Mersin Deniz Ticaret Odası’nın Müşterek Meslek Komitesi toplantısı 22 Ekim tarihinde video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi.

Toplantıya katılan ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü (ODTÜ DBE) Prof. Dr Barış Salihoğlu meslek komitesi üyelerine Enstitülerinin yürüttüğü çalışmalar ve mavi ekonomi ile ilgili bilgiler aktardı.

ODTÜ DBE’nin amacının açık deniz çalışmaları yürütmek ve mükemmel bilim yapmak olduğunu söyleyen Salihoğlu, geçen süreç içerisinde vizyonlarını güncellediklerini belirtti.  Salihoğlu, “Halen, mükemmeliyete dayalı bilim yapmak bizim birinci önceliğimiz ama bunun ötesinde edindiğimiz bilgileri, denizlerin sürdürülebilir kullanımına odaklı toplumsal ve sosyal faydaya dönüştürmeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca farkındalık çalışmalarını da vizyonumuza ekledik” diye konuştu.

Doğu Akdeniz’de yoğunlaşmış olsalar da Türkiye’nin tüm denizlerinde de önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Salihoğlu, Doğu Akdeniz’in jeopolitik öneminin de ötesinde bilimsel olarak çok değerli bir alan olduğunu belirterek bölgedeki yapının hem çok dinamik hem de ciddi bir insan baskısı altında olduğunun altını çizdi. Bölgede su kütleleri aktivitelerinin yanı sıra iklimin çok etkili olduğunu kaydeden Salihoğlu, yaptıkları çalışmalarda bölgede su sıcaklıklarının ciddi değişimler gösterdiğini izleyebildiklerini, kirlilik, su kalitesinin ve oksijen seviyesinin düşmesi yönünden de bölgenin ciddi insan baskıları altında olduğunu anlattı.  

ODTÜ DBE bünyesinde kurulan Deniz Ekosistem ve İklim Araştırmaları Merkezi’nin (DEKOSİM) 2022 yılında tamamlanacağı bilgisini veren Salihoğlu, merkezin amacının uzun süreli gözlem yapmak olduğunu belirterek, topladıkları veriler ışığında çeşitli çeşitli modeller vasıtasıyla öngörüler geliştirmeyi hedeflediklerini bildirdi. Bu kapsamda Erdemli Zaman Serisi adlı bir çalışma yürüttüklerine değinen Salihoğlu, “Denizler dinamiktir. Biz mevsimsel seferlerle veriler topluyoruz ancak denizler çok değişken olduğu için daha sık veri toplamak gerekir. Belirli noktalardan şamandıra sistemleri ile veri alıyoruz. Ülkemizde şamandıra sisteminin kullanımı yaygındır ama oşinografik şamandıra sistemi dediğimiz bütün su kolonunu ölçebilen sistemler çok az kullanılıyor. Bunların ilk denemesini DEKOSİM kapsamında bu bölgede yaptık. Başarıyla bu ölçümleri de alıyoruz. Bunun ötesinde “scanfish” dediğimiz çok yüksek frekansta ölçüm yapabilen bir cihazla bölgeyi taramaya başladık” dedi.

Enstitülerinin Doğu Akdeniz’de yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgiler paylaşan Salihoğlu, KKTC ile ortak yürüttükleri projede, her iki ülkenin kendi karasularında ölçümler yapıldığını, mevut dataların birleştirilmesi yoluyla bölgedeki akıntı sistemleri gibi daha önce hiç çalışılmanmış alanlarda araştırmalar yürüttüklerini belirtti.

Bunların yanı sıra göçmen balıkların ne şekilde dağılacağına, yeni gıda kaynaklarına, HES’lerin deniz ekosistemlerine etkilerine, iklim değişimlerinin su sıcaklığı değişimlerinin de ötesinde denizlerdeki asitleşmeyi ne şekilde değiştirdiğine yönelik araştırmalar da yaptıklarını bildiren Salihoğlu, son dönemde ötrofikasyona yönelik çalışmalara ağırlık verdiklerini söyledi.

“Doğu Akdeniz bu kalitede bir suyu hak etmiyor”

Ötrofikasyonu, denizlerin su kütlelerindeki besin tuzlarınca aşırı derecede beslenmesi ve buna bağlı olarak denizdeki mikroskobik canlıların aşırı artışa geçmesi olarak tanımlayan Prof.Dr Salihoğlu, bunun sonucunda oksijen seviyesinin ve su geçirgenliğinin azaldığını; ötrofikasyona daha çok tarımsal ve endüstriyel faaliyetler gibi insan aktivitelerinin neden olduğunu, diğer deyişle ötrofikasyonun ana kaynağının karasal girdiler olduğunu belirtti.

Doğu Akdeniz’in durumun iyi olmadığını belirten Salihoğlu uydu görüntülerinde kirliliğin görülebildiğini denizlerde geçirgenliğin azaldığını bölgenin bu kalitede bir suyu hak etmediğini söyledi.

Çukurova Mavi Ekonomi Atlası

Konuşmasında Çukurova Mavi Ekonomi Atlası Projesi’ne de değinen Salihoğlu, bölgenin planlamaya yönelik ekonomi atlasını çıkarmak istediklerini kaydetti.  Ülkemizde deniz alan planlaması yapılmadığına dikkat çeken Salihoğlu, “Kıyı planlaması yapılıyor. Kıyı planlamasında sadece kıyılar planlanıyor. Oysa bütün Münhasır Ekonomik Bölgemizin planlanması gerekiyor. Biz buna altlık oluşturacak bir çalışmayı bu bölgede yürütmek istiyoruz. Bölgenin ekosistem yapısını ortaya koyup, üzerine de gerek mevcut sektörlerin ve gerek gelişebilecek sektörlerin durumunu ortaya koymaya yönelik bir çalışma yürütmek istiyoruz. Mersin’in deniz kenti kimliği kazanmasına yönelik çalışmalar yürütmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

 Bu proje kapsamında, mevcut denize dayalı sektörlerin kapasitesinin arttırılması; denize dayalı yeni sektörlerin belirlenmesi, deniz araştırmaları; Mavi Ekonomi Atlası ve tanıtıcı faaliyetler olmak üzere 5 temel alanda çalış yürütüleceğini belirten Salihoğlu sunumun ardından komiye üyelerinin sorularını cevaplandırdı.