartın’da sanayi yatırımlarının arttırılması planlanırken geçtiğimiz günlerde Zonguldak’a hava taşımacılığı için bir havaalanı daha yapılması gündeme gelmişti.

22.11.2019 Balon balığı, Akdeniz’in ekolojisine ve ekonomisine zarar verdi

Türkiye’de yabancı tür olarak tanımlanan ve Akdeniz’de sayıları artan zehirli balon balıkları, ekolojiye ve ekonomiye zarar veriyor.

Çevre alanında danışmanlık yapan biyolog Dr. Baki Yokeş, son günlerde sıkça gündeme gelen balon balığına ilişkin sorularını yanıtladı.

Balon balığının 5 türü olduğunu dile getiren Yokeş, “Diğer denizlerden gelen bu balıklar daha çok 2000’li yılların başlarında Akdeniz’de görülmeye başlandı ve Akdeniz’de bir anda popülasyon patlaması oldu. Hemen hepsi yaygın şekilde Doğu Akdeniz’de görülüyor.” dedi.

Yokeş, balon balığının 2000’li yılların başından itibaren Türkiye, özellikle Doğu Akdeniz için büyük bir problem haline geldiğini belirterek, Akdeniz’de balon balığını yiyen ve tamamen besini ona bağlı, bilinen bir predator tür bulunmaması nedeniyle balon balığını baskılayacak bir unsur olmadığını kaydetti.

Etinin zehirli olmasının yanı sıra balon balığının küçük ölçekli balıkçıları olumsuz etkilediğini anlatan Yokeş, şu bilgileri verdi:

“Balon balığının çok kuvvetli bir çenesi var, oltaları, iğneleri kırıyor, kurşun zokaları koparabiliyor. Tutmak mümkün değil. Aşağıda ne varsa, ağ, olta gibi bunları parçalayabiliyor. Türkiye’deki küçük ölçekli balıkçılık üzerine yapılan bir çalışmaya göre yaklaşık yıllık 2 milyon avrodan fazla bir zararı var küçük balıkçılığa. Balon balıkları bazı yerlerde olta balıkçılığını öldürdü diyebiliriz. Ağları tahrip ediyor, oradan da zarar veriyor. Doğu Akdeniz’in hem ekolojisine hem de ekonomiye büyük zararı oldu.”

“Laboratuvarda sentezlenen bir ilacı doğadan toplamaya çalışmak ekonomik değil”

Baki Yokeş, gündeme gelen önlemlere değinirken, balon balıklarının zehri tetrodotoksinin (TTX) ağrı kesici, uyuşturucu olarak kullanılabildiğini ancak muadilinin çok olduğunu aktardı. Yokeş, “İlk defa 1972 yılında sentezlemişler. Dolayısıyla doğadan toplayıp bundan TTX elde etmek çok ekonomik bir şey değil. TTX’i hayvan kendisi üretmiyor, üreten bakteriler var. Besin yoluyla bu bakterileri alıyor, TTX’i sindirdiği zaman karaciğerde ve bir takım dokularında birikiyor. TTX miktarı mevsimden mevsime, lokal olarak, boyuna göre ve türden türe değişebiliyor. Laboratuvarda sentezlenen bir ilacı doğadan toplamaya çalışmak ekonomik değeri olan bir şey değil. Ekolojik olarak da bir şey olabilir ve bunların soyu tükenebilir Akdeniz’de. Dolayısıyla ekonomik bir yatırım değil.” diye konuştu.

Balon balığının etinin insanlar tarafından tüketilmesinin mümkün olmadığına işaret eden Yokeş, şunları söyledi:

“Ekonomiye kazandırsak o zaman belki üzerinde bir av baskısı olur ama av baskısı oluşturulamıyor. Akdeniz’de bunun üzerine beslenebilecek bir tür de yok. Ancak daha iyi avlama metotları geliştirilip yakalayıp da yok etmek üzerine gidilebilir. Bu da sürdürülebilir bir şey değil. Türkiye yapsa, İsrail’de, Suriye’de, Lübnan’da var; İspanya’ya, Kırım’a kadar gitti bazı türler. Bütün Akdeniz’de var, başa çıkabilmek pek mümkün değil. Ekonomiyi biraz güçlendirmek, küçük ölçekli balıkçılığa etkisini azaltmak için daha sağlam avlanma yöntemleri, araçları, gereçleri geliştirilebilir, balon balıklarına karşı mücadele edilebilir ve balıkçılar avlayabilecekleri türleri avlayabilir.”

Yokeş, su ürünleri tebliğlerinde balon balığının karaya çıkartılmasının yasak olduğunu aktardı.

Karaya çıkartılması halinde kuş, kedi ve köpekler tarafından yenilmesinin ölüme yol açtığı örnekleri hatırlatan Yokeş, balıkçıların yakaladıkları zaman balon balıklarını açıkta bir yerde denize atmaları gerektiğinin altını çizdi.

21.11.2019 Mersin Limanı, 9’uncu kez ‘Yılın Liman İşletmecisi’ ödülünü aldı

Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ (MIP) Logitrans Uluslararası Transport ve Lojistik Fuarı kapsamında bu yıl 10’uncu kez düzenlenen ‘Atlas Lojistik Ödülleri’nde 9’uncu kez ‘Yılın Liman İşletmecisi’ ödülünün sahibi oldu.

Lojistik sektörünün medyası ve sivil toplum örgütlerinin desteği ile 10 yıldır aralıksız devam eden ‘Atlas Lojistik Ödülleri’ yarışmasının ödül töreni İstanbul Fuar Merkezi’nde yapıldı.

Liman İşletmecileri dalında ise zirvenin sahibi yine MIP oldu. Ciro, çalışan sayısı, elleçlenen konteyner miktarı, kuru ve sıvı yük miktarı gibi kriterlerin değerlendirildiği liman işletmecileri kategorisinde Türkiye’nin lider limanı MIP’nin yıllık elleçlenen yük miktarında yaşanan artış dikkat çekti.

Bu artışla MIP ‘Yılın Liman İşletmecisi’ oldu. Ödülü MIP adına Pazar Araştırma Müdürü Mesut Gümrah aldı.

PSA International ve Akfen Holding ortaklığıyla 2007 yılında kurulan ve 2017 yılında IFM Investors’ın hissedarları arasına katıldığı MIP, Türkiye’nin en büyük konteyner limanı niteliğiyle Temmuz ayında düzenlenen Türkiye Lider Marka Ödülleri Töreni’nde de ‘Yılın Liman İşletmeciliği Markası’ ödülünün sahibi olmuştu.

Adayların başvurusuna bağlı olarak gerçekleşen ve farklı kategorilere göre jüri üyelerinin değerlendirmesine sunulan Atlas Lojistik Ödülleri’nde ‘Yılın Liman İşletmecisi’ olan MIP, bu ödülle 12’nci yılında, 18’nci kez ödüle değer görülmüş oldu.

21.11.2019 Arkas, Mersin narenciyesini Samsunport’tan taşıyacak

Üreticinin ürününü daha hızlı ve kısa bir sürede pazara ulaşmasını sağlamak, ülke ihracatına destek olmak amacıyla başlatılan Samsun-Novorossiysk-Samsun hattının ilk gemisinin Samsunport’a yanaştığı öğrenildi.

Yeni başlayan Samsun-Novorossiysk-Samsun hattının ilk gemisi “Karla A”, Samsunport’a yanaştı. Gemiden soğutuculu konteynerlerin tahliyesine başlanıldı.

Hava ve liman durumuna bağlı olarak 3 ila 4 günde bir yapılacak sefer ile ihracatın hızlı ve güvenli bir şekilde devam etmesi sağlanacak.

Kara nakliyesi ile Samsun’a gelen yükler, Samsunport tarafından soğutuculu konteynerlere yüklenecek ve Rusya’ya ihraç edilecek.

Arkas ve Samsun Limanı yetkililerinin belirttiği üzere amaç, üreticinin ürününü daha hızlı ve kısa bir sürede pazara ulaşmasını sağlamak, ülke ihracatına destek olmak.

19.11.2019 Hasan Engin: Taşucu Seka Limanı bir an önce özelleştirilsin

MESİAD Başkanı Hasan Engin, Taşucu SEKA Limanı’nın bir an önce özelleştirilerek yatırımların başlamasını istedi. Engin, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri açısından Taşucu Seka Limanı’nın Türkiye için stratejik bir öneme sahip olduğunu kaydetti.

Mersin Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (MESİAD) Başkanı Hasan Engin, 2006 yılından bu yana atıl durumda olan 290 bin metrekarelik Seka Kağıt Fabrikası arazisi ve Taşucu Seka Limanı Limanı sahasında incelemelerde bulundu.

Yaptığı incelemelerin ardından açıklama yapan Başkan Engin, “Taşucu Seka Limanı 6 adet rıhtıma sahip. Bu rıhtımlardan üç tanesi yolcu ve araç gemisi, diğer üç rıhtım ise ticari gemiler için kullanılmaktadır. Rıhtım derinliğinin 10 metre olduğu liman aynı zamanda feribot ile Ro-Ro gemilerinin kullanımına da uygundur. Limana şu anda 6 gemi aynı anda yanaşabiliyor, bu da önemli bir özelliğidir. Liman ayrıca 200 metreye kadar uzunluğa sahip tüm gemilere hizmet verebilmektedir. 118 bin metrekare beton saha, 3 adet toplam 9 bin metrekare kapalı ambara sahip Seka Limanı’nda günde 1000 ton dökme yük yüklemesi yapılabilmektedir” dedi.

Limanın özelleşmesi ile birçok yatırımın başlayacağını ve bölgenin istihdam kapısı olacağını belirten Engin, Taşucu Seka Limanın SEKA kağıt fabrikasına değil, Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ’ye ait olduğunu söyledi.

Engin, “Bu limanın özellikle özelleştirme kapsamına alınmasını ve bir an önce özelleşmesini istiyoruz. 290 bin metrekare arka plandaki karasal alan tamamen atıl durumda, fabrika atıkları ve molozlarla dolu alanın aktif hale getirilmesini ve düzenlenmesini istiyoruz. Konteyner ana depolama olmasa bile burada depolama alanları olabilir, dökme limanın arka planı olabilir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri açısından Taşucu Seka Limanı’nın Türkiye için stratejik bir öneme sahip olduğunu kaydeden Başkan Engin, şunları söyledi:

“Limanda Doğu Akdeniz’de sismik araştırma yapan Fatih ve Yavuz petrol ve doğalgaz arama gemilerine gıda, çimento, akaryakıt ve çeşitli malzemeleri taşıyan 6 destek gemisi bulunuyor. Önümüzdeki süreçte Akdeniz’de petrol veya doğalgaz rezervleri bulunursa Akdeniz’deki gemi trafiği büyük derecede artacaktır. Taşucu Seka Limanı bu ihtiyacı karşılayabilecek konuma getirilmelidir ve stratejik önemi daha artacaktır. Ayrıca limandan KKTC ve Lübnan’a yolcu ve araç taşımacılığı yapılıyor. Bu faaliyetlerin daha da aktifleştirilmesi için limanın özelleşmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Tersane için sık sık gündeme gelen ‘Çevreyi kirletecek’ açıklamalarına da değinen Engin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tersanede iki havuz kullanılacak ve gemiler kızaklarla karaya çekilecek. Akdeniz’de gemilerin bakım ve onarımını yapacak hiçbir tersane yok, bu da Akdeniz’e bir tersane gerekliliğini ortaya koyuyor. Marmara ve Aliağa’da var ama onlar da buradaki ihtiyacı karşılamıyor. İskenderun’daki tersane küçük ve yeterli değil. Tersane bir önce ihaleyi alan firmalar tarafından faaliyete geçerse bölge için daha yararlı olacaktır. Ölü alanların canlandırılması için dökme yüklerin, çimento, kalker, canlı hayvan, yem ve madenlerin bu limana yönlendirilmesi ile daha hız kazanacaktır. Buranın canlı kalması için özelleşmesi ve ihalesinin yapılması ve çeşitli yüklerin bu limana yönlendirilmesi gerekiyor. Çeşitli imtiyazlardan ve devlet teşviklerinden faydalanması, özellikle akaryakıt ÖTV’lerinden faydalanması gerekiyor.”

Taşucu Limanı’nın İç Anadolu sanayicileri ve ticareti için önemine de değinen Engin, “Silifke-Mut karayolunun tamamlanması ile liman daha aktif hale gelecektir. Yoğun tarımsal ve sanayi ürünü ihracatı yapan İç Anadolu Bölgesi’ne yönelik de bir liman olma özelliğini taşıyacak. Bu sayede kentimizin lojistik önemi daha da artacaktır” dedi.

19.11.2019 WISTA Türkiye, 2019’da 75 kız öğrenciye burs verdi

Kurulduğu günden bu yana denizcilik fakültelerinde ve denizcilik liselerinde okuyan kız öğrencilere burs sağlamayı misyon edinen sektörün önemli sivil toplum kuruluşlarından WISTA Türkiye, özellikle 10 yıl boyunca kız öğrencilere sağladığı burs ile ciddi bir sosyal sorumluluk bilinci geliştirdi.

2019’da da bu misyonunu sürdüren WISTA Türkiye, denizcilik fakültelerinde ve liselerinde okuyan 75 kız öğrenciye burs imkanı sağladı.

WISTA Türkiye Başkanı Nazlı Selek, 2020’ye kadar 15 kız öğrenciye daha burs imkanı sağlamayı hedeflediklerini vurguladı. 

Dayanışmanın ve birlik olmanın değerini bilerek attıkları adımlar ile denizcilik sektöründe çalışan kadınların destekçisi olmaya devam edeceklerini dile getiren Selek, “Sektörümüzün geleceğini oluşturacak olan kız öğrencilerimiz için ışık olmaya ve onları yürüdükleri bu zorlu yolda yalnız bırakmamaya önem veriyoruz. Bu amaçla 2019 yılı içinde 90 öğrencimizi WISTA Türkiye bursu ile destekliyoruz. 2020 için de yol haritamızı belirleyip en kısa sürede çalışmalara başlayacağız” dedi.

WISTA Türkiye, böylelikle emek yoğun bir sektör olan denizcilikte iş hayatına atılmak üzere olan kız öğrencilere mentorluk yaparak iş hayatında kadın istihdamının artmasına da vesile oluyor. 

HERKESİ KUCAKLAYAN BİR KURUM

Gücünü, denizcilik sektöründe çalışan kadınlardan alan ve bu sinerji ile birçok projenin altından başarıyla kalkan WISTA Türkiye, 2019 yılını dolu dolu ve anlamlı bir şekilde geçirdi.

Geçtiğimiz Mart ayında 10. yılını kutlayan Dernek, üye sayısını arttırırken bir yandan da denizcilik sektöründe çalışan kadın-erkek demeden herkesi kucaklayan ve herkesin kucakladığı bir kurum haline geldi. 

18.11.2019 Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan Mersin Limanı’na destek geldi

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Mersin Uluslararası Limanı’nın operasyonlarının ve yeni yatırımlarının finansmanı için 600 milyon dolar tutarında 5 yıl vadeli tahvil ihracına destek verdi.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Mersin Limanı’nın ihraç ettiği tahvillere 90 milyon dolar yatırım yaptığı ve Türkiye’nin içinde olduğu zorlu piyasa ortamında yatırımcıların bu tahvil ihracına çekilmesine yardım etti.

Yapılan bu tahvil ihracı Mersin Limanı’nın 2013 yılında yaptığı Ağustos 2020 vadeyi tahvil ihracının yeniden finansmanına da yardım edecek.

Türk uluslararası ticaretinin yüzde 85’inin deniz yoluyla taşınmasıyla Türk sanayisinin ve tarımın Ortadoğu’ya açılan kapısı olan Mersin Uluslararası Limanı’nı geliştirmek ülke ekonomisi için hayati öneme sahip.

Gelişmiş liman altyapısı aynı zamanda nakliyeyi kara taşımacılığına daha çevreci bir alternatif haline getirmeye yardımcı oluyor. Sürdürülebilir altyapının finanse edilmesi ve Türkiye’nin yeşil bir ekonomiye geçişi, EBRD’nin Türkiye’deki öncelikleri arasında. Banka ayrıca, Mersin Limanı’nın 2013 tahvil ihracını da desteklemişti.

EBRD, Türkiye’nin önde gelen kurumsal yatırımcısı ve 2009’dan bu yana Türkiye’de yaklaşık 300 projeye 11,5 milyar Euro’dan fazla yatırım yaptı. Türkiye’deki EBRD yatırımlarının büyük çoğunluğu özel sektörde.