16 - 23 Mart 2021 Haftası Denizcilik Haberleri

MDTO organizasyon ŞEması

22.03.2021 Güzelçamlı Yat Limanı Projesi ÇED Raporu İptal Edildi


Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Kuşadası Güzelçamlı’da yapılmak istenen yat limanı, feribot yanaşma yerleri yapımı ile balıkçı barınağının kapasite artırımı projesinin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu kararı iptal edildi.

Aydın 2. İdare Mahkemesi dava sürecinde yapılan bilirkişi keşfinin raporuna dayanarak projenin su ürünleri, flora, fauna açısından uygun olmadığına karar vererek ÇED olumlu kararını oybirliği ile iptal etti. (denizhaber.net)

22.03.2021 Yat, Tekne Ve Gemilere 'Pis Su Takip Sistemi' Takılacak

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, "Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği"nde değişikliğe gidecek, yeni uygulamaya göre, yat, tekne ve gemilere "Pis Su Takip Sistemi" takılacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye'de gemi atıklarının yönetimi, Bakanlığın kontrolünde "Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği" kapsamında sürdürülüyor.

Gemi atıkları, gemilerden denize karıştırılmadan, ayrı ayrı alınıyor ve atık kabul tesislerinde ayrı tanklarda depolanıyor. Atık kabul tesislerinde toplanan atıklar (sintine suyu, slaç, slop) öncelikle enerji geri kazanım amacıyla ek yakıt olarak kullanılıyor, yakıt olmayanlar nihai yakma tesislerinde bertaraf ediliyor.

Gemilerin taşıdıkları yüklerden kaynaklanan atık ve artıklar ile pis su, katı atık ve hava kirliliğini önlemeye yönelik ekipmanlardan kaynaklanan atıklar ise mevzuat çerçevesinde kıyı tesisleri tarafından toplanarak denizlerin kirletilmesinin önüne geçiliyor.

Bakanlık, "Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği"nde değişikliğe gidecek. Yönetmeliği revize eden Bakanlık, taslak yönetmeliği web sayfasında görüşe açtı.

Yönetmelikle denizlerin yanında iç su yollarında, göller ve nehirlerde bulunan gemilerden kaynaklanan atıkların yönetimi de sağlanacak ve destek gemileri, sondaj faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla kullanılan platform, gemi ve benzeri yapılardan da atık alınabilecek.

Taslak yönetmeliğe göre atıklar, atık komisyonu kurulmadan atık kabul tesisinden çıkarılabilecek.

TAKİPLER ONLINE VE ANLIK YAPILACAK

Yeni yönetmelikle Bakanlıkça belirlenecek esaslar dahilinde yat, tekne gibi deniz araçlarının yanında 150 groston altı petrol tankerleri ile 400 groston altındaki diğer gemilerin pis su tanklarına "Pis Su Takip Sistemi (PSTS)" takılacak.

Takipler online ve anlık olarak PSTS ile yapılacak. Kapsama giren deniz araçlarının pis su tanklarında beklenmedik bir değişim olması halinde bu deniz araçlarına yasal işlem uygulanacak.

Belirlenecek alanlarda, pis su arıtma cihazı olan gemiler, Marpol Sözleşmesi'nin Ek-IV hükümlerinde belirtilen kriterler uyarınca gerekli arıtımı yaptıktan sonra atık sularını denize boşaltabilecek.

Kurulacak özel ekiplerle gemi atıkları daha sıkı takip altına alınacak. Deniz araçlarının pis su tanklarından denize boşaltım yapılması engellenecek. Atık tankı doluluğu yüzde 80 üzeri olan gemilerin kalkışlarına izin verilmeyecek.

Taslak yönetmelikte öngörülen PSTS, ülke genelinde yer alan yaklaşık 70 bine yakın yat ve tekneyi kapsıyor. Söz konusu sistemle göller ve nehirlerde bulunan gemilere de sensör takılarak, bu noktalarda oluşan atıkların yönetimi de sağlanacak.

DENİZİ KİRLETEN 203 GEMİYE 27 MİLYON 542 BİN LİRA CEZA

Türkiye'de atıkların toplanması faaliyetleri 312 kıyı tesisinde yürütülüyor.

Bu kapsamda geçen yıl, 23 bin 899 gemiden 504 bin 797 metreküp petrol ve petrol türevli atık, 37 bin 903 metreküp pis su ve 24 bin 757 metreküp katı atık alınarak, denizlerin kirletilmesinin önüne geçildi.

Bakanlık ayrıca gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesi kapsamında yetki verdiği kurum ve kuruluşlar ile geçen yıl yaptığı denetimlerde, denizi kirleten 203 gemiye toplam 27 milyon 542 bin 810 lira idari para cezası uyguladı. (denizhaber.net)

21.03.2021 Türkiye'de ‘Mavi Bayrak’lı Plaj Sayısı Arttı

 

Yıllara göre mavi bayraklı plaj sayıları belli olurken 2020 yılında bu sayının 486'ya yükseldiği kaydedildi. Türkiye bu rakamla uluslararası mavi bayraklı plaj sayıları içerisinde üçüncü sıradaki yerini korudu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerinden elde edilen bilgilere göre, ülkemizde yıllara göre mavi bayrak sayıları belli oldu.

Böylelikle 2020 itibarıyla Türkiye'nin 486 adet mavi bayraklı plajı olduğu kaydedilirken, 2019 yılında bu sayının 463 olduğu saptandı. Geçmiş yıllara bakıldığında ise 2015 yılında 436, 2010 yılında 314, 2005 yılında ise 174 adet olarak gözlendi.

Uluslararası mavi bayrakları plajlar incelendiğinde ise en yüksek mavi bayraklı plaj sayısı 590 ile İspanya'da yer alırken, ikinci sıraya 497 ile Yunanistan yerleşti. Türkiye ise 486 ile üçüncü sıradaki yerini korudu. (denizhaber.net)

19.03.2021 Bakan Karaismailoğlu, Mersin Limanı Genişleme Projesi’nin Temelini Attı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Mersin Limanı Genişleme Projesinin (EMH2) temel atma törenine katıldı. Törende, Bakan Karaismailoğlu’na Mersin Valisi Ali İhsan Su, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Kamu-Özel İşbirliği Daire Başkanı Ali Kamil Özmen, Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. (MIP) Genel Müdürü Johan Van Daele, MIP Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Kurtul ve protokol üyeleri katıldı.

 

“Türkiye’miz çok önemli bir dönüm noktasında” 

Bakan Karaismailoğlu, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin çok önemli bir dönüm noktasında olduğunu söyledi. Attıkları her temelle, hizmete açtıkları her projeyle, 4 bine yakın şantiyede hızla tamamlanmakta olan her işle hayal ettikleri geleceğe koşar adım yürüdüklerini vurgulayan Karaismailoğlu, “Dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olmak hedefimize her zaman olduğumuzdan daha yakınız. Ulaştırma ve haberleşme alanında attığımız adımlarla dolu dolu geçirdiğimiz 19 yılı geride bıraktık. Öyle ki, ülkemizin, yükselişte olan Avrasya Bölgesinde lojistik bir süper güç olduğunu göğsümüzü gere gere ifade edebilir duruma geldik” dedi.

 

“Yatırım bütçesi 375 milyon dolar olan projemizi 1,5 yılda tamamlamayı hedefliyoruz”
Mersin’in hem Türkiye ekonomisi hem de Türkiye’nin Doğu Akdeniz’e hakimiyeti açısından son derece stratejik bir nokta olduğunu vurgulayan Karaismailoğlu, bu nedenle son yıllarda Mersin’in çehresini değiştirecek çok sayıda yatırım yaptıklarını söyledi. “Mersin, genişleyen limanlarıyla, nükleer güç santralleriyle, Çukurova Havalimanı ile ülkemizin gözde ulaşım, enerji ve ticaret merkezi oluyor” diyen Karaismailoğlu, “Şimdi de Mersin Uluslararası Limanındaki Doğu Akdeniz Terminali 2. Fazı (EMH2) Genişleme Projesinin temelini atacağız. Mersin Limanı, Türkiye’nin ve Doğu Akdeniz’in önde gelen limanlarından. Limanımız, coğrafi konumu, kapasitesi, serbest bölge ile komşu olması, ulusal ve uluslararası kara, hava, demir ve denizyolu modlarına entegre olmasından dolayı ülkemiz için büyük bir önem arz etmekte. 2007-2020 yılları arasında Mersin Uluslararası Limanına 1,2 milyar doların üzerinde yatırım yapıldı. Sadece ülkemiz için değil, Irak, Suriye ve diğer komşu ülkelerle olan ticarette kritik işlevi olan limanımız, sektörün ihtiyaç ve taleplerine cevap vermek üzere sürekli olarak genişletilmekte ve kapasite artırımına gidilmektedir. Zira uluslararası deniz taşımacılığında Akdeniz limanları, Asya-Avrupa hattında aktarma limanları olarak önem kazanmaktadır. Bu minvalde, temelini atacağımız Doğu Akdeniz Terminali 2. Fazı da son derece gerekli bir projedir. Yatırım bütçesi 375 milyon dolar olan projemizi 1,5 yılda tamamlamayı hedefliyoruz. Projemizin 2022 sonunda işletmeye açılmasıyla birlikte, 500 kişi doğrudan 5 bin kişi dolaylı olarak istihdam imkanı sağladığını da müjdelemek isterim” ifadelerini kullandı.

 

“Limanın kapasitesi 2,6 milyon TEU’dan 3,6 milyon TEU’ya ulaşacak”

Mersin Limanının, genişletme projesiyle güneyde toplam 880 metrelik rıhtıma sahip olacağını ve 400 metrelik 2 mega geminin yanaşmasına uygun hale getirileceğini belirten Karaismailoğlu, “Limanımızın kapasitesi bu sayede 2,6 milyon TEU’dan 3,6 milyon TEU’ya ulaşacak” şeklinde konuştu.

 

“Atatürk Parkı bu alanın sınırları dışında yer almaktadır”

Genişleme projesinin Atatürk Parkına zarar vereceği yönündeki iddialara da yanıt veren Karaismailoğlu, şunları söyledi:
“Gerek Türkiye gerekse bölge ekonomisine çok önemli katkı sunacak projemizle ilgili çalışmalarımız sırasında maalesef herhangi bir gerçekliği olmayan, bizleri üzen iddia ve haberler de kamuoyu ile paylaşıldı. Bu konu hakkında sizlere şunu söylemek isterim ki, öncelikle Mersin Limanı Genişleme Projemiz, ‘İşletme Hakkı Sözleşmesi’ gereğince belirlenen sınırlar çerçevesinde planlanmıştır. Yani limanımızı genişletirken, Atatürk Parkı bu alanın sınırları dışında yer almaktadır. Dün olduğu gibi yarın da Mersinli vatandaşlarımız ve geleceğimiz çocuklarımız, Atatürk Parkının kendilerine sunduğu konfor ve imkanlardan faydalanmaya devam edecekler.”

 

“Mersin Konteyner Limanı etüt-proje çalışmamız devam ediyor”

Bakanlık olarak Çamlıbel Balıkçı Barınağını rehabilite etmek ve geliştirmek için etüt-proje çalışmasını da başlattıkları bilgisini veren Karaismailoğlu, “Mersin’de denizcilik faaliyetlerinin geliştirilmesi amacıyla su sporları merkezi ve tekne yanaşma yeri amacıyla barınak kapasitesi arttırılarak yenilenecek ve ayrıca bu kıyı şeridinde Mersin halkının faydalanacağı 800 metrelik yürüyüş yolu, iskele ve seyir terasının yer aldığı rekreasyon alanı da yer alacak. Mersin’in her yıl gelişen uluslararası yük transfer merkezi vasfını ileri bir noktaya taşımak için Mersin Konteyner Limanı etüt-proje çalışmamız da devam ediyor” dedi. (İHA)

 

18.03.2021 İsviçreli Terminal Investment, Marport’u alamadı

Türkiye’nin en büyük gemi filosuna sahip Arkas Grubu’nun sahibi olduğu Marport’un hisselerinin devrine onay çıkmadı.

Yabancı ortak Terminal Investment tarafından hisselerin tamamını devralma işlemine yönelik inceleme sona erdi. Hisse devrinin etkin rekabeti önemli ölçüde azaltacağına karar veren Rekabet Kurulu, işleme izin vermedi.

Rekabet Kurulu’nun devir işlemi için 25 Haziran 2020 tarihinde incelemeye aldığı başvurunun sonucu 15 Mart tarihinde açıklandı. Halen ortak olarak Marport’ta bulunan Terminal Investment hisselerin tamamını devralmak istiyordu.

Dünya’da yer alan habere göre, merkezi İsviçre Cenevre’de bulunan Terminal Investment Limited Sàrl (TIL), 2000 yılında Mediterranean Shipping Company (MSC) tarafından kuruldu. Dünya genelinde 26 ülkede 37 adet terminalin işleticisi konumuna sahip.

Ana stratejisi diğer uluslararası konteyner işletmecileriyle ortak girişimler kurmak olan şirketin dünyanın birçok yerinde bu yönde işbirlikleri bulunuyor. Ana stratejisine uygun olarak, 2001 yılından da Arkas Grubu ile Martport'ta ortaklık yaptı. Marport, 1996 yılından bu yana Ambarlı Limanı’nda hizmet veriyor. Başta yabancı ortağı MSC ve Arkas Grubu olmak üzere üçüncü kişilere konteyner terminali olarak hizmet sunuyor.

TIL Holding, bağlı grubu MSC ile Türkiye’de başka gruplarla da yaptığı ortaklıklar var. Konteyner ve kruvaziyer devi MSC ile birlikte Marport'ta yüzde 50, Assan Limanı’nda yüzde 49,9, Asyaport’ta ise yüzde 70 oranında hisseye sahip.

İsviçreli grubun hisselerin tamamını devralmak istediği Marport, Marmara Bölgesi’nin Türkiye’de elleçlenen konteyner hacminin yüzde 62,5’ini gerçekleştiriyor. Devralmanın rekabet açısından sektöre zarar vereceği belirtildi. (denizhaber.net)

 

18.03.2021 Denizcilik Sektöründe Normalleşme Kararları Açıklandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, denizcilik sektöründe kontrollü normalleşme sürecinde uygulanacak kararları açıkladı.

KISITLAMALAR KALDIRILACAK

Gezinti gemisi cinsinde faaliyet gösteren ve denize elverişlilik belgesinde taşınmasına izin verilen yolcu sayısı 150'den az olan tekneler tam kapasiteyle, yolcu sayısı 150'den büyük olan tekneler yüzde 50 kapasiteyle sefere çıkabilecek.

Yunanistan'ın limanlarını açması durumunda Ege adaları ile Türkiye limanları arasında uluslararası yolcu taşımacılığı kısıtlamalar olmaksızın başlatılacak.

Genel Müdürlüğün internet sitesinde yer alan duyuruya göre, ülkede yaşanan normalleşme sürecinde denizcilik sektöründe alınan tedbirlerin Bakanlıkça değerlendirilmesi neticesinde yeni kararların alınması uygun görüldü.

Buna göre, gezinti gemisi cinsinde faaliyet gösteren ve denize elverişlilik belgesinde taşınmasına izin verilen yolcu sayısı 150'den az olan tekneler tam kapasiteyle, yolcu sayısı 150'den büyük olan tekneler yüzde 50 kapasiteyle sefere çıkabilecek. Ancak yolcu sayısının yüzde 50'si 150 kişinin altında olan tekneler 150 yolcuyla, kapasitesinin yüzde 50'si 150 ve üstü olan tekneler ise kapasitelerinin yüzde 50'si olacak şekilde sefer yapabilecek.

Örneğin denize elverişlilik belgesinde belirtilen yolcu sayısı 75 ise tekne 75 yolcuyla, 160 yolcuysa 150 yolcuyla, 250 yolcuysa 150 yolcuyla, 350 yolcuysa 175 yolcuyla sefere çıkabilecek.

AİLE VE ARKADAŞLARLA MAVİ TUR

Ticari yat ve ilkel yapılı ahşap gemiler, turun kapalı grupla gelenlerle (aile, yakın akraba, arkadaşlar) yapılması durumunda denize elverişlilik belgesinde belirtilen taşınmasına izin verilen yolcu sayısıyla, günlük tur yapan tekneler de tam kapasiteyle faaliyetlerini icra edecek.

Yolcu gemisi, yolcu motoru, feribot cinsinde seyir yapan gemiler için kısıtlamalar kaldırılacak.

Yunan makamlarının limanlarını açması durumunda Ege adaları ile Türkiye limanları arasında uluslararası yolcu taşımacılığı kısıtlamalar olmaksızın başlatılacak.

Yeni tedbirlerin uygulamasında İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, mülki idare amirlikleri ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarının tedbir ve kararları doğrultusunda, yeni normalleşme kurallarına azami dikkat edilerek iş ve işlemlerin yürütülmesine karar verildi. (denizhaber.net)

16.03.2021 IMO'nun 2021 Yılı Teması Belli Oldu

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından 2021 yılı Dünya Denizcilik Teması'nın "Gemi Personeli: Deniz Taşımacılığının Geleceğinin Merkezinde" olarak belirlendi.

IMO, küresel tedarik zincirinin devamlılığının sağlanmasında kilit çalışan olarak tanımlanan ve COVID-19 salgını nedeniyle zorlu koşullar altında çalışmak zorunda kalan gemi personeli için 2021 yılını etkinlik yılı olarak belirledi.

IMO tarafından ilan edilen 2021 yılı Dünya Denizcilik Teması kapsamında yıl boyunca gemilerde emniyetli ve güvenli bir çalışma hayatı, gemi personelinin sağlığı, uygun şekilde eğitilmiş ve nitelikli bir iş gücü sağlamanın önemi, dijitalleşme ve otomasyon sonucu ortaya çıkan zorluk ve fırsatların değerlendirilmesi gibi unsurları içeren deniz taşımacılığının insani boyutuna ilişkin konulara odaklanılacağı belirtiliyor.

2021 yılı temasının ayrıca, deniz taşımacılığının sürdürülebilir bir geleceği olması açısından gemi çalışanlarının üstlendikleri rolü vurgulamak amacıyla “Sürdürülebilir Bir Dünya İçin Sürdürülebilir Bir Deniz Taşımacılığı” (Sustainable Shipping for a Sustainable Planet) başlıklı 2020 temasının devamı niteliğinde olduğu ifade edildi. (denizhaber.net)

-
ShareShareShareShareShare

Neredeyiz?