Türkçe Ingilizce

Konya-Karaman-Mersin Ticaret Koridoru Fizibilite Projesi MDTO’da tartışıldı.

  • IMG_3978

    IMG_3978

    Zoom

Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile TÜBİTAK bünyesinde hizmet veren TÜSSİDE (Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü) temsilcileri Mersin Deniz Ticaret Odası’nı ziyaret etti. Ziyarette KOP Eylem Planında yer alan Konya-Karaman-Mersin Sanayi ve Ticaret Koridoru Fizibilite Projesi hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

TÜBİTAK-TÜSSİDE Proje Danışmanı Prof.Dr. Metin Çancı, Araştırmacı Murat Çal, Yasemin Kardeş, Merve Nur Şahin, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Koordinatörü Mehmet Akif Kaya, Uzman Numan Katıksız’dan oluşan KOP Heyeti, MDTO Genel Sekreteri Korer Özbenli, Genel Sekreter Yardımcısı Kpt. Halil Delibaş ve Proje Sorumlusu Gülşen Akyıldız tarafından karşılandı. Toplantıya ayrıca MTSO Ekonomik Araştırmalar Müdürü Aslı Özyamanoğlu ile TOBB Akademik Danışmanı Yrd.Doç.Dr. Ebru Arıcıoğlu da katıldı.

Mersin ve Taşucu limanları ile ilgili sunumların yapıldığı toplantıda konuk heyete Taşucu Limanı ve liman geri sahasının özelleştirilme süreci, Çeşmeli-Taşucu Otoyolu, Mersin Serbest Bölgesi ve Yenice Lojistik Merkezi hakkında da bilgiler verildi.

Toplantıda konuşan Araştırmacı Murat Çal, söz konusu ticaret koridoru ile Konya ve diğer iç kesimlerden gelen yüklerin Mersin ve Taşucu limanlarına hızlı bir şekilde sevk edilerek bölgenin ve dolayısıyla ülkenin ekonomik hacmini arttırmayı amaçladıklarını ve bu kapsamda fizibilite çalışması yaptıklarını belirterek, “Sektördeki aktörlerle görüşerek onların tecrübelerinden faydalanmak istiyoruz. Biz bir proje yapıyoruz ama lojistikçilerin, limanı işletenlerin, limanlarda faaliyet gösterenlerin projenin neresinde oldukları ve projenin çıktılarından nasıl etkilenecekleri konularında kendileriyle konuşarak, fikirlerini alarak projeyi ilan etmeyi istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Konya-Karaman-Mersin Sanayi ve Ticaret Koridoru Fizibilite Projesi” hakkında detaylı açıklamalar yapan Prof.Dr. Metin Çancı, KOP illeri olarak adlandırılan Konya Karaman, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Kırşehir, Yozgat ve Kırıkkale ile Mersin’in mevcut üretim, ticaret ve etkileşim durumlarının ortaya konulması, bütünleşik bir yaklaşımla potansiyel ekonomik fırsatlarının araştırılması, lojistik operasyonların etkinliğinin artırılması için yapılması gereken altyapı yatırımlarının analizi, bölgenin Özel Ekonomi Bölgesine dönüştürülmesi için gerekli düzenlemelerinin tespiti için çalıştıklarını söyledi.

Geliştirilen proje ile iç bölgelerdeki ekonomik faaliyetlerin arttırılmasını hedeflediklerini belirten Çancı, şöyle konuştu:

“Koridorun açılacağı yerde bir liman olması lazım. Güney bölgesinde en yakın limanlar Mersin ve Taşucu limanları. İç kesimlerle bağlantıyı sağlayacak olan ticaret ve taşımacılık koridorunu geliştirebilecek faaliyetleri değerlendirmeye çalışıyoruz. Bunun birkaç ayağı var. Birisi lojistik ayağı. Lojistik ayağın da kendi içerisinde liman kısmı, ulaşım alt yapıları kısmı ve bir de dry port dediğimiz iç liman kısmı var.”

“Diğer ayak ise, bölgenin kendi faaliyetlerini arttıracak özel ekonomi bölgeleri. Özel Ekonomi Bölgesinin geliştirilmesine yönelik de çalışmalarımız oldu. Bölgenin ithalat ihracat verilerini inceledik, verilerin mal gruplarına göre dağılımı gibi konularda değerlendirmeler yaptık.  Bu projenin ileriye götürülebilmesi için hinterlandın etki alanlarının da beraber düşünülmesi gerekir. Art alanlarla ilgili olarak, yük çekim merkezlerinin geliştirilmesine yönelik organizasyonların limanın da gücünü arttıracağını düşünüyoruz. Bunun için neler yapılmalı, nasıl adımlar atılmalı.  Bunları tespit etmeye çalışıyoruz.”

Daha sonra konuşan, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Koordinatörü Mehmet Akif Kaya, Konya ve Karaman başta olmak üzere KOP illerinin ihracatı açısından Mersin’in “olmazsa olmaz” olduğunu vurgulayarak, Konya-Karaman iş çevrelerinde özellikle Taşucu Limanının konuşulduğunu, bu nedenle Taşucu Limanını ziyaret ettiklerini anlattı. Kaya “Ancak Taşucu Limanının yatırıma ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Taşucu limanın ulaşım bağlantılarının da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kaya, Konya Karaman demiryolu hattının Mersin’e kadar uzatılacağını ancak demiryolu maliyetinin şu anda kendilerine rekabet avantajı sağlamadığını, bu nedenle ihracatçı firmaların daha çok karayoluna yönlendirildiğini ifade etti. Kaya, Taşucu Limanını aktif olarak kullanmak istediklerini, limanın karayolu bağlantısı güçlendirilirse kendileri için daha avantajlı olacağını söyledi.

Taşucu Limanının teknik kapasitesinin yeterli olup olmadığı sorusu üzerine söz alan MDTO Genel Sekreter Yardımcısı Kpt. Halil Delibaş, Mersin Limanının genel olarak konteyner taşımacılığına yoğunlaştığını, dökme yükler, madenler ve proje kargolar için Taşucu Limanının kullanılabileceğini belirtti. Denizyolu ulaşımında ana hatlar dışında çok büyük gemilere ihtiyaç olmadığını kaydeden Delibaş, Taşucu Limanında 400 metre manevra alanı bulunduğunu, dökme yükler ve proje kargolar için 100-250 metrelik gemilerin yeterli olacağını dolayısıyla söz konusu limana 250 metreden büyük gemilerin girmesinin gerekmeyeceğini anlattı. “Limanı tartışmak yerine limana konu olan yükleri konuşmalıyız” diyen Delibaş, Taşucu Limanın 410 milyon TL bedelle Metal Yapı AŞ’ye devredildiğini, firmanın limanı verimli kullanabilmek için gereken yatırımları zaten yapmak durumunda olduğunu, yapılacak yatırımların nihai olarak Konya ve Karaman açısından beklentileri karşılayacak adımlar olacağını kaydetti.

Genel Sekreter Korer Özbenli ise, Taşucu Limanının Türkiye’nin prestij projelerinde önemli rol oynadığını vurgulayarak, geçtiğimiz dönemde Mersin’in Mut ilçesine inşa edilecek rüzgar santralinin gövde ve kanatlarının tahliyesinin bu limandan yapıldığını, ek olarak KKTC Su Temin projesi kapsamında içme suyunu karadan taşımak için Çinli bir firma tarafından üretilen boruların Çin bandıralı, 225 metre boyunda 32 metre eninde ve 90 bin dwt’luk bir gemiyle yine bu limana getirildiğini hatırlattı. Aynı proje kapsamında su izale hattında kullanılan boruların da yine liman sahasında üretildiğini söyleyen Özbenli, limanın hem kruvaziyer taşımacılık hem de güvenlik açısından önemli bir liman olduğunu sözlerine ekledi.

“Rekabet seviyesinin azaltılmasında lojistik maliyetler bizim için hayati derecede önemli” diye konuşan Prof.Dr. Metin Çancı ise, konuya bütün olarak bakmaya çalıştıklarını ifade etti. Çancı, tedarik zincirinin bir parçası olarak üretimden tüketime hatta tüketimden sonrasına; iadelere kadar bakıldığında iki gayeleri olduğunu belirterek şunları söyledi:

“İlk gayemiz operasyon maliyetlerini düşürmek. Bunu ne kadar başarabilirsek o kadar fazla yükü çekebiliriz.  Rekabet analizi yaptığımızda bizim rakiplerimizin Avrupa Birliği olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin ihracatının yüzde 50’den fazlası AB ülkelerine yapılıyor.  Bu bölge için de aynısı geçerlisi, hedef pazarımız Avrupa Birliği.  Buradaki bir üretim tesisinin rakibimiz olan İtalya’daki üretim tesisi ile raket etmesinde en büyük handikapımız lojistik maliyetlerin yüksek olması. Nakliye ve lojistik maliyetleri de eklediğimizde karşılaştığımız tablodan daha iyi fiyata, daha kaliteli mal satmaya çalışıyoruz. Hedefimiz budur. Lojistik maliyetlerimizi operasyon olarak nasıl düşürmemiz gerekir buna bakmamızda yarar var.”

“Türkiye’de 182 tane liman var. Bildiğiniz gibi, Türkiye’de bir liman hub liman ise etkin hale gelebiliyor, hub değil ise birbirleri ile rekabet eder hale geliyorlar. Bu durum hem Mersin, hem ülkemiz için geçerli. Bu problemleri aşacak şekilde organize olmalıyız. Lojistik maliyetlere destek olmak amacıyla ilave katma değerli faaliyetler yapmamız ve depolar, antrepolar gibi müşteri tatminin sağlayan unsurlara yönelmemiz gerekiyor. Tipik bir örnektir; bir pamuk balyası satmakla bir iplik ya da kumaş satmak aynı şey değildir. İşte biz işi, bir balya yerine iplik ve kumaşa yani ürüne döndürmeye çalışmak için neler yapmak lazım buna odaklanmak zorundayız. Liman maliyetlerinden başlayarak nakliye maliyetleri ve bunlarla ilgili süreçlerin yönetilmesi konusunda bütünsel çalışma yapmayı hedefliyoruz.”

Taşucu Limanının özel ihtisas limanı olarak planlanması gerektiğini savunan Çancı konuşmasına şöyle devam etti:

İkinci gayemiz zaman maliyetini düşürmek. Bizim demiryolunda ortalama taşıma ve teslimat sürelerimiz karayolu ile karşılaştırılamayacak kadar yüksek. Demiryolunda ticari hızımız çok düşük ve kapıdan kapıya teslimat imkanı yok. Bizim sıkıntılarımızdan bir tanesi demiryolunda etkin ve verimli çalışacak altyapımızın kurulamamış olmasıdır. Örneğin, Barselona’da olduğu gibi limanın demiryolu bağlantısı ve endüstri bölgeleri ile iş birliğinin harmonize edilmesi güzel bir örnektir ama biz bunun aynısını yapamıyoruz. Limanımız güzel, güzel bir liman kurguluyoruz ama limanın arkasındaki, limanı iç bölgelere bağlayacak ulaşım ağlarının otomizasyonu noktasında da aynı titizliği göstermek zorundayız. Bu da bizler için zaman maliyeti açısından önemli bir handikap. Bu yüzden Silifke’deki yapılanmada özellikle bize hitap eden mal gruplarının ve yapacağımız terminallerin uzmanlaşması konusunda netleşmiş olmamız lazım. Taşucu Limanının Mersin Limanı ile rekabet etmeyecek şekilde özel ihtisas limanı olarak dönüşmesi, limanın ivmelenmesi açısından önemlidir.”

Toplantının sonunda, önümüzdeki süreçte projeye ilişkin bir çalıştay düzenleyecekleri bilgisini veren KOP temsilcileri, MDTO yönetimini de çalıştaya davet ettiler.

Back to top

Bize Ulaşın

      submit...
x
Kapat Basın Açıklama MDTO

Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 tarihinde maruz kaldığı hain darbe girişimine karşı birlikte karşı koymuş, devletin ve milletin varlık mücadelesinin içinde yer almış, Türkiye’nin üreticileri, esnafı, çiftçileri, müteşebbisleri ve çalışanlarının temsilcisi olan, HAK-İŞ, MEMUR-SEN, T.KAMU-SEN, TISK, TOBB, TÜRK-İŞ, TESK ve TZOB’a bağlı kurumların yöneticileri Türkiye genelinde eş zamanlı olarak ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Mersin’de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) düzenlenen basın toplantısına Mersin Deniz Ticaret Odası Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Talat Dinçer, Mersin Ticaret Borsası Genel Sekreteri İsmail Sarı, Mersin Akdeniz Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, Memur Sen Mersin İl Başkanı Abdulla Çelik, Kamu Sen Mersin İl Başkanı Nihat Aşçı ile TİSK Mersin İl Temsilcisi Alpaslan Yakar katıldı.