(kaynak: denizhaber.net)

6.10.2020 Yavuz sondaj gemisi, Taşucu Limanı’na geri döndü

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Yavuz Sondaj Gemisi’nin, 24 Nisan’da Selçuklu-1 kuyusunda başladığı çalışmalarını tamamlayarak bir sonraki görevine hazırlık, bakım ve ikmal işlemleri için Taşucu Limanı’na döndüğünü açıkladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, resmi sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım yapılarak Yavuz sondaj gemisine ait son detayları paylaştı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Yavuz Sondaj Gemisi, 24 Nisan’da Selçuklu-1 kuyusunda başladığı çalışmalarını tamamlayarak, bir sonraki görevine hazırlık, bakım ve ikmal işlemleri için Taşucu Limanı’na döndü. Liman’daki hazırlık faaliyetlerinin ardından, Yavuz yeni lokasyonda sondaj faaliyetine devam edecek.”

6.10.2020 Başmühendis Musa Baş, mürettebat değişimi sırasında hayatını kaybetti

Monrovia’da Türk gemileri arasında mürettebat değişimi yapan tekne alabora oldu, başmühendis Musa Baş hayatını kaybetti.

Liberya’nın başkenti Monrovia açıklarında Türk bayraklı iki gemi arasında mürettabat değişimi yapan tekne alabora oldu, başmühendis Musa Baş boğularak hayatını kaybetti.

Devmarin Shipping’e ait Türk bayraklı, Bakü adlı kargo gemisi ile Servet Ana adlı dökme yük gemisi, pandemi tehlikesi nedeniyle limana girmeyerek Monrovia açıklarında mürettebat değişimi kararı verdi.

Değişim sırasında mürettabatı taşıyan tekne alabora oldu, başmühendis Musa Baş boğularak hayatını kaybetti.

Baş’ın cenazesinin Bakü gemisine çıkarıldığı ve Monrovia Limanı’na haber verildiği öğrenildi.

Her iki gemi de halen bölgede bulunuyor.

5.10.2020 Koronavirüs, kruvaziyer turizmine ilgiyi artırdı

Koronavirüs, kruvaziyer turizmine bir başka deyişle gemi tatiline olan ilgiyi artırdı. Salgın hastalıklara karşı tüm tedbirleri alan ve limandan hareket ettikten sonra dış dünya ile etkileşime girmeyerek kendi içinde güvenli alan yaratan bu yüzen otellerin 2021 yılında tatil severlerin yeni gözdesi olması bekleniyor.

Koronavirüs salgını, gemi tatili olarak adlandırılan kruvaziyer turizmine olan ilgiyi artırdı. Sektörün deneyimli isimlerinden Miray International – Miray Cruises Genel Müdürü Ahmet Yazıcı, salgın hastalıklara karşı tüm tedbirleri alan ve limandan hareket ettikten sonra dış dünya ile etkileşime girmeyerek kendi içinde güvenli alan yaratan tatil gemilerinin turizmcilerin yeni gözdesi olduğunu belirtti.

2021 sezonu için şimdiden yoğun bir talep ile karşılaştıklarını belirten Miray International – Miray Cruises Genel Müdürü Ahmet Yazıcı, yoğun talebin sebebini “Gemilerdeki personel ve misafirler testler sonucu gemiye alınıyor. Hem personel hem de yolcu test sonucu temiz ise gemiye giriş yapabiliyor. Böylece güvenli bir bölge oluşturuluyor. Ayrıca gemi içinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Sağlık Bakanlığı’mızın belirlediği COVID-19 tedbirler uygulanıyor. Bu sebeple dış dünya ile temasın az olduğu ve tüm tedbirlerin alındığı ‘Kruvaziyer Turizmi’ tatilcilere daha güvenli geliyor. Kruvaziyer turizmi ile oluşturulan ‘Güvenli Tatil’ konsepti, tatilciler için güçlü bir alternatif oldu. 2021 sezonunda gemi tatiline olan talep daha da artacaktır” sözleriyle açıkladı.

KONUKLAR İÇİN BİR DİZİ ÖNLEM ALINDI

Tatil gemilerinde görev alan personelin ve misafirlerin düzenli şekilde sağlık kontrollerine tabi tutulduğunu dile getiren Ahmet Yazıcı, kruvaziyer tatilinde alınan önlemleri şu şekilde anlattı:

“En başta gemiye sosyal mesafe kuralına tam uyulabilmesi için kapasitesinin yüzde 50 altında yolcu alınıyor. Tüm misafir ve mürettebat sağlık taramasından geçiyor. Ayrıca mürettebat tur öncesi ve sonrasında COVID-19 testine tabi tutuluyor. Tüm süreçlerde ve yolculuk sırasında temassız ateş ölçer ile misafirlerin sağlık durumu düzenli olarak takip ediliyor. Geminin tüm sosyal alanlarında dezenfektan noktaları ile hijyen sürekliliği sağlanıyor.”

SAĞLIK ÖN PLANDA TUTULUYOR

Geminin hava sistemine dikkat çeken Yazıcı, ortak alanlara ve kabinlere sürekli temiz hava verildiğine ve kabinler arasında hava dolaşımını engelleyen sistemlerin kurulduğuna dikkat çekti ve şöyle devam etti:

“Gemi içi, asansörler, korkuluklar, restoran, eğlence ve çocuk alanlarının yanı sıra SPA gibi tüm ortak alanlar buharlı makineler ve hastane sınıfı solüsyonlarla her kullanımda dezenfekte ediliyor. Sosyal alanlarda mümkün olduğunca kullan-at ürünler tercih ediliyor. Gemi içinde doktor ve sağlık ekiplerinin olduğu bir tip merkezi de oluşturduk.”

4.10.2020 Buzların tarihte en çok eridiği yıllardan biri 2020 oldu

Kutup deniz buzlarının tarihte en çok eridiği yıllardan biri 2020 oldu. Bilim insanları bunun, küresel ısınma tehlikesine dikkat çeken bir başka gösterge olduğunu açıkladı.

Kutup deniz buzları, her yaz eriyip kış aylarında yeniden donuyor.

Son 42 yıldır yapılan uydu gözlemleri, buzların gittikçe azaldığını gösteriyor. Bu yıl da eriyen buzlar, 15 Eylül’de 3,74 milyon kilometrekarelik bir alana kadar küçüldü. Bu tarihte kaydedilen en düşük 2. alan.

Kara üzerindeki buzulların aksine deniz buzlarının erimesi, deniz seviyelerinin yükselmesine neden olmuyor. Ancak daha az buz olması, güneş ışınlarının daha az yansıtılması ve okyanus sıcaklıklarının daha fazla artması anlamına geliyor.

Böylelikle daha az deniz buzu, küresel ısınmanın hızlanmasına yol açıyor.

4.10.2020 İstilacı balık türleri Akdeniz ekosistemini değiştiriyor

Süveyş Kanalı’ndan geçerek Akdeniz havzasına gelen istilacı balık türleri, Akdeniz’deki balık popülasyonunun değişmesine neden oluyor.

Doğu Akdeniz’de av yasağının 15 Eylül’de tamamen kalkmasıyla birlikte balıkçılar ağlarını denize attı. Büyük umutlarla denize açılan balıkçıların başı, bilim insanlarının ‘istilacı’ diye nitelendirdiği türlerle belada.

 Süveyş Kanalı’ndan Mersin sularına gelen istilacı türler avlanan balıkları yiyerek popülasyonunu azaltırken, ağlara ve oltalara da zarar veriyor.

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ayas, istilacı türlerin tamamının ekosisteme zararlı olmadığını ve bazılarının avlandığını dile getirdi. Doç. Dr. Ayas, “Birçok karides ve balık türü avlanıyorlar, tezgahlarda yer buluyor. Küçük ölçekli balıkçılara zarar veren balon balıkları var. Bunlar balıkçıların takımlarına zarar veriyor. Doğu Akdeniz’de, Mersin bölgesinde uzatma ağlarıyla ve olta ile balıkçılık yapılıyor. Bu balıklar ağları ve oltaların iğnelerini keserek av araçlarına zarar veriyor. Bu balıkçılık açısından ciddi zararlara yol açıyor” dedi.

‘YOK ETMEK MÜMKÜN DEĞİL’

İstilacı, yabancı türlerin Akdeniz’e iki yolla girdiğini ve engellemenin mümkün olmadığını belirten Doç. Dr. Ayas, “Bu türler Süveyş Kanalı’ndan geçerek ve gemilerin balast suları ile geliyor. Bunlardan kurtulmak mümkün değil. Çünkü orada insan eliyle açılmış açık bir kanal var. Bu balıklar gelmeye ve yerli türlerle rekabet etmeye devam edecek. Bu türleri takip etmek gerekiyor. Bu türler balıkçılık, dalış turizmi ve turizme zarar verebiliyor. Bu türlerin gelişimine ve yerleşimine göre yeni planlar yapmak gerekiyor. Çünkü bu türleri doğada yok etmek mümkün değil. Doğu Akdeniz’de yaklaşık 6 bin bitki ve hayvan türü var. Bunların yüzde 80’i Süveyş Kanalı ile geliyor. Küçük bir kısmı da gemilerle taşınıyor” diye konuştu.

‘AKDENİZ EKOSİSTEMİ DEĞİŞİYOR’

İstilacı türlerin, etkisini her geçen gün artıracağını kaydeden Doç. Dr. Ayas, şöyle devam etti:

“Çünkü bu dinamik bir süreç. Sürekli türler geliyor. Doğal ekosistemlerde değişime yol açıyor. Yerli türlerle rekabet ederek bir dönüşüme yol açıyor. Bunu tropikleşme süreci olarak değerlendiriyoruz. Akdeniz değişiyor. Özellikle bu değişim ülkemizin sahillerinde de daha hızlı görülmeye başlanacaktır. Bu türlerin ekonomiye verdiği zarar gün gün değişiyor. Başka türlerin popülasyonuna da zarar veriyor.”

4.10.2020 Japonya’nın gemi inşa ortaklık girişimi ertelendi

Japonya’nın en büyük iki gemi yapımcısı Imabari Shipbuilding ve Japan Marine United, koronavirüs salgını nedeniyle uzun süren yasal prosedürleri sebep göstererek girişim planlarını erteleyeceklerini açıkladılar.

Japon gemi inşa sektörünün öncüleri Imabari Shipbuilding ve Japan Marine United, Mart ayında Nihon Tersanesi’nin kurulduğunu ve ortak girişimin 1 Ekim’de başlamasını planladığını duyurmuştu.

Dev şirketler uluslararası rekabet otoritelerinden birleşme ile ilgili onay beklerken yeni kuruluşun lansmanını 1 Kasım’a erteledi.

Şu anda komşu ülke olan Güney Kore’deki iki büyük gemi inşa tersanesi arasındaki birleşme de uluslarararı düzenleyiciler tarafından bekletiliyor.

Hyundai Heavy Industries’in (HHI) Daewoo Shipbuilding & Marine Engineering (DSME) ile planlanan birleşmesi, Avrupa anti-tröst otoriteleri tarafından genişletilmiş bir incelemeyle karşı karşıya kaldı. Reuters, HHI ile DÖYE’nin birleşme konusundaki endişeleri gidermek için AB ile tavizleri tartıştığını bildirdi.

Doğu Asya gemi inşa haritası, süper tersane gruplarının ortaya çıkmasıyla son 18 ayda kökten değişti. Nitekim Çin’de de, 20 yıl aradan sonra, ülkenin devlet tarafından işletilen iki gemi inşa grubu olan CSIC ve CSSC birleşmişti.

3.10.2020 Gemi, yat ve hizmetleri ihracatında rekor artış yaşandı

GYHİB, Eylül ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 331,5 oranında artış yakalayarak yaklaşık 160 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Sektör, Eylül ayında Türkiye’nin ihracatını en yüksek oranlı arttıran sektörü oldu.

Gemi, Yat ve Hizmetleri ihracatı, tüm dünya ekonomisini etkileyen Covid-19 salgınına rağmen Türkiye’nin ihracatını arttıran sektörlerinin başında geldi.

Yılın ilk iki ayında ihracat artış rekoru kıran Gemi, Yat ve Hizmetleri sektörü; eylül ayındaki artışı ile Türkiye’nin ihracatını en fazla arttıran sektörü oldu. 

Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 331,5 oranında ihracat artışı ile toplamda yaklaşık 160 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi.

YILIN İLK DOKUZ AYINDA YÜZDE 26,9’LUK İHRACAT ARTIŞI

Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği, yılın ilk dokuz ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26,9 oranında ihracat artışı ile 921 milyon 860 bin dolar tutarında ihracat yaptı.

2020’DE EN FAZLA GEMİ İHRACATI YAPILDI

2020 yılında yapılan ihracatın 541 milyon doları gemi, 110 milyon doları yat, 106 milyon doları römorkör, 97 milyon doları feribot, 25 milyon doları yan sanayi, 41 milyon doları da tankerler ve diğer deniz araçları ihracatı olarak kaydedildi.

EN ÇOK İHRACAT NORVEÇ’E

Birlik, belirtilen dönemde en fazla ihracatı 214 milyon dolar ile Norveç’e gerçekleştirirken, ikinciliği 176 milyon dolar ile Marshall Adaları, üçüncülüğü 65 milyon dolar ile Malta, dördüncülüğü 50 milyon dolar ile Lüksemburg, beşinciliği ise 43 milyon dolar ile Birleşik Krallık aldı.

“YILI İHRACAT ARIŞI İLE KAPATMAYI ÖNGÖRÜYORUZ”

Sektörün ihracat rakamlarını değerlendiren Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cem Seven, “Eylül ayında yüzde 331,5 oranında ihracat artışı ile rekorlarına bir yenisini daha ekleyen gemi yat ve hizmetleri sektörümüz, 2020 yılının ilk 3 çeyreği itibariyle Türkiye’nin tüm ihracatçı sektörleri arasında da en fazla artış gösteren sektör konumuna yükseldi. Bu başarımızda katkısı olan gemi ve yat inşa sektörümüz ile tüm paydaşlarımızı kutluyorum” dedi.

Seven, 2020 yılının ilk aylarında ihracat artış rekorları kıran sektörün Covid-19 salgını döneminde seyahat kısıtlamalarından kaynaklı, inşa edilmiş gemi ve yatların teslim edilmemesi sebebi ile mart ve nisan ayında ihracatta duraklamalar yaşadığını belirterek “O dönemde, gerek seyahat kısıtlamalarının kaldırması yönündeki  girişimlerimiz, gerekse ihracatçı firmalarımızın özverisi sayesinde kısa süre içerisinde teslimleri yapmaya başlayacağımızı ve yeniden ihracat artışlarına devam edeceğimize inandığımızı ifade etmiştik. Nitekim çalışmalarımız meyvelerini verdi. Yılın ilk 3 çeyreği itibariyle, yaklaşık 922 milyon dolarlık ihracatımız ile bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26,9 oranında daha fazla ihracat yapmış durumdayız. Yıl sonuna kadar teslimatının tamamlanması planlanan başka gemi ve yatlar da bulunuyor. Yılı ihracat artışı ile kapatmayı öngörüyoruz” dedi.

3.10.2020 İstanbul Boğazı’nda arızalanan NEW LEO isimli gemi sürüklendi

İstanbul Boğazı’nda arızalanıp sürüklenen NEW LEO isimli gemiyi, Kıyı Emniyeti ekipleri kurtardı. Römorkör eşliğinde Boğaz geçişini tamamlayan gemi, Ahırkapı açıklarına demirletildi.

Karadeniz’den İstanbul Boğazı’na giren Liberya bayraklı 104 metre uzunluğundaki NEW LEO isimli kargo gemisi, Paşabahçe açıklarına geldiğinde arızalandı ve sürüklenmeye başladı.

Geminin kaptanı hemen demir attı ve gemi kıyıya yakın noktada durdu.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne bağlı Kurtarma 11 römorkörü gemiye hemen müdahale edip gemiyi bulunduğu yerden kurtardı.

Kargo gemisi, Kıyı Emniyeti Kurtarma 11 römorkörü ve Kıyı Emniyeti 9 botu eşliğinde Boğaz geçişini tamamlayıp Ahırkapı açıklarına demirletildi.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün resmi sosyal medya hesabı Twitter’dan yapılan açıklamada “Beykoz önlerinde makine ve dümen arızası nedeniyle tehlikeye maruz kalan NEW LEO isimli 104 metrelik kuru yük gemisi, güvenli bir şekilde Ahırkapı’ya demirletildi.” ifadelerine yer verildi.

1.10.2020 Maersk, müşterilerini Suudi ambargosu konusunda uyardı

Dünyanın en büyük konteyner taşımacısı Maersk, Türkiye’den Suudi Arabistan’a gönderilen ihraç mallarının engellendiğine dair müşterilerine uyarıda bulundu.

Suudi Arabistan’ın 1 Ekim’den itibaren Türk mallarına ambargo uygulamaya başlayacağı yönündeki iddialar, taşımacılık sektörünü harekete geçirdi. Bu konuda en önemli adımlardan biri dünyanın en büyük konteyner taşımacılık şirketi Maersk’ten geldi.

Danimarkalı lojistik devi, Suudi Arabistan’a yük gönderen tüm müşterilerine yazı göndererek, Türkiye’den gönderilen malların gümrüğe takılabileceği uyarısında bulundu.

Maersk’in mail yoluyla müşterilerine ilettiği yazıda şu açıklamaya yer verildi:

“Suudi Arabistan’da tahliye olacak, Türkiye kaynaklı tüm yüklemeler, çeşitli ithalat yasakları ve/veya gümrük işlemlerinde yavaşlatmaya maruz kalacak. Bu bağlamda, birçok yükte terminallerde ciddi beklemeler yaşanabilir veya ithalatçısı tarafından gecikmeli olarak teslim alınabilir ya da bu yüklemeler tamamen gümrüğe terk edilebilir. Kontrolümüz dışında gerçekleşen bu problemler dahilinde, Türk Ticaret Kanunu Madde 1207 uyarınca gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları (demuraj, detention, varış yeri lokal ücretleri ve Türkiye’ye geri iade navlunu dahil, fakat bunlarla sınırlı olmamak üzere) taşıyana ödemekle yükümlü olduğunu belirtmek isteriz. Siz değerli müşterilerimize olası zararlarınızı minimuma indirmek adına gerekli gördüğünüz tüm önlemleri almanızı tavsiye ediyoruz. Daha fazla bilgi ve detay için Maersk müşteri temsilcilerinizle temasa geçebilirsiniz.”

UTİKAD, SUUDİ BİRLİĞE SORDU

Dünya Gazetesi’nin haberine göre, konu Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) gibi sektör STK’larının da en önemli gündemleri arasında. UTİKAD Başkanı Emre Eldener, henüz bu konuda resmi bir açıklama gelmediğini, ancak sorunların büyümesinden endişe ettiklerini dile getirdi. Öte yandan UTİKAD, Suudi Arabistan Odalar Birliği Ulusal Lojistik Komitesi Müdürü Faisal A.Alsaleh’a resmi bir yazı gönderdi.

DÜNYA’nın ulaştığı ilgili yazıda UTİKAD’ın ambargo söylentilerini çeşitli kaynaklardan doğrulattığı bilgisine yer verilirken, Suudi Arabistan Krallığı’nın resmi kararının derneğe iletilmesi talebinde bulunuldu. Ancak bu konuda henüz UTİKAD’a resmi bir dönüş yapılmadı.

UND, YAKIN TAKİPTE

UND yetkilileri de henüz nakliyecilerden somut bir şikâyet almadıklarını, konuyu yakından takip ettiklerini ve ilgili bakanlıklarla iletişimde olduklarını söyledi. Bilindiği gibi, Suudi Arabistan’a karayolu yükleri İskenderun Limanı üzerinden Ro-Ro ile taşınıyor.

UND yetkilileri, Hatay temsilcilikleri ile sürekli irtibatta olduklarını, bu konuda henüz büyük sıkıntı yaşanmadığını ifade etti. Yetkililer, sorunun çözülmemesi halinde Suudi Arabistan’a yapılan 3 milyar dolarlık ihracatın sekteye uğrayacağını dile getirdi.

RESMİ AÇIKLAMA GELECEK

Türkiye’den Suudi Arabistan’a yük taşıyan bir havayolu şirketinin yetkilisi de DÜNYA’ya yaptığı açıklamada, bu konuda Suudi Arabistanlı yetkililerle bazı görüşmeler yapıldığını ve yakında resmi olarak bilgi paylaşımında bulunacaklarını aktardı.

Rif Line Lojistik Türkiye Genel Müdürü Mehmet Serkan Erdem ise Suudi Arabistan limanlarında Türk mallarına yönelik aylardır sıkıntılar yaşadıklarını dile getirerek, “Bu nedenle Suudi Arabistan’a yük almayı aylar önce durdurmuştuk. Malları bekletiyorlar, konteynerleri açıp mala zarar veriyorlar” dedi. Bu arada yapılan son açıklamalarda Türk ihracatçılar Suudi Arabistan’dan gelen sipariş iptallerinin yoğunlaştığını bildirdiler.

RİYAD BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRİ AMBARGO İDDİALARINI YALANLADI

Türkiye Cumhuriyeti Riyad Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Mehmet Mücait Arvas, sosyal medya hesapları üzerinden ambargo iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: “Son zamanlarda Suudi Arabistan tarafından Türk mallarına resmi ambargo uygulandığı yönünde kaynağı belirsiz talihsiz açıklamalar/ haberler yapılmaktadır. Gerek ulusal gerekse uluslararası hukuka uygun olduğu sürece ticaretin engellenmesi mümkün değildir. Suudi makamları tarafından da böyle bir şeyin olmadığı teyidi birçok kez alınmıştır. Oluşturulmak istenen olumsuz ve panik havasına itibar edilmemesi, dost ve kardeş halklar arasındaki ticaretin daha da derinleştirilmesine odaklanılması gerektiği düşünülmektedir”

SUUDİ ARABİSTAN’A 3 MİLYAR DOLAR MAL SATAN İHRACATÇILAR NE DİYOR?

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Gültepe, “Suudi Arabistan konusuyla ilgili 1 hafta 10 günden beri çalışma içindeyiz. Önceki gün de, dün de toplantımız vardı. Ticaret müşavirlerini toplantıya çağırdık. Ambargo konusunda resmi bir tebligat yok. Son bir yılda siyasi karar ile birlikte zorlama, bekletme ve ulaşımda sıkıntılar yaşanıyordu. Şu anki olayda sorunları yaşamadan, yaşayabilecekmiş gibi bir algı yaratılıyor. Biz ticaret insanları olarak siyaseti bir tarafa bırakıp ticaret tarafında olan birim ve bölümler ile bir araya gelip olayın siyasi tarafını ekonomi tarafını ayrı bir şekilde düşünmeleri için hamleler yapmaya başlayacağız, görüşmeler yapacağız. Ticari ilişkileri geliştirip sorunları gidermeye çalışacağız. DTÖ’ye üye olan bir ülke. O şekilde bir ambargo yapma şansı yok. Öyle bir şey olursa gidilecek yer bellidir” dedi.

İstanbul Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Uğur Uysal, “Baskılar 6 aydır sürüyor. Ülkede ihracatçı için şartlar her geçen gün zorlaşıyor. Kefillere devlet nezdinde baskı var. Türk malları getirmeyin deniliyor. Bu baskı giderek artıyor. Ama şu an resmi bir açıklama yok. Türk TIR’larına karşı müthiş bir sıkıntı var. Araçlar aylarca bekletiliyorlar, KDV de artırıldı. Türk malları gelmesin diye her şeyi yapıyorlar. Şimdi de ambargo haberleri ile şirketler daha da tedirgin oldu” dedi.

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Başkanı Harun Çallı, “Şu ana resmi ambargoya yönelik resmi bir açıklama yok. Şirketler zaten zor ihracat yapıyor. Bu söylentiler nedeni ile ihracatçı iyice tedirgin oldu. ‘Ürünlerim kapıda kalır’ endişesi içinde ve mal gönderecek olanlar da göndermekten çekiniyor. Şu an mallar bir şekilde gidiyor. Elçilikten de bilgi aldık. Resmi olarak onlara da gelen herhangi bir karar yok. Sektör olarak ülkeye sattığımız ürünlerden biri de labne peyniri. Şimdi ülkeye gönderemiyoruz ve labne şu anda karaborsaya düşmüş vaziyette” dedi.

130 KONTEYNER CİDDE LİMANI’NDA BEKLİYOR

23 Temmuz’da ilk kez Dünya’nın duyurduğu Suudi Arabistan’ın Türk ürünlerine uyguladığı zorluklar ve sıkı denetimlerle ilgili haberimizin ardından birçok firmadan telefon aldık. Geçtiğimiz günlerde de tekrar gündeme gelen Riyad yönetiminin bu kararlarının daha da arttığını öğrendik.

Temmuz ayındaki haberimizde konu olan kaynaklarımızdan biri ile tekrar görüşerek yaşanan sürecin boyutlarını öğrendik. Başta Suudi Arabistan olmak üzere Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine ihracat yapan bir Türk şirketinin sahibi, son 10 günde Suudi yönetiminin daha da sertleşen bir politika güttüğünü iletti.

“10 gün önce iş yaptığımız gümrük firmasının açıklamasına göre Cidde Limanı’nda bekleyen konteyner sayısı 96’ydı. Bu sayı şu anda 130’a çıkmış durumda” diyen ihracatçı, “En fazla etkilenen gıda ürünleri oldu.

Örneğin 20 gündür limanda bekleyen konteyner içerisinde çikolatalarımız var. Biz kendilerine gıda ürünlerinden muaf olalım teklifinde bulunduk. Onların teklifi ise ‘Made in Turkey’ yazılı ürün istemiyoruz” oldu. Bizzat görüşmelere şahit oldum. Konteynerlerde soğutma sistemi 15-21 günlük. Suudi Arabistan’ın yüksek seyreden hava sıcaklığında bu ürünler bozulmaya başlayacak ve heba olacak” diyor.

Gümrükte her geçen gün ardiye için ücret ödediklerini dile getiren Türk şirketinin sahibi, “Suudi tarafındaki müşterilerimiz bizden daha fazla sorun yaşadıklarını söylemeye başladılar. Bizden daha hızlı ürün temin eden çevrede ülke yok. Alternatifimiz yok. Türk şirketlerinin yanı sıra Suudi vatandaşları da bu sorunlardan etkileniyor. Ama Riyad Yönetimi inatla Türk malı almıyor. Bize hala “paketlerinizi değiştirin” diyorlar. Siparişlerimiz düştü. Hatta iptal edilmeye başlandı” diyor.

30.09.2020 Zeynep Sultan gemisi, Endonezya’da elektrik üretimine başladı

Karpowership’in enerji gemisi Zeynep Sultan, Endonezya’nın Amurang kentini LNG kullanarak elektriğe kavuşturdu.

Endonezya dünyanın en çok LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) üreten ülkelerinden biri. Karadeniz Holding’e bağlı Karpowership’in enerji gemilerinden Zeynep Sultan, uzun zamandır Endonezya’da elektrik üretimini sürdürüyordu.

LNG ile çalıştırılmaya uygun hale getirilen Karpowership Zeynep Sultan, 20 Eylül’de Amurang kentinde üretime başladı.

Endonezya hükümetinin LNG-to-Power adını verdiği projede LNG tedariğini Endonezyalı petrol ve doğalgaz şirketi olan PT Pertamina sağlıyor.

Üretilen elektriğin alıcısı ise devlete ait elektrik şirketi Perusahaan Listrik Negara Gaz ve Jeotermal.

Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Harezi Yılmaz, “Powership’imizin çift yakıtlı motor kapasitesi ve FSRU teknolojisinin yeniliği sayesinde Amurang’daki ortaklarımız için LNG’den güce kesintisiz bir geçiş sunabiliyoruz” dedi.