Osman Öndeş’in Refah Faciası Kitabı Basına Tanıtıldı

refah faciası

Araştırmacı Yazar Osman Öndeş’in Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) yayınlarından çıkan Refah Faciası adlı kitabının tanıtımı MDTO Konferans Salonu’nda yapıldı.  

Kitabın tanıtım toplantısına MDTO Meclis Üyeleri, MDTO  danışmanları ve idari yetkilileri, Sahil Güvenlik Komutanlığı temsilcileri, Mersin Deniz Müzesi yetkilileri, akademisyenler ve basın mensupları katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Genel Sekreter Korer Özbenli “MDTO kültür yayınlarına bir yenisini daha eklemekten ve Osman Öndeş’i Mersin’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Öndeş’in  denizcilik tarihi üzerine çok ciddi araştırmaları olan, saygın bir yazar olduğunu söyledi.

Öndeş’in özgeçmişine ilişkin kısa bilgiler aktaran Özbenli, Refah Faciası adlı eserin, 73 yıl önce, 23 Haziran 1941 gecesi Mersin’den açılan ve açıldıktan kısa bir süre sonra batırılan Refah Şilebinin ve patlamada şehit olan 147 askerin hazin öyküsünü anlattığını belirterek geminin kimler tarafından batırıldığına ilişkin  bugüne kadar çeşitli  tezler gündeme geldiğini ancak  Öndeş’in Türk, İtalyan ve İngiliz Deniz Kuvvetleri arşivlerine dayanarak hazırladığı Refah Faciası adlı bu kitabında konunun açıklığa kavuştuğunu söyledi.

“Refah Şehitleri Adı Bir Parka ya da Caddeye Verilmeli”

Konuşmasında, Atatürk Parkı içerisinde bulunan Refah Şehitleri Anıtı’nı anımsatan Özbenli, anıtın Refah Faciasında kaybedilen şehitleri anmak adına 1972 yılında inşa edildiğini, bu anıtla yalnız Refah şehitlerini değil; aynı zamanda 1890 yılında Japonya’da batan Ertuğrul Firkateyni şehitlerinin de yad edildiğini vurguladı. Özbenli şöyle devam etti:

“Bu anıt, Japonya’nın Kushimato kentinde Ertuğrul şehitleri için yaptırılan abidenin bir eşi olarak Mersin’de de inşa edilmiştir. Yazar Osman Öndeş’in de işaret ettiği gibi; bugün üzerimize düşen, tıpkı Türkiye’nin farklı yerlerinde çeşitli etkinliklerle anılan Ertuğrul şehitleri gibi, Refah şehitlerinin de hatıralarını yaşatabilmektir. Bu nedene Mersin’de bir caddeye ya da parka “Refah Şehitleri” adının verilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz. Bu konuda yerel yönetimlerden ve basınımızdan da destek bekliyoruz.

Refah’ı İtalyan Sualtı Komandoları Batırdı

Kitabı hakkında bilgiler veren Yazar Osman Öndeş ise 23 Haziran 1941 tarihinde İskenderiye’ye gitmek üzere yola çıkan Refah Şilebi’nin akşam üzeri Mersin’den hareket ettiğini ve hareketinden 5 saat sonra büyük infilak ile denize gömüldüğünü anlattı.

2. Dünya Harbinde her konsolosluğun bünyesinde istihbarat çalışmalarının olduğunu ve bunun da savaş şartları içerisinde gayet doğal olduğunu belirten Öndeş, şöyle devam etti:

“İtalyan su altı komandosu Luigi Ferraro, ki sonradan yaşamını kaleme aldığı ‘Un Italiano’ adlı kitabında da belirtmiştir; hem İskenderun’da hem de Mersin’de krom yükleyen gemilerin pervane ile dümen arasındaki karinasına, geminin sualtı kısmına limpet mayın denen mayınlar yapıştırıyordu. Bu mayınlar pervane hareketi ile çalışıyordu. İskenderun’dan kalkan gemiler Samandağ açıklarında aşağı yukarı 5 saat sonra batıyordu, tüm gemiler 5 sonra batıyordu. Mersin’den kalkan gemilere de aynı şeyi yaptı. Refah, buradan hareket ettikten 5 saat sonra battı. Bütün o bahriyelileri  havacıları hiçbir koruma olmaksızın, hiçbir güvenlik önlemi alınmaksızın, o zamanki anlayış içerisinde göz göre göre ölüme gönderdiler ve bu facia meydana geldi. Davası yıllarca sürdü. Davaların sonunda  geminin süvarisi ile kafile komutanı Denizaltıcı Yarbay Zeki Işın suçlu bulundu. Zaten onlar da şehittiler. “

“Bu konuda yıllarca yazılar yazıldı. Muhtelif yerlerde yorumlar yapıldı. Kim batırdı diye arandı. Bazen İtalyan denizaltısı, bazen Fransızlar denildi. 2. Dünya Harbi belgeleri artık tamamıyla yayınlandı. Hiçbir gizlisi saklısı kalmadı. Kitapta da yer alan bu belgelerde o denizaltıların zaten o tarihten önce batmış olduklarını ortaya çıkarttım. Demek ki Refah’ı denizaltı batırmadı. Buna karşılık hem İskenderun’da hem Mersin’de sualtı komandoları vardı. Bunlar alargada yatıyordu ve demirdeki gemilere limpet mayınları koyuyorlardı. Ve böyle bir felaket meydana geldi.”

Eserinde bu gerçekleri ortaya koyduğunu belirten Öndeş üzerinde durmak istediği asıl konunun Genel Sekreter Korer Özbenli tarafından da dile getirildiğini vurgulayarak, Mersin’deki Refah Şehitleri abidesinin o zamanki Deniz Kuvvetleri  Komutanı Celal Eyiceoğlu’nun Japonya ziyareti sırasında gördüğü ve Ertuğrul şehitleri için inşa edilen abidenin birebir aynısı olduğunu belirtti. Bu abidenin  Paşa’nın önerisiyle hem Refah Şehitlerini hem de Ertuğrul şehitlerini anmak üzere Mersin’de inşa edildiğini aktaran  Öndeş şöyle devam etti:

“Burada şans veya şanssızlık diye bir şey yok. Ama garip bir durum var. Ertuğrul Şehitlerini de rahmetle anıyoruz. Ama Mersin’in Ertuğrul Faciasıyla bir alakası yok. Gemi İstanbul’dan hareket etti, Japonya’da battı. Celal Paşa’nın  düşüncesiyle o abidenin aynısı yapıldı. Refah şehitlerinin ruhları burada dolaşıyor. O denizcilerin,  o gemide yatacak, oturacak yerleri yoktu. Bunları kitabımda da anlattım. 3 kuruş paralarıyla burada oturabilmek için şezlonglar yaptırdılar. Ama zaten oturamadılar çünkü hepsi şehit düştüler. O halde Mersin bu askerler için bir sokağına Refah Şehitleri adını vererek ahde vefayla onları anacaktır. Esas amacım buydu. MDTO bu eseri yayınladı. Ölümsüz hale getirdi ve sahip çıktı.”

Bölge gibi gözükse de Mersin ve İskenderun’un çok derin bir denizcilik kültürü olduğunu vurgulayan Öndeş, “Kentin tarihini araştırarak yayınlamaya devam edin” diye konuştu.

Toplantının sonunda söz alan MDTO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu ise, “Osman Öndeş denizciliğin içine doğmuş yaşamı boyunca denizle yaşamış bir büyüğümüz. Kendisinin denizcilik tarihi konularında derin araştırmaları var .Hiçbir zaman çalışmaktan yılmadı. Bir de gazetecilik hayatı ve deniz ticareti hakkında değerli yazıları var. Kuruluşumuzdan beri kendisini tanırız. Birlikte çalıştık. Bizlere hediye ettiği bilgiler çok değerli bilgiler. ‘Tarihle yaşanmaz, tarihten ders alınır’ derler. Muhakkak tarihten ders alıp  aynı hataları yapmamak lazım. Kendisine değerli katkıları için teşekkür çok ediyorum’ dedi.