(Kaynak:denizhaber.net)

28.09.2020 Türkiye, Akdeniz’de yeni Navtex ilan etti

Türkiye, Akdeniz’de bir Navtex ilan etti. Türk Deniz Kuvvetleri, Fethiye-Marmaris arasında atış eğitimi yapacak. Yeni Navtex’in Fethiye ile Marmaris’teki Aksaz Deniz Üssü arasını kapsadığı belirtildi.

29 Eylül Salı günü saat 05.00’te başlayacak olan yeni Navtex’in süresi, aynı gün saat 14.00’te sona erecek. Bu zaman diliminde Türk Deniz Kuvvetleri unsurları bölgede atış eğitimi yapacak.

Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan yeni Navtex’in, Rodos ile Meis arasındaki bir alanı kapsadığı yönündeki iddialar ise yetkililer tarafından yalanlandı.

Yeni Navtex’in kendi karasularımız içinde kalan bölgede ilan edildiği özellikle vurgulandı. Bölgede seyir halinde olacak deniz unsurlarının Navtex ilanına uygun hareket etmesi istendi.

27.09.2020 Bilim insanları Antarktika’daki deniz kirliliğinde artış tespit etti

Türk bilim insanları tarafından Antarktika’dan getirilen numuneler üzerinde yapılan analizlerde deniz kirliliğinde artış olduğu ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayelerinde Antarktika’ya düzenlenen bilim seferleri meyvelerini vermeye başladı. Hitit Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Bilici yürütücülüğünde, Hitit Üniversitesinden Doç. Dr. Erol Alver ve İstanbul Teknik Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Burak Karacık, Antarktika’daki ağır metal kirliliğini tespit etmek amacıyla çalışma başlattı.

Antarktika’dan getirilen ve özel olarak muhafaza edilen deniz salyonguzu, toprak ve deniz suyu numuneleri Hitit Üniversitesi Bilimsel Teknik Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (HÜBTÜAM) analizleri yapıldı.

Yapılan testler sonucunda, fitoplakton adı verilen mikroskobik deniz canlıların da bulunduğu Antarktika da, geçmiş yıllarla kıyaslandığında deniz kirliliğinde değişim olduğu tespit edildi. Hitit Üniversitesi tarafından yürütülen bu proje ilerleyen yıllarda bu alanda yapılacak çalışmalarda veri tabanı oluşturacak.

“ANTARKTİKA’DAKİ BAZI AĞIR METALLERDE KİRLİLİĞİN ARTTIĞINI TESPİT ETTİK”

Proje hakkında bilgi veren HÜBTÜAM Müdür Yardımcısı ve Kimya Mühendisliği Bölümü Doç. Dr. İbrahim Bilici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayelerinde son 3 yıldır Kutup Araştırma Merkezi’nde kutuplarda üs kurulması için çalışmalar yapıldığını ve bölgeye giden bilim insanları tarafından çeşitli çalışmalar yapıldığını söyledi. Hitit Üniversitesi olarak kıtadaki denizlerde kirliliği tespit etmek amacıyla çalışma başlattıklarını dile getiren Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Bilici, bu kapsamda Antarktika’ya düzenlenen 3. Bilim Seferi’nde bölgeden getirilen numuneler üzerinde çalışma yaptıklarını açıkladı.

Hitit Üniversitesi Bilimsel Teknik Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Antarktika’ya özel ‘nacella concinna’ adı verilen deniz salyangozunu incelediklerini anlatan Doç. Dr. Bilici, “Bu kapsamda ağır metaller dahil olmak buradaki deniz kirliliğini incelemek amacıyla bir çalışma yaptık. Oradan getirilen toprak, deniz suyu ve aynı zamanda oraya has olan endemik bir tür olan deniz salyangozu üzerinde ağır metal incelemelerini gerçekleştirdik. Bu incelemeler yaklaşık 30-40 yıl önce başlamış incelemelerdi. Zaman zaman bu şekilde yapılan çalışmalarla kendine has bir florası ve faunası olan Antarktika’daki kirliliğin ne kadar arttığını, hangi sonuçlar doğurduğunu daha önce yapılmayan bazı çalışma ve elementleri de buna dahil ederek bundan belki 20, belki 40 yıl sonra yapılacak çalışmalar için veri tabanı oluşturmaya çalıştık. Çalışmalar sonucunda Antarktika’daki bazı ağır metallerde kirliliğin arttığını tespit ettik. Bunların 20 ya da 30 yıl önceki karşılaştırmalarını yaptık. Bazı metallerde ise kirlilikte azalma gördük. Şu an bunun üzerindeki değerlendirmelerimiz devam ediyor” dedi.

“DÜNYADAKİ KİRLİLİĞİ BURADAN GÖZLEMLEYEBİLİYORUZ”

Antarktika’dan getirilen örnekler sayesinde dünyanın diğer kıtalarındaki kirliliği de gözlemleme şansına sahip olduklarını anlatan Doç. Dr. Bilici, “Antarktika kendi atık yönetiminin olduğu dünyanın hiçbir yerinde olmayan bazı enteresan yasakların olduğu bir kıta. Dünyanın diğer kısımlarından izole edilmiş bir kıta. Sanayileşmeye izin verilmeyen bir bölge. Dolayısıyla bu kıta üzerinde katı atık yakamıyorsunuz ya da herhangi bir çöpü dışarı atamıyorsunuz. Bunları muhakkak saklamanız lazım. Dolayısıyla dünyanın diğer tarafında olan her türlü kirlilik her türlü atıkları büyük okyanus akıntıları sayesinde izleyebiliyoruz. Yaptığımız bu çalışma Antarktika’da olmayan doğası gereği olmaması gereken bu materyallerin bazen Çin’den bazen Amerika kıtasından belki dünyanın diğer kıtalarından Antarktika’yı nasıl etkilediğini çok güzel bir göstergesi. Hem sedimanlar hem de denizlerimizde yaşayan deniz kabukluluları bunu gösteriyor. Bu deniz canlıları ağır metal dediğimiz elementlerle besleniyor ve bu elementleri adeta vücudunda depo ediyor. Biz buradan dünyanın diğer taraflarında olan kirliliği çok rahat bir şekilde gözlemlebiliyoruz. Yaptığımız çalışmanın asıl amacı da buydu” ifadelerini kullandı.

“KİRLİLİĞİN KAYNAĞI SANAYİLEŞME”

Denizlerdeki kirliliğin en büyük etkenlerinin başında sanayileşme geldiğini anlatan Doç. Dr. İbrahim Bilici, “Bu atıkların kaynağı endüstrileşme ve sanayileşme. Eğer sanayi atıkları düzgün bertaraf yöntemiyle, kimyasal arıtmaları düzgün yapılmadığı müddetçe bu atıklar zamanla nehirlere, nehirlerden okyanuslara, okyanuslardan da sürünerek ve akıntılarla da Antarktika’ya kadar ulaşıyor. Ve bu canlılar suda beslendiklerinde kendilerine ait olan özel belgelerinde sadece ağır metalleri vücutlarında depolayabiliyor. Aynı şekilde bu depolanma benzer kayaçlardan da gelebiliyor. Bazen oradaki toprak yapısından da geliyor. Ama biz hem kayaçlardan, hem sulardan hem de denizin içerisindeki topraklardan almış olduğumuz örneklerle bu kirliliğin yıllar yılı ne kadar geliştiğini arttığını ya da azaldığını rahat takip ediyoruz. Eğer yasaklar, belirli sınırlamalar olduğu müddetçe bunun azalacağını düşünüyoruz. Bazı materyallerdeki azalmayı da buna bağlıyoruz. Düzgün bir atık yönetimi, düzgün bir bertaraf yönetimi yapıldığı taktirde de bu atıkların Antarktika’da gözlemlenmemesini ümit ediyoruz” şeklinde konuştu.

NUMUNELER ÖZEL OLARAK MUHAFAZA EDİLİYOR

Antarktika’dan getirilen numuneler Hitit Üniversitesi Bilimsel Teknik Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde özel olarak muhafaza ediliyor. Antarktika’dan getirilen örneklerin daha önceden planlaması yapılan bölgelerden toplandığını kaydeden Bilici, “Çünkü karşılaştırma yapabilmemiz için yaklaşık 20-30 yıl önce numune alınan yerlerden numune almamız gerekiyordu. Bu bölgelere 200-300 metre yakından numuneler alındı. Özel soğuk bir zincirle uçakta özel kutularda getirilerek eksi 80 derecede saklandı. Daha sonra bunların içerisindeki sular özel bir yöntemle liyofilize ederek buharlaştırıldı. Doku yapısı korunarak analize hazır hale getirildi. Bu canlıların kas dokusu ve sindirim sistemleri var. Bunlar ayrı ayrı ayrıştırılarak teker teker incelemeye tabi tutuldu. 6 farklı noktadan 6 farklı numune alındı. Hem sıvı hem çamur hem de deniz salyangozlarından toplanarak getirildi” diye konuştu.

“SUDA YAŞAYAN KÜÇÜK DENİZ CANLILARINA RASTLANDI”

Antarktika’dan getirilen deniz suyu analizi hakkında da açıklama da bulunan Bilici, “Avrupa Birliği direktiflerine göre bir suyun kalitesi belirlenirken sadece fiziksel yada kimyasal özellikleri değil aynı zamanda biyolojik aktivitelerine biyolojik özelliklerine de bakılması gerektiği söylenmekte. Yaptığımız ön çalışmalarda Antarktika’dan getirdiğimiz deniz sularının içerisinde fitoplaktonlar dediğimiz ölmüş yada hala çok küçük yaşayan deniz canlıları da tespit ettik. Bunlarla ilgili de önümüzdeki günlerde projemiz olacak. Sadece fiziksel ya da kimyasal değil aynı zamanda bu fitaplatonların biyolojik kirliliklerini de inceleme fırsatımız olacak. Onları da HÜBTÜAM’da gerçekleştirmeyi planlıyoruz” dedi.

27.09.2020 Ukrayna, Kırım’ın Rus işgali nedeniyle deniz varlıklarının çoğunu kaybetti

Ukrayna’nın Avrupa ve Avrupa-Atlantik entegrasyonundan sorumlu Başbakan Yardımcısı Olha Stefanishyna, Kırım’ın Rus işgali nedeniyle Ukrayna’nın deniz varlıklarının yüzde 70’ini kaybettiğini ifade etti.

Ukrayna’nın Avrupa ve Avrupa-Atlantik entegrasyonundan sorumlu Başbakan Yardımcısı Olga Stefanişına, Washington merkezli düşünce kuruluşu Avrupa Politika Analiz Merkezi (CEPA) Forumu’na katıldı. Organizasyonun çevrimiçi gerçekleştiği öğrenildi.

Ukrayna Bakanlar Kurulu’nun yaptığı açıklamada, Başbakan Yardımcısı2nın forum kapsamında açıklamalarına yer verildi. Başbakan Yardımcısı, forum kapsamında yaptığı konuşmada, Kırım’ın Rus işgali nedeniyle Ukrayna’nın deniz varlıklarının yüzde 70’ini kaybettiğini belirtti.

Stefanişına, “Kırım, Karadeniz’deki güvenlik, bunlar sadece Ukrayna ulusal çıkarları konusu değil, aynı zamanda NATO’nun gündeminin üst sıralarda bulunan tüm bölgenin güvenliği konusudur. Uluslararası ortakların desteğiyle biz Ukrayna filosunun yeniden kurulması üzerinde çalışıyoruz, yetenekleri ve kapasitesini güçlendirmek için yatırım yapıyoruz.” dedi.

Başkan Yardımcısı, bu yıl Temmuz ayında Ukrayna’da düzenlenen Sea Breeze-2020 tatbikatına NATO’nun müttefik ve ortağı olan 8 ülkenin (Bulgaristan, Gürcistan, Norveç, Romanya, İspanya, Türkiye, Ukrayna ve ABD) 26 gemi ve 19 uçağının katıldığını hatırlatarak, “NATO üye ülkeleriyle birlikte yapılan ortak tatbikatlar, korona krizi gibi küresel zorluklara rağmen ortaklarımızın Karadeniz bölgesinin güvenliğine yönelik tehditler karşısında Ukrayna ordusuyla birlikte yan yana durduğunun güçlü bir işaretidir. NATO Geliştirilmiş Fırsatlar Ortağı statüsü sayesinde Ukrayna Karadeniz bölgesinin güvenliğinin şekillendirilmesinde daha aktif bir rol oynayabilecek ve hibrid tehditlerle mücadeledeki eşsiz tecrübesini paylaşabilecek.” dedi.

Başbakan Yardımcısı Stefanişına, NATO’yu Karadeniz’deki varlığını artırmaya davet etti.

24.09.2020 Gemi ve yat ihracatçısına Eximbank’tan beklenen müjde geldi

Gemi, yat ve ekipmanlarını ihraç eden firmalar, iş avansı karşılığında yurt dışına vermeleri gereken teminat mektuplarını bundan böyle Eximbank’tan da tedarik edebilecek. Cem Seven, finansman sorunu konusunda önemli bir adım atıldığını vurguladı.

Gemi inşacılara Eximbank’tan beklenen müjde geldi. Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB) Başkanı Cem Seven, “Gemi, yat ve ekipmanlarını ihraç eden firmalar, iş avansı karşılığında yurt dışına vermeleri gereken teminat mektuplarını bundan böyle Eximbank’tan da tedarik edebilecek” dedi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, geçtiğimiz Temmuz ayında sanayiciye iki önemli müjde vererek Türk Eximbank’ın firmaların yurt dışından iş almalarını kolaylaştıracak ve ihracatçıların nakit akışlarını rahatlatacak iki yeni programını devreye aldıklarını açıklamıştı.

Pekcan, teminat mektuplarının artık Eximbank kanalıyla da verileceğini, böylelikle firmaların yeni pazarlara açılmalarının ve yurt dışında daha fazla iş üstlenmelerinin önünü açmayı hedeflediklerini söylemişti. Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB) Başkanı Cem Seven, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın talimatları ile programın resmi olarak devreye girdiğini, gemi, yat ve ekipmanlarını ihraç eden firmaların, iş avansı karşılığında yurt dışına vermeleri gereken teminat mektuplarını bundan böyle Eximbank’tan da tedarik edebileceklerini söyledi.

“DÜŞÜK İŞ AVANSI İLE ÇALIŞMAK ZORUNDA KALIYORDUK”

“Sektörün yüksek ihracat performansına Yurtdışı Teminat Mektubu Programı ile Eximbank desteği geldi” diyen Cem Seven, şu açıklamayı yaptı:

“İhraç edilmek üzere inşa edilen gemiler ve yatlar, Tük bankalarının teminat mektuplarına yurt dışındaki bankalar tarafından kontr garanti eklenmemesi nedeni ile düşük iş avansı ile çalışmak zorunda kalıyordu. Bu bağlamda Eximbank, alıcı firma ile imzalanan kontrat kapsamında, gemi inşa/ihraç edecek ihracatçıların gemi inşa aşamasındaki harcamaları proje bazında finanse etme kararı aldı. Proje konusu gemi ve yatlarda kullanılacak olan makina ve ekipmanların vadeli ithalatı ile vadeli yurtiçi tedarik işlemlerine ilişkin ödeme yükümlülükleri, belirlenen limit çerçevesinde garanti kapsamına girdi.”

“NORVEÇ TESLİMATLARINDA FİNANSMAN DESTEĞİ SUNACAK”

Dünya Gazetesi’nden Aysel Yücel’in haberine göre, kontrat bedelinin yüzde 85’ine kadar olan tutarlar için Eximbank’ın teminat mektubu desteği ve kredilendirme sağlanacağını belirten Seven, “İhracatımızın yaklaşık yüzde 30’luk bölümünün Norveç’e gerçekleştiğini göz önünde tutarak, teminat mektubu tedarik etme sürecine Eximbank’ın da dahil olması, ihracatçımızın Norveç’e gerçekleştireceği teslimlerde finansman desteği sağlayacak. Sayın Bakanımıza, Eximbank’a, teminat mektubu ve finansman konusunda çalışma grubu oluşturduğumuz Gemi İnşa Sanayicileri Birliğine (GİSBİR) ve Deniz Ticaret Odası’na (DTO) verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

İLK SEKİZ AYDA İHRACAT YÜZDE 10’DAN FAZLA ARTTI

Ağustos sonu itibari ile birliğe kayıtlı firmalar 120 milyon dolar ihracat gerçekleştirerek, 2019 yılı aynı ayına göre yüzde 9.4 ihracat artışı gerçekleştirdi. İlk 8 ay toplamında ise sektör ihracatı 761 milyon dolara ulaştı. Böylece gemi inşacılar ocak-ağustos döneminde 2019’un aynı dönemine göre ihracatını yüzde 10.4 üzerine çıkardı.

24.09.2020 Çin, limanlarını mürettebat değişikliğine kademeli olarak açıyor

Çin, yabancı uyruklu personelin giriş kısıtlamalarını kolaylaştırmak adına gemi mürettebatı değişimi için limanlarını açıyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal Göçmenlik İdaresi, çalışma ve kişisel meseleler için geçerli Çin oturma izinlerine sahip yabancı uyrukluların 28 Eylül’den itibaren yeni vize başvurusunda bulunmalarına gerek kalmadan Çin’e girmelerine izin verildiğini duyurdu.

Covid-19 önleme ve kontrol önlemleri kapsamında mart ayında neredeyse tüm yabancı girişlerini askıya almıştı.

Bakanlık, Çin’in etkili bir salgın kontrolü sağlarken uluslararası personel değişimine kademeli olarak devam edeceğini söyledi. Böylece Çin, yabancı uyruklu mürettebat da dahil olmak üzere personel değişimi için limanlarını açmaya hazır olduğunu bildirdi.

Geminin sahibi veya operatörü, geminin son uğrak limanından ayrılmasından 14 gün sonra limanda mürettebat değişikliği başvurusunda bulunabilecek. Toplamda 10 limanını mürettebat değişikliğine açacağını duyuran Bakanlık detayları yakında açıklayacağını söyledi.

Ancak yurt dışından gelen herkesin yine de koronavirüs testi yaptırması ve 14 günlük karantinayı tamamlaması gerekecek.

23.09.2020 Uluslararası Deniz Ticaret Odası, ‘Esben Poulsson ile devam’ kararı aldı

Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS), mevcut Başkanı Esben Poulsson’u iki yıllık bir dönem için yeniden başkan olarak atadı.

Esben Poulsson, ICS’nin uluslararası nakliyeyi etkileyen temel konularda uluslararası kuruluşlar, ulusal hükümetler ve endüstri kuruluşlarıyla olan ilişkisini denetleyerek 2016 yılında göreve başladı.

Poulsson, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi:

“ICS yönetim kurulu tarafından iki yıllık bir dönem için atandığım için çok onur duyuyorum.

Covid-19 salgınıyla birlikte, 2020 uzun süredir hatırlanacak bir yıl oldu ve nakliye operasyonları da bundan etkilendi.

Ülkeler sınırları kapattıkça ve seyahat kısıtlamaları getirdikçe, sektörün ticareti kolaylaştırma ve küresel yaşam standartlarının sürdürülmesi ve iyileştirilmesindeki rolü hiç bu kadar önemli olmamıştı.”

23.09.2020 İhracat, COVID engelini aşıyor

Pandemi nedeniyle indiği dip seviyelerden Haziran’la birlikte kademeli toparlanan ihracat, Eylül’de geçen yılın üstüne çıktı.

Mart ayında Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görülmesiyle sert bir şekilde gerileyen ve haziran itibari ile yükselişe geçen ihracat, eylül ile birlikte pandemi öncesine hızlı dönüş sinyali verdi.

Tekstilden mücevhere, mobilyadan iklimlendirmeye kadar birçok sektörde ihracat eylül ayının ilk yarısı itibari ile dünya ticaretinde artan normalleşmenin de etkisi ile geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10’a varan oranlarda yükseliş gözleniyor.

Eylül ayının ilk 15 gününde genel ihracat ise 2019’un aynı dönemine göre 500 milyon dolardan fazla artarak 7 milyar 100 milyon dolara yükseldi. Sektör temsilcileri bu hızla birçok sektörde yılsonu kayıp beklentilerinin daha da azalacağını belirtti.

MOBİLYADA ARTIŞ 4 AYDIR SÜRÜYOR

Geçen yılın tamamında 5.5 milyar dolar ihracat gerçekleştiren mobilya sektöründe eylül ayı hızlı başladı. Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, mobilya sektörünün hazirandan bu yana ihracatta artışı devam ettirdiğini kaydederek, “Ağustosta ihracatımız yüzde 1.08 oranında artarak 256 milyon dolara çıktı. Eylül ayındaki gidişat da geçen yılın üzerinde seyrediyor” dedi. Mobilya sektörü bu yılın ilk 8 ayında 3.4 milyar dolar ihracata imza attı.

Peki inşaat sektöründe durum ne? İstanbul İnşaatçılar Derneği(İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, haziran ayında başlatılan konut kredisi kampanyasının da etkisi ile özellikle ikinci el başta olmak üzere gayrimenkul sektöründe haziran, temmuz ve ağustos aylarında ciddi hareketlilik yaşandığını hatırlattı. Halihazırda faiz oranlarının 1,29’lara kadar çıktığını anlatan Durbakayım, bunun 20 derece sıcaklıktan sıfırın altında -5’lere düşmeye benzeterek, “Bu dönemde biz firmalar elimizden gelen çeşitli indirimleri yaparak sektörün durgunluğa girmesine engel olmaya çalışacağız. Özel bankalar daha rekabetçi olarak konut sektörüne destek vermesi halinde sektörde 2.4 milyon olan istihdamların tekrar geri kazanımı sağlanabilir” dedi.

MAKİNEDE HEDEF YÜZDE 8

Dünya Gazetesi’nin haberine göre, makine sektörü de eylül ayına hızlı başlayan sektörlerden biri. 2019’u 7,8 milyar dolar, bu yılın ilk 8 ayını ise 4.5 milyar dolar ihracat ile kapatan sektörde eylül ayı ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yukarısında seyrediyor. Makine sektörünün aylık ihracat ortalamasının 1,5 milyar doları bulduğunu belirten Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, bu yıl 1-17 Eylül tarihleri arasında ihracatın 927 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Kalan iki haftada bu hızda devam edildiği takdirde eylül ayını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8’in üzerinde bir artışla kapatabileceklerini vurgulayan Karavelioğlu, “Herkes artarken tüm rakiplerinden daha fazla artma, herkes düşerken tüm rakiplerden daha az düşme stratejisi yürütürüz. Yeniden artış ivmesi kazanmamız olumlu olmakla birlikte, iç ve dış siparişlerde yukarıya doğru bir artış yaşanmamasından dolayı, gelecek döneme dair elbette ki temkinliyiz” dedi. Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) Genel Sekreteri Zühtü Bakır ise ihracat kaybının haziranda toparlanma sürecine girdiğini, eylülde sektörün dengelemeyi yakaladığını bildirdi. Bakır, nisan ayında yüzde 50’ye kadar düşen kapasite kullanım oranının, ağustosta yüzde 66’ya kadar yükseldiğini, bu eğilimin eylülde de devam ettiğini söyledi.

İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNÜN HEDEFİ 2019’U EGALE ETMEK

İklimlendirme sektörünün bu yılın ilk iki ayına gayet başarılı bir büyüme trendiyle başladığını kaydeden İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, ocak ve şubat aylarında bir önceki yıla göre yüzde 8’lik bir büyüme yakaladıklarını söyledi. Sektör 2019’un tamamında 4,7 milyar dolar bu yılın ilk 8 ayında ise 2,8 milyar dolar ihracata ulaşmıştı. Şanal, pandeminin ihracata etkileri hakkında şöyle konuştu: “Temmuz ayından sonra ihracatımızı yeniden toparlamaya başladık. Ağustosun ardından eylül ayında da yine büyüme trendi devam ediyor. İhracatımız 2019 Eylül ayına göre yüzde 7 oranında büyümekte. Bu büyüme trendini ekim ve kasım aylarında da devam ettirerek yıl sonunda geçen yılki ihracat rakamımızı egale etmek istiyoruz. Geçen yıl 4.7 milyar dolar ihracat ile kapattık. Son 3 ay içerisinde sektör olarak yine el ele vererek geçen seneki rakamlara ulaşmayı planlıyoruz” dedi.

ALTIN TAKI İHRACATI HAREKETLENDİ

Pandemi döneminde külçe altın ihracatı ve ithalatında rekor kıran mücevherat sektöründe de işler rayına giriyor. Sektör geçen yılın tamamında 4,1 milyar dolar ihracata imza atmıştı. Bu yıl ise yılın ilk sekiz ayında 2,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Kamar, mücevherat sektörünün bu yılın ilk 15 günü itibari ile özellikle altın takı ihracatında geçen yılın aynı dönemine göre oldukça iyi durumda olduğunu dile getirdi. Ancak aynı durumun gümüş, pırlanta takı ve külçede gerçekleşmediğini anlatan Kamar, “Bu alanlarda geçen yılın aynı dönemine göre aşağıdayız. Geçen sene ilk 15 günde altın takı ihracatı 85 milyon dolar iken bu sene aynı dönemde 96 milyon dolara çıktı. Şu an ABD ve Hong Kong’dan ciddi talep oluştu. Yılın tamamında ise sektör ihracatı olarak geçen seneye göre yüzde 25 eksi ile kapatırız gibi görünüyor” diye konuştu.

“ELEKTRONİKTE UZAKDOĞU İLE MÜCADELEDE ÜRETİMİN SÜREKLİLİĞİ ELZEM”

TET Yönetim Kurulu Başkanı DR. Güven Uçkan, “Türkiye’nin en çok ihracat gerçekleştiren beşinci sektörü konumunda bulunan elektrik ve elektronik sektörü yılın ilk ayına bir önceki yıla göre yüzde 4 artış ile girmiş, ocak-şubat döneminde ise yüzde 0,2 artış ile pozitif seyrini devam ettirmişti. Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği (TET) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Güven Uçkan, sektör ihracatının ocak – ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 oranında düşüşle 6 milyar 667 milyon dolar olarak gerçekleştiği, söz konusu rakamın 1-20 Eylül döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 düşüşle 662,8 milyon dolara gerilediğini söyledi. Uçkan, 4. çeyreğin en yüksek satışların gerçekleştiği bir dönem olduğuna dikkat çekerek, “Bu nedenle bu alt sektörde kayıpların yılsonuna kadar telafi edilmesi bekleniyor. Bu anlamda, yılsonunda geçen yılki hedefe ulaşmayı veya yüzde 10’un altında bir düşüşle ihracat gerçekleştirmeyi bekliyoruz” dedi. Uçkan, 2020 sonu beklentilerine ulaşabilmek ve Uzakdoğulu firmalara karşı pazar kaybı yaşamamak için sektörde üretimin sürdürülebilirliğinin elzem olduğuna dikkat çekti. İç piyasa hakkında bilgi veren Silverline Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Laçin de geçen yılın aynı dönemine göre eylül ayının yüzde 10 artı ile devam ettiğini dile getirdi” dedi.

“TEKSTİLDE KAYIP BEKLENTİSİ YARIYA İNDİ”

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, “İhracatın lokomotif sektörleri arasında yer alan ve geçen yılın tamamında 8 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştiren tekstil ve hammaddeleri sektöründe de eylül ayı oldukça iyi geçiyor. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, pandeminin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği mart, nisan ve mayıs aylarında ihracatın ciddi oranlarda gerilediğine dikkat çekerek, eylül ayında sevindirici bir şekilde artış yaşandığını anlattı. Öksüz, “Artış, hazirandan sonra kesintisiz sürüyor. Halihazırda yıllık bazda yüzde 10 gerideyiz ama yılı yüzde 5 eksi ile kapatırız diye tahmin ediyoruz. Daha önce daha kötümserdik ve yılın genelinde yüzde 10’dan fazla kayıp bekliyorduk” dedi.

“OTOMOTİVDE KAPASİTE YÜZDE 90’A ULAŞTI”

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yön. Kur. Başkanı Alper Kanca, “İhracatın lokomotif sektörlerinden bir diğeri olan ve geride bıraktığımız yıl 30 milyar doları aşan ihracat ile kapatan otomotiv sanayiinde de toparlanma hızlandı. Özellikle yan sanayiide işler çok iyi gidiyor. Ağustos ayında ihracatını artıran ve iç pazarın da etkisiyle kapasitelerde yüzde 90’a çıkan yan sanayiide eylül ayı daha yoğun geçiyor” dedi.

Kanca, “Ağustos’un ardından eylül ayı da çok iyi geçiyor. Ekim ayının da çok iyi olmasını bekliyoruz” dedi. Otomotiv tedarik sanayii, ağustos ayında ihracatta en büyük pazarı Almanya’ya yüzde 9, Fransa’ya 10 ve İtalya’ya yüzde 26 artış kaydetmişti” dedi.

2309.2020 Küresel petrol şirketleri rafinerilerini kapatıyorlar

COVID-19 salgını nedeniyle istenen düzeylerin altında seyreden petrol talebi küresel petrol şirketlerini tesisleri kapamaya zorluyor.

Petrol rafinerileri, COVID-19 salgını nedeniyle sert düşen yakıt talebinin kısa vadede toparlanmayacağı beklentisiyle Asya ve Kuzey Amerika’daki tesislerini kalıcı olarak kapatırlarken, sıra Avrupa’daki rafinerilere gelmiş olabilir.

Salgının başlamasıyla birlikte küresel yakıt talebi yüzde 30 düşmesiyle rafineriler geçici olarak tesislerini kapattılar. Ancak tüketimin hâlâ pandemi öncesindeki seviyelere dönmemiş olması bazı tesislerin tamamen kapanmasına yol açabilir.

AVUSTRALYA’DAN TEŞVİK

Avustralya, ülkedeki son kalan dört petrol rafinerisinin kapanmaması için 1.68 milyar dolar değerinde 10 yıl süreli teşvik planı hazırladı. Avustralya uzun vadeli arz güvenliği çalışmaları kapsamında yakıt depolama kapasitesini artıracağını açıkladı.

Ülkedeki dört rafinerinin sahipleri olan BP Plc, Exxon Mobil Corp, Viva Energy Group ve Ampol Ltd teklifi olumlu karşıladılar ancak tesislerini açık tutma konusunda herhangi bir vaatte bulunmadılar.

Avustralyalı Viva Energy, bu ayın başında yaptığı açıklamada, petrol endüstrisinin uzun vadeli görünümündeki bozulmadan dolayı Victoria eyaletindeki rafinerisinin kalıcı olarak kapatabileceğini duyurmuştu.

Japonya’nın en büyük petrol rafineri işletmecisi olan Eneos Holdings, eski adıyla JXTG, PetroChina ile beraber işlettikleri günlük 115 bin varil kapasiteli Osaka rafinerisini ekim ayında kapatmayı planladığını açıklamıştı.

Royal Dutch Shell, Filipinler’in Batangas kentindeki günlük 110 bin varil petrol işleme kapasiteli Tabangao rafinerisini tamamen kapatacağını açıkladı. Tesis, Filipinler’de bulunan iki rafineriden biriydi.

ABD’nin işleme kapasitesine göre en büyük rafineri işletmecisi olan Marathon Petroleum, Kaliforniya’nın Martinez bölgesindeki ve New Mexico’nun Gallup bölgesindeki rafinerilerinde petrol işlemeyi tamamen sona erdirmeyi planladığını duyurdu.

JBC Energy, Çin hükümetinin ülkedeki rafineriler arasında konsolidasyon sağlamak için çaba göstereceğini tahmin ettiğini bu nedenle ülkede öngörülen güçlü kapasite artışının bir miktar azalabileceğine dikkat çekti.

Refining NZ, Haziran sonunda Yeni Zelanda’nın tek petrol rafinerisini kapatma kararını değerlendirdiğini ve bu tesisi yakıt ithalat terminali haline dönüştürmeyi planladığını açıklamıştı, ancak şirket öncelikle faaliyetlerini daraltarak maliyetleri azaltıp 2021’de başa baş noktaya gelmeyi hedeflediğini duyurdu.

Gunvor Group, Haziran ayında Antwerp’teki günlük 110 bin varil kapasiteli rafinerisinin faaliyetlerini, salgının pandemisinin olumsuz ekonomik etkilerinden dolayı kapatmayı planladığını açıklamıştı.

Enerji danışmanlık şirketi Wood Mackenzie, Hollanda, Fransa ve İskoçya’daki rafinerileri potansiyel kapanacak tesisler listesine ekledi.

22.09.2020 Dünyanın ilk LNG ile çalışan konteyner gemisi Jacques Saade, CMA CGM filosuna katıldı

CMA CGM, dünyanın en büyük LNG ile çalışan “CMA CGM Jacques Saade” isimli konteyner gemisini düzenlenen tören ile teslim aldı.

Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ile çalıştırılacak ilk 23.000 TEU’luk ‘Jacques Saade’ isimli konteyner gemisi, CMA CGM filosuna katıldı.

Şirketin kurucusunun adını taşıyan CMA CGM Jacques Saade, grubun yeni amiral gemisi olacak ve 23.000 TEU’luk dokuz konteyner gemisi serisinin ilki olacak.

Gemi, Asya ile Kuzey Avrupa arasındaki Fransız Asya Hattı’na katılacak. İlk seferin yarın (23 Eylül) yapılması planlanıyor. 

Geminin isimlendirme töreni online olarak gerçekleştirildi ve tersanenin Şangay’daki temsilcileri ve CMA CGM Group’un Marsilya’daki yönetimi, bir dönüm noktası anını birlikte paylaştı.

Online düzenlenen tören sonrası gemi, CMA CGM Group’a teslim edildi.

2017 yılının Kasım ayında CMA CGM Group Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı Rodolphe Saadé, bu seri konteyner gemilerini LNG ile çalışan motorlarla donatmaya karar vermişti. Bu, ultra büyük konteyner gemileri için nakliye tarihinde bir ilk. CMA CGM Group böylelikle deniz taşımacılığının enerji geçişini ilerletme taahhüdünü kanıtladı.

Bugün, hava kalitesini koruma söz konusu olduğunda LNG en gelişmiş çözüm olarak öne çıkıyor. Mevcut düzenlemelerin çok ötesine geçerek kükürt dioksit ve ince partikül emisyonlarında yüzde 99 azalma ve nitrojen dioksit emisyonlarında yüzde 85 azalma sağlar.

22.09.2020 Türkiye, Limni Adası için Navtex yayınladı

Türkiye, İzmir istasyonundan yayınladığı NAVTEX mesajında Limni Adası’nın Lozan Antlaşması’yla belirlenen gayri askeri statüsünün ihlal edildiğini duyurdu.

Türkiye ve Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz geriliminde sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’le video konferans görüşmesi yaparken Doğu Akdeniz´deki gelişmelerin de değerlendirildiği zirvede Türkiye ve Yunanistan’ın istikşafi görüşmelere başlamaya hazır olduğu ifade edildi.

SAKIZ’DAN SONRA İKİNCİ KEZ

24-25 Eylül’deki AB liderleri zirvesinde önemli adımların atılması beklenirken Türkiye bir NAVTEX daha yayınladı. Limni Adası için yayınlanan NAVTEX’te Lozan Barış Antlaşması vurgusu yapıldı.

Yunanistan’ın Sakız Adası’nı silahlandırmasından sonra verilen ikinci Lozan mesajında şu ifadeler kullanıldı:

“Limni Adası’nın 1923 Lozan Antlaşması ile belirlenen gayri askeri statüsü ihlal edilmiştir.”

NAVTEX NEDİR?

İngilizce “NAVigational TEleX” kelimelerinden kısaltılan NAVTEX, denizcilerin kullandığı bir haberleşme sistemidir. Bu sistemle, denizcilere, meteoroloji tahminleri, seyir bilgileri, aciliyet, emniyet ve denizde çalışma yapılan sahalar hakkında bilgi verilir. Uluslararası bir faks makinası gibi çalışır.

Gemilerde ve teknelerde, mevcut yayınları almaları için NAVTEX cihazı bulunmalıdır. Ülkelerin Deniz Kuvvetleri, bu sistemi kullanarak yapacağı eğitim ve tatbikatların bilgisini önceden duyurur ve bu sahalara girilmemesi konusunda uyarılarda bulunur.

LNG, yakıtlı motorizasyona kıyasla yüzde 20’ye kadar daha az CO2 yayar. Bu teknoloji, CMA CGM Group’un iddialı 2050 karbon nötr hedefine ulaşma yolunda ilk adımlardan biri olarak dikkat çekiyor.

9 ADET LNG İLE ÇALIŞAN GEMİ İNŞA EDİYOR

Çinli Jiangnan Tersanesi, Fransız firması CMA CGM için toplam 9 adet LNG ile çalışan kardeş gemi inşa ediyor.

Tüm gemiler 400 metre uzunluğunda ve 61 metre genişliğinde olacak. Bu boyutlarda inşa edilecek gemilerin dünyanın en büyük LNG ile çalışan gemileri olduğu anlamına geliyor.

WinGD’nin çift yakıtlı motorlarına ve GTT’nin 18.600 cbm yakıt deposuna sahip olacak bu gemilerin her biri, şimdiye kadar üretilmiş en büyük gemilerden olacak.

CMA CGM daha önce yaptığı açıklamalarda, 2021’in ilk yarısına kadar bu LNG ile çalışan devlerin tamamını teslim almayı beklediğini söylemişti. Tüm kardeş gemiler Avrupa-Asya rotasında çalışacak.

Fransız denizcilik devi, yeni IMO standartlarına uymak ve emisyonları azaltmak için 2022 yılına kadar filosunda toplam 20 LNG ile çalışan gemi bulundurmayı hedefliyor. Buna Eastern Pacific Shipping’in 5 adet 15,000 TEU konteyner gemisi ve 1,400 TEU’luk 6 adet küçük gemi de dahil.

22.09.2020 Çin, üç yeni serbest ticaret bölgesi kuracak

Çin’de kabine işlevi gören Devlet Konseyi, Beijing, Hunan ve Anhui’de üç yeni pilot serbest ticaret bölgesi (FTZ) kurulmasına dair bir ana plan açıkladı.

Çin’in dışa açılma seviyesinin yükseltilmesini hedefleyen planda her pilot bölge için öncelikli alanlar belirlenirken, bölgelere daha geniş reform alanları tanınması sözü verildi.

Plana göre, Beijing pilot serbest ticaret bölgesinde küresel etkiye sahip bir inovasyon merkezinin inşa edilmesine destek verilirken, hizmet ticaretinin ve dijital ekonominin geliştirilmesi de teşvik edilecek.

Hunan eyaletinde kurulacak pilot serbest ticaret bölgesinde ise birinci sınıf bir üretim alanının inşasının yanı sıra Yangtze Nehri Ekonomi Kuşağı ile Guangdong-Hong Kong-Makao Büyük Körfez Bölgesi’ni bağlayan bir uluslararası ticaret ve yatırım koridoru oluşturulmasına odaklanılacağı aktarıldı. Bölgedeki faaliyetlerde, Çin ile Afrika kıtası arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin de öne çıkartılacağı kaydedildi.

Anhui eyaleti pilot serbest ticaret bölgesinde ise öncelikli alanların, bilimsel ve teknolojik inovasyonun entegrasyonu ile reel ekonominin gelişmesi olacağı bildirildi.

İlgili plana göre, söz konusu pilot bölgede, ileri üretim ve yeni gelişen stratejik sektörlere odaklanılmasının yanı sıra Yangtze Nehri Deltası’nın entegre kalkınmasının da ilerletilmesi için projeler yürütüleceği ifade edildi.

Devlet Konseyi, ayrıca Zhejiang eyaletindeki pilot serbest ticaret bölgesinin kapsadığı alanın da genişletilmesine karar verdi. Bölgede, yeni tip uluslararası ticaret merkezi ile uluslararası nakliye ve lojistik merkezinin inşa edilmesinin planlandığı aktarıldı.

22.09.2020 ENI, Nil Deltası açıklarındaki sahada doğalgaz keşfetti

İtalyan enerji şirketi ENI, Mısır’ın Nil Deltası açıklarındaki sahada 120 milyar metreküplük doğalgaz sahası keşfettiğini duyurdu.

İtalyan enerji şirketi ENI, Mısır açıklarında yaklaşık 120 milyar metreküplük doğalgaz sahası keşfettiğini duyurdu.

ENI’den yapılan yazılı açıklamada, İngiliz enerji şirketi BP ile iş birliği içinde Mısır’ın Nil Deltası açıklarındaki sahada doğalgaz keşfedildiği bildirildi.

Yeni keşfin, kıyıdan 5 kilometre açıkta, 16 metre derinlikte ve Temmuz 2015’te keşfedilen Büyük Nooros sahasının 4 kilometre kuzeyinde yapıldığı ifade edildi.

ENI’nin ortağı BP ile beraber Mısır petrol sektörüyle koordineli şekilde bu doğalgaz sahasını geliştirme seçeneklerini ele alacağı kaydedildi.