Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile yürütülmekte olan Küresel Çevre Fonu’nun (GEF) desteklediği “Önemli Denizel Biyoçeşitlilik Alanlarında İstilacı Yabancı Türlerin Tehditlerinin Değerlendirilmesi Projesi Çalıştayı Ankara’da yapıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı temsilcilerinin yanı sıra akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ile meslek örgütlerinin katıldığı çalıştaya Mersin Deniz Ticaret Odası adına Genel Sekreter Yardımcısı Kpt. Halil Delibaş katıldı.

Çalıştayda küreselleşmenin etkisiyle insan, bitki ve hayvan hareketlerinin de hız kazandığı ve bir yerden başka bir yere taşınmalarının kolaylaştığı belirtilerek, bu tür taşınmaların biyolojik çeşitlilik konusunda en büyük tehditlerden biri olduğu ifade edildi.

İstilacı yabancı türlerin verdiği zararın dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 5’ine tekabül ettiği bilgisinin verildiği çalıştayda, Süveyş Kanalı’nın açılması, iklim değişikliğinin etkisi ve alıcı ortamın biyolojik çeşitlilik yönünden fakirliği gibi faktörlerin denizlere yeni türlerin yerleşimini kolaylaştırdığı belirtildi.

 Çalıştayda ayrıca ayrıca şu bilgiler paylaşıldı:

“Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla 790 balık türü Akdeniz’e gelmiştir. Doğu Akdeniz’in Türkiye sularında ise istilacı yabancı tür sayısı 450’ye yaklaşmıştır.

 Akdeniz’e gelen yabancı türlerin; yüzde 74’ü Süveyş Kanalı ile gelirken, Karadeniz’e gelen yabancı türlerin yüze 80’i gemilerin balast suları ile gelmektedir. Bu istilacı yabancı türlerin bir kısmı ise; yetiştiricilik, akvaryumculuk ve balıklandırma ile giriş yapmaktadır.

Söz konusu yabancı türler deniz ekosistemine, deniz biyoçeşitliliğine parazit taşıyarak, hastalık bulaştırarak, genetik bozulmalara yol açarak zarar vermektedir. Rekabet yaratarak ve yerli türleri tüketerek nesillerini tehlike altına atmaktadır. İnsan sağlığı açısından da tehdit oluşturan bu türler hastalıklara, zehirlenmelere ve yaralanmalara yol açabilmektedir. Ayrıca ülke ekonomisine de olumsuz etkileri olan istilacı türler balıkçılık ve turizmi de olumsuz etkilemektedir.”